Haber: ÇAĞATAN AKYOL
(İSTANBUL) – İBB Davası’nda savunma yapan Kültür A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı, “Türkiye’nin belki de en büyük yargılamalarından birinde tutuklu olarak yargılanıyorum. Bu uzun tutukluluk hali maalesef başta nişanlım ve ailemi ciddi derecede yordu” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 43’üncü gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda başladı. Tutuksuz olarak yargılanan İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu da bugünkü duruşmaya katıldı.
İş insanı Yunus Göçer ile organizasyon firması sahibi Hasan Yalaz’ın savunmasının ardından İBB Kültür A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı’nın savunmasına geçildi. 16 yıl boyunca kültür-sanat sergilerinde çalıştığını belirten Aldı, şunları söyledi:
“İddianameye konu imzalı evrakların hepsi tabi kural ve kaidelere uygundur. Bu iddianamede üç eylemde bilirkişi raporlarında adım şöyle geçmektedir. ‘İmzası bulunanların sorumluluklarının değerlendirilmesi’ notu ile geçmektedir. İki eylemde ihale onay belgesinde, bir eylemde ihale komisyonunda imzam görülmüştür. Bu imzalı satın alma evrakları da aslında 7-8 aşaması olan bir satın alma işleminin yalnızca bir evresini oluşturmaktadır. 82 No’lu eylemi özetlemem gerekirse kendi açımdan, genel Müdüre vekaleten imzam olan evrakların hiçbirisiyle ilgili bir kamu zararı tespiti yoktur. Defalarca hem satın alım hem de hak edişler yönünden denetlenmişlerdir. Bilirkişinin ‘kısımlara bölme’ yorumu doğru değildir çünkü işlemler İBB’den nasıl alındıysa yıllara dayanan şirket gelenekleri ve usulleri ile aynı şekilde, hiç değiştirmeden yapılmıştır ve bugüne kadar da hiçbir suçlamaya bu işlemler konu olmamıştır. Satın almayı, o yöntemleri de benim genel müdür yardımcılığımın uzmanlık ve faaliyet alanında, sorumluluk alanında değildir. Dolayısıyla attığım bu imzanın bir dolandırıcılık suçu oluşturması da gerçekleştirmesi de imkansızdır.”
“OLUMSUZ MASAK RAPORU BULUNMAMAKTA”
İsminin geçtiği beyanlara ilişkin de Aldı, şöyle konuştu:
“Dijital Deneyim Müzesi’nin içerik sağlayıcısı ve ortağı olan Tuce firması yetkilisi Cem Çelik Bey, ifadesinde benim de katıldığım, bulunduğum bazı proje toplantılarından bahsetmiş, tarafıma bir suçlamada da bulunmamıştır. Murat Abbas, eski Genel Müdürümüz ve Abdullah Uçan’ın etkin pişmanlık ifadelerinde yer alan ve ‘Konuşuluyordu’ ve ‘Söylenmekteydi’ şeklinde biten cümleleriyle ilgili birbirini doğuran aslında dedikodu mahiyetindeki ifadelere karşılık; soruşturma aşamasında bu ifadeler önümüze düştükten hemen sonra tüm belge, bilgi, dekont, banka hesabı ve tapu evraklarını dosyaya sunduk.
Hakkımda düzenlenmiş olumsuz bir MASAK raporu bulunmamaktadır. Yurt dışında bir mal varlığım olmadığına dair Yunanistan ve Almanya’dan alınmış belgeleri de avukatım dosyaya sundular. Yine Abdullah Uçan Bey’in beyanlarına, ifadelerine biraz değinmem gerekirse sergileme ve kurum işleri Kültür A.Ş’nin istisna alımlar kapsamındaki yasal haklarındandır ve ana faaliyet konularındandır. Proje aşamasında kendilerinden, ilgili birimden yani ihale ve satın alma biriminden öğrendim. Müze için yeni bir bina inşaatı yapılmamıştır.
“DEDİKODU MAHİYETİNDEKİ İFADELER”
Etkin pişmanlık ve bir husumet olmamasının yanında bu dedikodu mahiyetindeki ifadelerinin tutuklanma korkusu, cezaevinde kalma korkusu ve beyanlarını zenginleştirme maksadıyla verdiklerini düşünmekteyim. Örgüt üyesi iddiasına değinmem gerekirse bu kişi kartından geliyor. Kişi kartında yer alan örgüt üyesi değerlendirmesine konu telefon irtibatlarımın hepsi resmi iş arkadaşlarım ve resmi sözleşmeli iş ortaklarımızladır. Zaten iletişim yoğunluklarına da bakılacak olursa iş ortaklarıyla 1, 3, 5 kez irtibatım görülmüşken iş arkadaşlarımızla 300-500’e varan, 4-5 senede iletişimimiz görünmektedir. Bağlı olduğu ve örgüt yöneticisi oldukları iddia edilen kişilerle ise hiçbir telefon irtibatıma rastlanmamıştır iddianamede. Hakkımda düzenlenmiş bir İçişleri Bakanlığı tevdii raporu da yoktur.
“TUTUKLULUK HÂLİMİN BİTMESİNİ TALEP EDİYORUM”
Örgüt üyeliğine değinirken iddianamede kişi kartında, telefon irtibatları ve İçişleri Bakanlığı tevdii raporuna göre diye örgüt üyeliğimden bahsedilmiştir fakat bu tevdii raporunda ismim bulunmamaktadır. İletişimlerim de sadece yine resmi iş arkadaşları ve resmi iş ortaklarıyladır Kültür A.Ş’nin. Son olarak 1 yılın üzerinde tutukluyum. Hep kültür sanat sektöründe çalıştım. Deprem, yangın, yasaklar ve pandemi, toplumsal facialar gibi birçok olay gördüm ve hep ilk etkilenenlerden oldum. Şu anda da Türkiye’nin belki de en büyük yargılamalarından birinde tutuklu olarak yargılanıyorum. Her işte bir hayır vardır diyenlerdenim, bunu da bir deneyim olarak görüyorum fakat bu uzun tutukluluk hâli maalesef başta nişanlım ve ailemi ciddi derecede yordu. Artık bu uzun tutukluluk hâlimin de bitmesini sizlerden talep ediyorum.”
ONGUN’DAN SORU
Savunmasının ardından Medya A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Onur Aldı’ya soru sormak için söz aldı. Ongun’un, “Ben Dijital Deneyim Müzesi’nin yapımı ile ilgili olarak ihale süreçlerinde hiçbir toplantıda, hiçbir etkinlikte bulundum mu? Size herhangi bir firma önerisinde bulundum mu? Bahse konu Tuce firmasının müze kurulumu dediğiniz inşa işleriyle herhangi bir ilgisi var mı?” sorularına Aldı, “Yok, hayır” yanıtını verdi. Duruşma yarına bırakıldı.

