Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ITUC 2026 Küresel Haklar Endeksi Raporu… DİSK: Türkiye, tüm edisyonlarında işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 2026 Küresel Haklar Endeksi Raporunu değerlendiren DİSK, “Türkiye, ITUC tarafından yayımlanan ve bu yıl 13’üncüsüne ulaşan Küresel Haklar Endeksi’nin 2018 – 2026 dönemindeki tüm edisyonlarında işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldı. Bu tablo, sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkına yönelik ihlallerin geçici değil, yapısal ve kalıcı bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor” açıklamasını yaptı.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) 2026 Küresel Haklar Endeksi Raporunu değerlendiren

(ANKARA) – Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC), 2026 Küresel Haklar Endeksi Raporunu değerlendiren DİSK, “Türkiye, ITUC tarafından yayımlanan ve bu yıl 13’üncüsüne ulaşan Küresel Haklar Endeksi’nin 2018 – 2026 dönemindeki tüm edisyonlarında işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldı. Bu tablo, sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkına yönelik ihlallerin geçici değil, yapısal ve kalıcı bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor” açıklamasını yaptı.

DİSK’ten yapılan açıklamada, ITUC’un, 151 ülkedeki sendikalardan bilgi toplayarak işçi haklarını sistematik biçimde değerlendirdiği ve bulguları Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 97 göstergesiyle karşılaştırmalı olarak analiz ettiği Küresel Haklar Endeksi’nin yayımlandığı belirtildi.

Endeksin bu yılki bulgularının, işçi haklarına yönelik saldırıların yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı olmadığı, demokrasi, ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve hukukun üstünlüğü üzerinde de ciddi sonuçlar doğurduğunu gösterdiği ifade edilen açıklamada, ITUC’un 151 ülkeyi kapsayan araştırmasına göre, ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların, endeks tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığı bildirildi.

ITUC’un araştırmasına göre, işçilerin ve sendika temsilcilerinin gözaltına alınması ya da tutuklanmasının rekor düzeye çıktığı, fiziksel şiddet vakalarında da önemli bir artış kaydedildiği aktarılan açıklamada, grev hakkının ülkelerin yüzde 87’sinde, toplu pazarlık hakkının ise yüzde 80’inde ihlal edildiği, işçilerin adalete erişiminin birçok ülkede ya tamamen engellendiği ya da ciddi biçimde sınırlandırıldığı belirtildi.

ITUC GENEL SEKRETERİ: “MİLYARDERLERİN DARBESİNİN SONUCU”

DİSK’in açıklamasında, ITUC’un, bu yılki raporunda ortaya çıkan tabloyu, yalnızca işçi hakları alanındaki bir gerileme olarak değerlendirmediği ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

“Endeks, dünyanın farklı bölgelerinde demokratik alanın daraldığına, siyasal iktidarlar ile büyük sermaye çevreleri arasındaki ilişkinin emek aleyhine yeniden şekillendiğine ve sendikal hareketin bu sürecin başlıca hedeflerinden biri haline geldiğine dikkati çekiyor. ITUC Genel Sekreteri Luc Triangle, endekse dair değerlendirmelerinde, ‘2026 ITUC Küresel Haklar Endeksi, işçi hakları açısından derinleşen küresel bir krizi ortaya koyuyor. Bu durum tesadüfi değildir; aksine, demokrasiyi zayıflatmayı, hakları ortadan kaldırmayı, işçilerin sesini kısmayı ve ekonomileri ayrıcalıklı küçük bir azınlığın çıkarlarına göre şekillendirmeyi amaçlayan milyarderlerin darbesinin bir sonucudur. İşçi hakları mücadelesi; demokrasi mücadelesi, işyerinde insan onurunun korunması mücadelesi ve adil bir gelecek mücadelesidir.’ ifadesine yer veriyor.

Türkiye, ITUC tarafından yayımlanan ve bu yıl 13’üncüsüne ulaşan Küresel Haklar Endeksi’nin 2018 – 2026 dönemindeki tüm edisyonlarında işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldı. Bu tablo, sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkına yönelik ihlallerin geçici değil, yapısal ve kalıcı bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus, Türkiye ile birlikte aynı kategoride bulunan diğer ülkeler olarak sıralandı.”

