(TBMM) – İYİ Parti’nin ekonomik kriz ve geçim sıkıntısının araştırılmasına yönelik önerisi TBMM’de tartışıldı. Muhalefet artan yoksulluk, Merkez Bankası zararları ve yanlış ekonomi politikalarına dikkat çekerken, öneri reddedildi. Öneriye ilişkin söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, “Esnaf kepenk kapatıyor, sanayici üretmek istemiyor, vatandaş nefes alamıyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren, 12 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin birinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilecek.
Kanun görüşmeleri öncesinde, İYİ Parti enflasyon ve alım gücünde erime, üretici ve esnafın içinde bulunduğu ekonomik koşullar, bireysel borçluluk, icra ve iflas dosyalarındaki artış, dış ticaret ve cari açık ile Merkez Bankası zararının ekonomiye yansımalarının araştırılmasına ilişkin öneri verdi.
Öneri üzeri söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, şöyle konuştu:
“Türkiye Büyük Millet Meclisinin birinci görevi, birinci vazifesi milletin gündemini, milletin önceliklerini bilmek ve ona göre hareket etmek. Tüm yapılan anketlerde sokağın gündemi, evde ailelerin ilk gündemi; üniversitelerde gencin, parklardaki emeklinin, esnafın, iş adamının, çiftçinin, üreticinin tek gündemi geçim sıkıntısı. Doğru olup olmadığını anlamak için de verilere, istatistiklere itibar etmiyorsunuz. Sadece dışarıya çıkıp vatandaşı dinlemeniz yeterli. Ben hafta sonu Pendik’teydim, ondan önceki hafta Beşiktaş’taydık, yarın Muğla’da olacağız; geçtiğimiz hafta Diyarbakır, Muş, Hakkâri; bu illerimizdeydik; inanın, gittiğimiz her yerde aynı problem ve vatandaş bizden bir mesaj iletmemizi istedi: Arkadaşlar, kıymetli AK Parti milletvekilleri, sizi görmek istiyor vatandaş; bize ‘Bunu ne olursunuz iletin.’ dediler, bütün samimiyetimle söylüyorum. Sizi özledikleri için değil çünkü size oy verdikleri için ve bugün yaşadıkları sıkıntının muhataplarının siz olduğunu bildikleri için sizi görmek istiyorlar, sizden hesap sormak istiyorlar. Ben bir çağrı yaptım, şimdi de yüzünüze bakarak bu çağrıyı yapıyorum: İstediğiniz semt pazarına birlikte gidelim; seçimden kaçtığınız gibi milletten de kaçmayın, sandıktan kaçtığınız gibi halkın terazisinden de kaçmayın. Milletin terazisine gelin, birlikte çıkalım; görün bakalım, vatandaş size neler söylüyor. Görmüyorsunuz, duymuyorsunuz. Gerçi görmemeniz, duymamanız imkansız; duyuyorsunuz ama duymak istemiyorsunuz, vicdanı olanlar en azından duymak istemiyor. Ne olduğunu, nasıl olduğunu biliyorsunuz ya da kasıtlı olarak vatandaşın yoksullaşmasını istiyorsunuz; bunun başka açıklaması olmaz.
“Bu önergeye ret oyu vereceksiniz, hakikat ve gerçeklerden kaçtığınız için ret oyu vereceksiniz”
Türkiye Büyük Millet Meclisi vatandaşın gündemini konuşmuyor arkadaşlar, vatandaş bundan da rahatsız çünkü en az konuşulan konu geçim sıkıntısı. Milletin derdi konuşulmuyor, vatandaşın umurunda olmayan konular konuşuluyor. Mesela, İmralı’nın konforunu konuşuyorsunuz, oyun platformlarında, sosyal medyaya getireceğiniz yasakları konuşuyorsunuz, gümrük muafiyeti tanınan ürünlerden bu muafiyetin kaldırılmasını konuşuyorsunuz, vatandaştan alınan cezaların artırılmasını konuşuyorsunuz, vatandaşın lehine olan imkânların kaldırılmasını, aleyhine olan uygulamaların ise arttırılmasını konuşuyorsunuz. Sonra da diyorsunuz ki: ‘Şöyle büyüyoruz, böyle bütün dünya bizi kıskanıyor.’ Körfez bölgesindeki avantajlar Türkiye’ye kayacakmış, bunu söylüyorsunuz. Yahu, siz Dubai’yi, Körfez ülkelerini falan boş verin, önce yüreğiniz yetiyorsa bir pazara çıkın, marketten, esnaftan başlayın, sonra uluslararası yatırımları belki o zaman konuşursunuz. Bu önergeye ret oyu vereceksiniz, hakikat ve gerçeklerden kaçtığınız için ret oyu vereceksiniz. Bakın, inkar hoş bir şey değildir arkadaşlar.”
