Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fazilet Zehra İbili
Fazilet Zehra İbili

Ailedeki Kapalı Kapıların Hikayesi

Sevgili dostlar, kapıların da bir sırrı olduğunu bilir miydiniz?

Evimizdeki kapılar yalnızca odaları birbirinden ayıran basit yapılar değildir. Her kapı aslında bir iç dünyayı temsil eder. Açık bırakılmış bir kapı, ailesine sevgiyi, hoşgörüyü, kucaklamayı, kabul etmeyi mesaj verirken; kapalı bir kapı; kırgınlığı, anlaşılma arzusunu, sessizliği anlatır. Gelin bugün birlikte ailedeki kapalı kapıların ardında yatan hikayelere göz atalım.

Sessiz çığlıkların yükseldiği evlerde; eşlerin arasındaki kapıyı gurur, çocukların ailesi ile arasındaki kapıyı fazla kontrol ve eleştiri, anne babalarımızla aramızdaki kapıyı ise kuşak farkı ve anlayışsızlık kapatır.

Bu kapılar kendiliğinden açılmaz, bir bedel ister. Yanlış anahtar kapıyı zorlarken doğru anahtar sessizce kilidi çözer. Burada bir sanat vardır, ince bir alışverişten oluşan kadim bir sanat… Öyle ise nedir bu sanat, doğru anahtar nasıl kullanılır birlikte bakalım.

İlk olarak evlilikte eşler arasındaki kapıyı kapatan gururu ele alalım. Tartışma sonrası çoğu zaman ilk adımı ‘kim atacak’ sorusu bu kapının kilidini daha da sıkılaştırır. İçeride halâ sevgi, özlem vardır ama kapı kapalıdır. Çünkü gurur kalbin sesini bastırır ve ‘bekle, önce o gelsin’ der. Bu kapı kapandığında evde sessizlik büyür. İki taraf da aslında aynı şeyi ister; yeniden yakınlaşmak, yeniden konuşmak, yeniden gülmek… Ama arada gurur kapısı vardır. Kadim sanat olan ince bir alışverişten bahsetmiştim. Bu alışverişte satın almak istediğiniz şey karşılığında, bedel olarak vazgeçişlerinizi ödüyorsunuz. Mesela evliliğinde mutluluk ve huzur satın almak isteyen kişinin, karşılığında ödemesi gereken bedel; haklı olma lüksünden vazgeçmek olacaktır. Gururun getirdiği sahte zaferi teslim etmeyen bir kişi, mutluluk ve huzur kapısını açamayacaktır. Oysa küçük bir empati, içten bir ‘seni anlıyorum’ ifadesi, bir tebessüm ya da basit bir özür, o kilidi gevşetmeye yetecektir.

Gelelim çocukların dünyasındaki kapalı kapılara, buradaki en önemli kapı güven kapısıdır. Bu kapı anne babanın tutumlarıyla ya açılır ya da kapanır. Fazla kontrol, sürekli eleştiri ya da sözlerin eylemlerle uyuşmaması bu kapıyı kilitler. Çocuk ‘bana güvenmiyorlar’ duygusunu yaşadığında kapı kapanır ve içeri kimseyi almak istemez. Çocuğu ile kaliteli bir ebeveynlik ilişkisi satın almak isteyen kişi karşılığında bedel olarak, kusursuz ebeveyn maskesini teslim etmelidir. Çocuğun gözünde bazen haksız, bazen yetersiz ama her zaman dürüst bir anne baba olmayı göze alamayan kişi çocuğun ebeveynine kapattığı güven kapısını açamayacaktır. Oysa sabır, tutarlılık, yanında olduğunu hissettirmek, çocuğa hata yapma hakkı tanımak ve küçük başarılarını fark etmek ile kilidi gevşetebilecek ve kapıyı sessizce aralayabilecektir.

Son olarak kendi anne babamız ile aramızda en sık kapanan kuşak farkı kapısından bahsetmek istiyorum. Onların değerleri, alışkanlıkları ve hayat tecrübeleri bizim beklentimizle her zaman örtüşmez. Bir anne ‘bizim zamanımızda böyleydi’ derken çocuk ‘ama şimdi farklı’ diye düşünür ve çatışma ile kapılar kapanır. Kapalı kapıların ardında aslında sevgi ve iyi niyet vardır ama kuşak farkı kilidi sıkılaştırır. Ebeveynleri ile arasında anlaşılma ve bağ kurmayı satın almak isteyen kişi karşılığında bedel olarak, anne babayı değiştirme idealinden vazgeçmelidir.  Kişi ailesinin, kendisini asla tamamen ‘kendi istediği gibi’ anlamayacakları gerçeğini kabul etmediğinde, onlara kendi pencerelerinden sevmelerine izin verecek kadar esneklik göstermediğinde, haklı olma arzusunu ve ailesinin onaylaması beklentisini bırakmadığında, kuşak farkı kapısını açamayacaktır. Oysa aile ile gerçek bir bağ kurmak, küçük ama bilinçli fedakârlıklarla kazanılır. Bunlar; farklılıklara saygı duymak, kendi içlerindeki kaygıyı yatıştırmalarına ve sizin sakinliğinizi fark etmelerine zaman tanımak, asıl duygunun sizi korumak ve güvende görmek olduğunu anlamak, karşı çıkmak yerine hayat tecrübelerinden faydalanmak ve ufak jestler yapmak gibi basit ve yorucu olmayan fedakârlıklardır.  Ve kapılar açıldığında ailedeki en büyük sır gerçekleşir, kalpler birbirine yaklaşır, bağlar güçlenir, evin içi yeniden ışıkla dolar.

Bu yazımızda ailemizdeki kapalı kapıları tanıdık ve o kapıları açacak doğru anahtarların bizim ödeyeceğimiz bazı bedellerde gizli olduğunu öğrendik. Sizce de satın almak istediğimiz huzurlu ve mutlu hayatlar, uğruna bedeller ödemeye değmez mi?

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER