(ESKİŞEHİR) – KESK Eskişehir Şubeler Platformu üyeleri, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını protesto etmek için Köprübaşı’ndan Yediler Parkı’na yürüdü. Platform Sözcüsü Akın Eken, “Bir taraftan tekçi, inkarcı, gerici, ırkçı bir eğitim sistemi ile çocuklarımızın geleceği karartılmakta, bir taraftan da hem çocukların hem de eğitim emekçilerinin can güvenlikleri ortadan kaldırılmaktadır. Aynı tehdit, maalesef başta sağlık emekçileri olmak üzere bütün emekçiler için geçerlidir” dedi.
KESK Eskişehir Şubeler Platformu, Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını protesto etti. KESK’in çağrısıyla Köprübaşı’nda toplanan kitle Hamamyolu Caddesi’nden Yediler Parkı’na yürüdü. “Susma haykır silahlara hayır”, “Yusuf Tekin istifa”, “Çetelere değil çocuklara sahip çık” sloganlarıyla yürüyen kitle, toplumsal çürümeye dikkat çekti. KESK adına açıklamayı yapan Dönem Sözcüsü Akın Eken, olayların “münferit değil toplumsal bir çığlık” olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
“Bir çocuktan bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapamayız. Sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Sokaklardan sonra, okullar da birer bataklığa dönüşmekte ve giderek toplumsal bir hal almaktadır. Bir taraftan tekçi, inkarcı, gerici, ırkçı bir eğitim sistemi ile çocuklarımızın geleceği karartılmakta, bir taraftan da hem çocukların hem de eğitim emekçilerinin can güvenlikleri ortadan kaldırılmaktadır. Aynı tehdit, maalesef başta sağlık emekçileri olmak üzere bütün emekçiler için geçerlidir. Defalarca dikkat çektiğimiz üzere iktidar eliyle hayata geçirilen sermaye yanlısı, emek düşmanı politikalar sadece emekçilerin yoksulluğunu ve sefaleti artırmakla kalmamaktadır.
“Şiddet geldiğimiz noktada çocuklarımız ve eğitim emekçileri olmak üzere hepimizin yaşam hakkını hedef almakta”
Söz konusu politikalar toplumsal çürümeyi de hızlandırmakta, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi beslemekte, şiddet iklimi televizyonlardan sosyal hayata kadar hayatımızın her hücresine yayılmaktadır. Urfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılar, başta nitelikli bir eğitim ve iş olanakları ortadan kaldırılan, geleceğe ilişkin umutları ellerinden alınan gençlerimiz olmak üzere tüm toplumun her geçen gün daha fazla şiddet ve saldırı sarmalına itildiğini tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır. Yıllardır sağlık emekçilerini, eğitim emekçilerini, sokakta kadınları hedef alan şiddet geldiğimiz noktada başta çocuklarımız ve eğitim emekçileri olmak üzere hepimizin yaşam hakkını hedef almaktadır. Dolayısıyla söz konusu şiddete karşı durmak, bu şiddet iklimine zemin sunanlara karşı mücadele etmek sadece eğitim emekçilerinin, eğitim sendikalarının değil, hepimizin görevidir.”