“Merkez Bankası zarar eden bir yapıya dönüştü”
Öneri üzerine CHP adına söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Merkez Bankası’nın geçmişte kar eden ve elde ettiği gelirini Hazine’ye aktaran bir kurum olduğunu hatırlattı. Çiler, son yıllarda bu yapının zarar eden bir yapıya dönüştüğünü vurguladı. Çiler, “Merkez Bankası, uzun yıllar boyunca kar eden ve elde ettiği karı Hazine’ye aktararak kamu maliyesine katkı sağlayan bir kurum olmuştur. Ancak son yıllarda bu tablo tersine dönmüş, Merkez Bankası ardı ardına zarar açıklayan bir yapıya sürüklenmiştir. 2019’dan itibaren başlayan bu zarar süreci hala devam ediyor. 2023 yılında 818 milyar TL, 2024 yılında 700 Milyar TL, 2025 yılında 1 Trilyon 65 Milyar TL zarar etti. Bunu Merkez Bankası’nın bilançosunda siz de görebilirsiniz” dedi.
“Yanlış faiz politikaları üretimi zayıflattı”
Ortaya çıkan ekonomik tablonun temelinde uygulanan yanlış faiz politikalarının bulunduğunu dile getiren Çiler, enflasyon yükselirken faizlerin düşürülmesinin Türk lirasında değer kaybına ve maliyet artışlarına yol açtığını belirtti. Ekonomide üretim dengesinin bozulduğunu ifade eden Çiler, birçok sektörde üretimin değil ithalatın daha karlı hale geldiğini söyledi. Tekstil ve deri sektörlerinde fabrikaların taşınmaya başladığını belirten Çiler, “Eskiden tırlar üretim merkezlerine ürün almaya gelirdi, bugün tekstil ve deri gibi sektörlerde fabrikaları taşımak için geliyor. Ülkemiz üretimden kopuyor” dedi.
Merkez Bankası zararının yalnızca teknik bir bilanço sorunu olmadığının altını çizen Çiler, bu durumun doğrudan vatandaşın cebine yansıdığını ifade etti. Hazine gelirlerinin azalmasıyla bütçe dengesinin bozulduğunu belirten Çiler, bunun vergi, harç ve enflasyon yoluyla vatandaşa yük olarak geri döndüğünü söyledi.
Altın borçlanması ve Kur Korumalı Mevduat uygulamasına da değinen Çiler, bu politikaların kamuya ciddi maliyetler getirdiğini ifade etti. Çiler, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Şubat 2024 ile Mayıs 2025 arasında 14,7 milyar dolar tutarında altın borçlanması yaptığı basına yansımıştır. Bunun ülkemize ek maliyeti yaklaşık 9,3 milyar dolar olmuştur” dedi. Bu yöntemin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Çiler, uygulanan politikaların kamu maliyesi üzerinde ilave yük oluşturduğunu belirtti. Vergi sisteminde reform yapılmasının zorunlu hale geldiğini dile getiren Çiler, istihdam kaybının arttığını ve ekonominin teknik resesyona sürüklendiğini belirterek, “Esnaf kepenk kapatıyor, sanayici üretmek istemiyor, vatandaş nefes alamıyor.” diye konuştu.
İYİ Parti’nin önerisi AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

