Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın’dan Meslek Fabrikası direnişine destek: Bizi engellerle yıldıramazlar

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Meslek Fabrikası direniş alanında CHP İzmir İl Gençlik Kolları’nın düzenlediği pankart atölyesine katıldı. Alanda konuşan Aydın, “Biz engellerle yılmayız. Bizi engellerle yıldıramazlar” dedi.

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Meslek Fabrikası direniş

(İZMİR) – CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Meslek Fabrikası direniş alanında CHP İzmir İl Gençlik Kolları’nın düzenlediği pankart atölyesine katıldı. Alanda konuşan Aydın, “Biz engellerle yılmayız. Bizi engellerle yıldıramazlar” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş, 11. gününde devam ediyor. CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, direniş alanını ziyaret ederek CHP İzmir İl Gençlik Kolları’nın pankart atölyesine katıldı ve basın açıklaması yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de alanda Aydın’a eşlik etti.

Aydın: Meseleyi hepimiz biliyoruz

İktidarın ‘sosyal belediyecilik anlayışını hedef aldığın’ ifade eden Aydın, “Bugün, burada bir duruş gösteriyoruz. Halkı umursamayanlara, halkın ihtiyaçlarını görmezden gelenlere karşı duruş sergiliyoruz. Meseleyi hepimiz biliyoruz. Bu ülkede halk için çalışan kim varsa, sosyal belediyecilik yapan kim varsa, milletin oylarıyla göreve gelen kim varsa onlara baskı uygulanıyor. 31 Mart’ta millet ‘Biz sosyal belediyecilik, adalet, eşitlik istiyoruz’ dediler. Ama sonrasında baskılar, hizmete engeller başladı. Kaynakları kesmeye başladılar. Belediye başkanlarımızı, bürokratlarımızı tutukladılar. Nedeni belli. Çünkü bizim başkanlarımızın verdikleri hizmetle, bu düzenin değişebileceğini tüm vatandaşlara gösterdi” dedi.

“Burası aynı zamanda bir dayanışma fabrikasıdır”

Meslek Fabrikası’nın insanların hayatına dokunduğunun altını çizen Aydın, şu ifadeleri kullandı:

“İzmir’de Meslek Fabrikası’na el koymak isteyenlerle karşı karşıyayız. Burası iş arayan bir gencin yeniden umuda tutunduğu bir alan olarak tasarlandı. Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınların meslek sahibi olması planlandı. Yeni bir sayfa açmak isteyen tüm İzmirlilerin çaldığı bir kapı oldu. Burası aynı zamanda bir dayanışma fabrikasıdır. Burası; yoksullukla, işsizlikle mücadele fabrikasıdır. Bizim burada savunduğumuz halkçı belediyecilik anlayışıdır. AK Parti dönemi boyunca kamusal alan git gide küçüldü. Türkiye sadece parası çok olanların, gücü olanların değildir, 86 milyon yurttaşındır. İzmir de İzmir’de yaşayan tüm vatandaşlarındır. Meslek Fabrikası da bu fikrin bir icraatıdır. Buraya bir genç gelir ve meslek sahibi olur. Bir kadın gelir, kendi ayakları üzerinde durur. İnsanlar buraya umutla geliyor, büyük bir özgüvenle hayata yeniden atılıyor. Biz, şehrin insanını ayağa kaldıran, onlara yol açan, genci iş sahibi yapan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz.

“Bu yaşananları kimse hak etmiyor”

Bugün bir kamu binasının etrafının polislerle çevrilmesi normal değildir. Bugün ülkemiz çok zor bir dönemden geçiyor. Bu gücün, sosyal medyada katliam çağrısı yapanlara karşı kullanılması gerekiyor. Buna mahkum değiliz. Bu yaşananları kimse hak etmiyor. Bizim mücadelemiz, devlet ve siyaset ilişkisini kaldırmak üzerine. Bunu hep birlikte başaracağız. Biz engellerle yılmayız. Bizi engellerle yıldıramazlar. Bir binaya bağlı değiliz. Bizi bir binayla baskı altına alamazlar. Bizi yıldıramazlar. Ancak iyi işleri engelleyenleri de bu millete şikayet etmekten bir adım geri durmayız. Bugün buradayız yarın 81 ilde bu yapılanları anlatacağız. İzmirli gençlere çağrı yapıyorum. Gelin buraya, geleceğinize sahip çıkın. Bugün verilen mücadele, bizim gelecek mücadelemizdir. Bugün ülkede çocuklar, gençler, anneler zor durumda. Hiçbirimiz güvende değiliz. Biz genler ne yaşadığımızı iyi biliyoruz. Bizim derdimiz ortak ve sorunlarımız da çok büyük.”

“Biz gençler erken seçimi getireceğiz”

Aydın, erken seçim çağrısını yineleyerek “İktidar partisinin de gençlik kolları genç siyasileri var. Dışarıdan bakınca onlar da bizim gibi genç insanlar. Ama onların yapamadığı bir y var. Onlar, kendi genç arkadaşlarının yüzüne bakamıyorlar. Onlara sesleniyorum. Zıplayarak geldiğiniz o koltuklarda milleti hedef göstermekten, gençleri ayrıştırmaktan vazgeçin. Bu ülkenin gençleri için asıl beka sorunu olan gençlerin geleceği için iki söz söyleyin, siyaset üretin. Siyasetine güvenen erken seçimi duyunca çil yavrusu gibi dağılmaz. Biz gençler erken seçimi getireceğiz. O erken seçim gelecek ve halkın iktidarını hep birlikte kuracağız. Bizler burada olduğumuz sürece umut her zaman olacak.” diye konuştu.

Güç: Mesele siyaset değil, çocuklarımızın güvenliğidir

CHP İzmir İl Başkanı Güç, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılara değinerek konuşmasına başladı ve “Bugün konuşmak çok zor. Öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi kaybettik. Kendimize sormalıyız. Bu ülkenin öğrencileri neden okula giderken korkmak zorunda, neden bir öğretmen can güvenliğinden endişe eder. Bir ülkenin en güvenli yeri okullardır. Ama bugün o okullarda korku, ihmal ve görmezden gelinen bir sorumluluk var. Bu yaşananlar kader değildir; önlenebilir ihmallerdir. Biz bu ihmalleri kabul etmiyoruz. Artık laf değil, adım atılmalıdır. Okullarımızda güvenlik zafiyeti tartışması yapılmayacak bir sistem oluşturulmalıdır. Mesele siyaset değil, çocuklarımızın güvenliğidir” dedi.

“Biz buradayız, boyun eğmiyoruz”

Eğitim ve Meslek Fabrikası bağı üzerinden iktidara seslenen Güç, şöyle konuştu:

“Biz, eğitim bir beka meselesi olarak görüyoruz. Biliyoruz ki eğitim düzelmeden bu ülkede hiçbir şey düzelmez. Okulların umut verdiği, gençlerin gelecek kaygısı değil hayali kurduğu bir ülke istiyoruz. Bu ülkede liyakat olsaydı adalet isteseydi Meslek Fabrikası’nı savunmak zorunda kalmazdık. Ama herkes şunu bilsin: İzmir halkıyla inatlaşılmaz. İzmir’in halkı boyun eğmez. Biz buradayız, boyun eğmiyoruz. Bu gelecek bizim. Er ya da geç Meslek Fabrikası, yeniden İzmirli’nin olacaktır. Bu kenti birlikte savunacağız, bu ülkeyi birlikte ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin kaderi değişecek bu karanlık düzen değişecek.”

Tugay: Bu kadar yanlış bir idari uygulama kabul edilemez

İZBB Başkanı Tugay, iktidara ‘yanlış karar’ tepkisi göstererek şu ifadeleri kullandı:

“İlk gün kararlı bir şekilde ‘Buradayım ve gitmiyorum’ dedim. Bedenen ve fiziken burada olmadığı halde buradaki mücadeleye inana yüz binlerce insan olduğunu biliyorum. Burada birçok insanla konuştum. Burada büyük bir haksızlığa karşı bir direniş var. Yanlışa itiraz var. Bu ülkede her gün yeni bir kötü habere uyanıyoruz. Bu, pek çok insanda isyan ve itiraz duygusuna neden oluyor.Her gün fakrlı bir noktada kimin canını, kimin toprağını alıyorlar. Kimini özgürlüğünden ediyorlar. Bugün haberlere baktığımda ‘Memleket yangın yeri’ dedim. Her yerde derin haksızlıklar ve bunlardan mağdur olan on milyonlarca insan var. Demokratik bir ülkede bu kadar baskı kabul edilemez. Bu kadar yanlış bir idari uygulama kabul edilemez. 23 yıldır öyle şeyler yaşadık ki! Herkes sürekli hakkını ararken ‘çok mu illegal insana dönüşürüm, terörist mi oldum’ diye sorgular oldu. Haklı olduklarında haklarını arayamaz oldular. Ama haksızlığa uğramanın duygusunu taşır hale geldiler. Demokratik bir ülkede her vatandaşın hakkı olan bir eylem gerçekleşiyor burada. Herkes biliyor biz polislere saldırmayacağız. Ama ısrarla o polisleri Meslek Fabrikası’nın önüne yığıyorlar. Mesele, onları oraya gönderenler.

