(İSTANBUL) İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, Gezi Direnişi’nin 13. yılında Gezi Parkı’nda yaptığı açıklamada, tüm yurttaşları, çevre savunucularını ve hukukçuları 5-6 Haziran tarihlerinde düzenlenecek uluslararası çevre ve anayasa konferansına katılmaya davet etti. Kaboğlu, Gezi’nin çevre ve demokrasi hafızasının gelecek kuşaklara taşınması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 5-6 Haziran tarihlerinde İstanbul Barosu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilecek “Ekolojik Zorluklar Çağında Anayasacılık” başlıklı uluslararası toplantı öncesinde Gezi Parkı’ndan videolu bir açıklama yaptı. Kaboğlu, Gezi’nin yalnızca bir çevre mücadelesi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve ortak geleceğe sahip çıkma iradesinin simgesi olduğunu belirtti. “Ekolojik Zorluklar Çağında Anayasacılık” başlıklı uluslararası toplantının önemine dikkat çeken Kaboğlu, dört kıtadan gelecek akademisyenler, uzmanlar ve hukukçuların iklim krizi, çevre hakkı, afetler ve salgınlar gibi insanlığın ortak sorunlarını anayasal ve hukuksal boyutlarıyla ele alacağını söyledi.
MARMARA 3 HAYATİ SÖZLEŞMENİN KESİŞİM NOKTASI
Marmara Bölgesi’nin yalnızca müsilaj sorunu ya da Kanal İstanbul tartışmalarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kaboğlu, bölgenin dünyada eşine rastlanmayan bir özelliğe sahip olduğunu ifade etti.
Kaboğlu, Marmara’nın; bölgesel ve deniz güvenliğinin temel taşlarından biri olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Akdeniz’in çevre kirliliğine karşı korunmasını amaçlayan Barcelona Sözleşmesi, Karadeniz’in korunmasını düzenleyen Bükreş Sözleşmesi gibi üç kritik uluslararası sözleşmenin kesişim noktasında bulunduğunu belirterek, “Dünyada bu üç sözleşmeyi aynı coğrafyada buluşturan başka bir bölge yoktur” dedi.
İKLİM KRİZİ, AFETLER VE SALGINLAR MASAYA YATIRILACAK
Konferans sonunda, 6 Haziran 2026 günü saat 18.00’de kamuoyuna sunulacak İstanbul Bildirgesi ile hem Türkiye’ye hem de uluslararası topluma önemli çağrılar yapılacağını ifade eden Kaboğlu, bildirgenin ilk hedefinin Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Dünya İklim Zirvesi öncesinde hükümetlere ve devlet başkanlarına yol göstermek olduğunu söyledi.
Uluslararası toplantıya ilişkin İstanbul Barosu’ndan verilen bilgiye göre toplantı sonrasında yayınlanacak bildirgede özellikle; iklim krizine karşı sorumluluk ilkesi, kuşaklar arası hakkaniyet, çevrenin korunmasına ilişkin anayasal yükümlülükler, uluslararası çevre sözleşmelerine bağlılık başlıklarının öne çıkması bekleniyor.
“ÇEVRE MÜCADELESİ HUKUK, BİLİM VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA EKSENİNDE SÜRMELİ”
Çevre hakkının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da hakkı olduğuna dikkat çeken Kaboğlu, iklim krizi ve ekolojik yıkım karşısında ortak sorumluluk anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Bu çağrı yalnızca bugünün dünyasına değil, gelecek kuşaklara karşı olan sorumluluğumuzun da bir gereğidir” diyen Kaboğlu, çevre mücadelesinin hukuk, bilim ve toplumsal dayanışma ekseninde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
“GEZİ BELLEĞİNİ GELECEĞE TAŞIYALIM”
Açıklamasını Gezi Parkı’ndan yaptığı çağrıyla tamamlayan Kaboğlu, İstanbul Barosu avukatları başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelecek hukukçuları, çevre savunucularını ve tüm yurttaşları konferansa katılmaya davet etti. “Gezi belleğini gelecek kuşaklara taşıyalım” diyen Kaboğlu, dayanışma kültürünün çevre hakkı ve yaşam hakkı mücadelesinde en güçlü araçlardan biri olmaya devam edeceğini belirtti.