“GREV KARARLARININ ‘MİLLİ GÜVENLİK’ GEREKÇESİYLE ERTELENMESİ ITUC TARAFINDAN DOĞRUDAN HAK İHLALİ”

ITUC’a göre, Türkiye’de işçi haklarının sistematik biçimde aşınmasının temel nedenleri arasında, sendika karşıtı uygulamalar, örgütlenme özgürlüğüne yönelik müdahaleler, grev hakkının fiilen ortadan kaldırılması ve sendikal faaliyetlerin yargısal baskı altına alınmasının bulunduğu kaydedilen açıklamada, şu tespitlere yer verildi:

“Rapor, Türkiye’de sendikalaşma girişimlerine karşı işverenlerin başvurduğu uygulamaların münferit örnekler olmaktan çıktığını ve yapısal bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. Endeks, Türkiye’de işçilerin yalnızca işveren baskısıyla değil, aynı zamanda devlet kaynaklı müdahalelerle de karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin en kötü 10 ülke arasında yer almasının başlıca nedenlerinden biri de grev hakkına yönelik müdahalelerin sürmesi. Alınan grev kararlarının ‘milli güvenlik’ gerekçesiyle ertelenmesi, ITUC tarafından doğrudan bir hak ihlali olarak değerlendiriliyor. 2026 Endeksi’nin en dikkat çekici yönlerinden biri, sendikal haklar ile demokratik haklar arasındaki ilişkiyi çok daha güçlü biçimde ortaya koymasıdır. ITUC, Türkiye’de sendikal faaliyetler nedeniyle sendika yöneticilerine yönelik ev hapsi, adli kontrol ve benzeri yargısal tedbirlerin uygulanmasını da kayda geçiriyor. Bu tür uygulamalar, sendikal hakların kullanımını zorlaştırırken, meşru sendikal faaliyetlerin güvenlik ve ceza hukuku araçlarıyla baskı altına alınmasına yönelik eğilimin güçlendiğine işaret ediyor.”

Açıklamada, 2026 Küresel Haklar Endeksi’nin, dünya çağında işçi haklarını tehdit eden yeni eğilimlere de dikkati çektiği aktarılarak, “Rapora göre, dijital gözetim teknolojileri ve yapay zeka destekli denetim araçları, giderek daha fazla ülkede sendikal faaliyetleri izlemek, örgütlenme girişimlerini tespit etmek ve işçileri baskı altına almak amacıyla kullanılıyor. İşverenler ve kamu otoriteleri tarafından kullanılan bu yöntemler, örgütlenme özgürlüğü açısından yeni riskler yaratıyor” denildi.

ÇERKEZOĞLU: “MİLYARDERLERİN DEĞİL, HALKIN SÖZ SAHİBİ OLDUĞU BİR ÜLKE İÇİN ÖRGÜTLENMEK ZORUNDAYIZ”

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da rapora ilişkin değerlendirmesinde, ITUC’un 2026 Küresel Haklar Endeksi’nin, işçi haklarında yaşanan küresel gerilemenin tesadüfi ya da geçici bir olgu olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı.

Dünya genelinde örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı ve grev hakkı üzerindeki baskılar artarken, demokratik alanın daraldığını ifade eden Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

“2026 Küresel Haklar Endeksi, işçi hakları ile demokrasi arasındaki bağı bir kez daha gözler önüne serdi. DİSK olarak her zaman söylediğimiz gibi demokrasi işçinin ekmeğidir. Ülkemizde gelirde ve vergide adaletsizliğin giderek artması, işçi haklarındaki bu tablonun doğrudan bir sonucudur. ITUC’un ‘milyarderlerin darbesi’ diye nitelendirdiği süreç, ülkemizde seçme ve seçilme hakkımızı fiilen ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere dönüşmüş durumdadır. Bir kez daha görülmüştür ki, örgütlenme özgürlüğünün, toplu pazarlık hakkının ve grev hakkının savunulması, yalnızca çalışma yaşamına ilişkin bir mücadele değil, aynı zamanda demokrasi, sosyal adalet ve eşitlik mücadelesinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Bizler ülkemizin bu kara tablodan kurtulması için, milyarderlerin değil, halkın söz ve karar sahibi olduğu bir ülke için her türlü engeli aşarak örgütlenmek zorundayız. Bugün örgütlenmek ve örgütlü mücadeleyi büyütmek sadece ekmeğimizi değil, demokrasiyi, adaleti ve en önemlisi de Cumhuriyet’i korumanın tek yoludur.”