“Bunun adı güç zehirlenmesidir”

Birileri Türkiye’yi ve devletin sahip olduğu her şeyi, babasının çiftliği sanmaya başladı. Birileri 23 yıl iktidar olunca 123 yıl daha iktidarımız sürer diye düşünmeye başladılar. Bunun adı güç zehirlenmesidir. Bunu bu hale getiren İzmir’in birkaç milletvekilidir. Ama sınırlarını çok aştılar. Tarihimizde ilk defa bir devlet kurumu, başka bir kamu kurumunun mülkünü, hukuki süreç devam ederken sabahın 05.00’inde polisle işgal etti. ‘Fakülte açacağız’ dediler, vazgeçtiler. En son ‘Kütüphane yapacağız’ dediler. Siz deli misniz? O kadar polis sabahın 05.00’inde kütüphane için mi buraya geldiler? Dalga mı geçiyorsunuz? Bu halkı hiç mi duymuyorsunuz? Hiç mi halkın tepkisine kulak vermiyorsunuz? Gelin tatlıya bağlayalım, görüşelim diyoruz. İnsanlara eziyet etmek zorunda değilsiniz. Müsaade eden mülkiyet davası sonuçlanana kadar burayı kullanmaya devam edelim. İhtimal vermiyorum ama mahkeme Burası Vakıflar’a ait derse geriye dönük kira ödeyelim. Ama onlar ‘Bizden korkun’ diyorlar. Bu ülkenin sahibi siz değilsiniz, biziz’ diyorlar. Siz kimsiniz! Böyle bir hakkı nasıl iddia edersiniz! Siz ne bu ülkenin sahibi ne de bu insanların padişahısınız.

“Bu yanlıştan ve başka yanlışlardan dönmeyi düşünmeniz lazım”

Çok mu önemli bir bina diyorlar. Bina önemli ama asıl önemli olan yapılan haksızlık. Yapılan haksızlığa karşı itiraz var. Bu yanlıştan ve başka yanlışlardan dönmeyi düşünmeniz lazım. Bu yanlışların üzerine yeni yanlışlar ekleyerek gideceğiniz yer belli. Yok olacaksınız. Halk bu kadar eziyet çekerken, yorgun ve mutsuzken sizin o salonlardaki mutluluklarınız sürmeyecek. Halka kulak vereceksiniz, insanlara saygılı olacaksınız.”

“Bu yanlış durmadıkça bu direniş durmayacaktır”

Direnişin devam edeceğini açıklayan Tugay, “Çağatay Başkan ile görüştük Biz insanların sabahlara kadar burada üşümesine üzülüyoruz. Mücadeleyi tüm kente yayalım dedik. Cuma gününden itibaren burada toplanmayalım başak yerlerde devam etsin dedik. Ama anlıyorum ki bizim söylememizle bir şey değişmeyecek. Anlıyorum ki mücadeleyi herkes kabul etmiş. O yüzden burada bir vatandaşımız bile kalsa ben Cemil Tugay olarak onun yanında kalacağım. Burada AKP’li bir belediye olsaydı bu binayı almazlardı. Burayı CHP’li bir belediye kullanıyor diye aldılar. Bu haksızlık bitmedikçe, bu yanlış durmadıkça bu direniş durmayacaktır. Bunu artık biz de durduramayız” diye konuştu.

Akdemir: Ülkenin geleceğini ve halkın haklarını savunuyoruz

TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir ise, direnişin bina değil gelecek için olduğunu kaydederek şunları söyledi:

“İzmir halkına ait olan bu binanın kentin hafızasında özel bir yeri vardır. Biz buradan DGM’yi kovduk AKP’yi de kovarız. Burayı kimseye teslim etmeyiz. Bu bina salt bir bina değil. Binlerce genç burada meslek eğitimi aldı. Bu kötülük iktidarının gençleri geleceksizleştirdiği bir dönemde bu binada gençler iş sahibi oldu. Sadece binaya el konulmadı. Biz bir binayı savunmuyoruz. Ülkenin geleceğini ve halkın haklarını savunuyoruz. Halkın olan halkta kalacaktır. Meslek Fabrikası halkındır, terk edilemez.”