Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fazilet Zehra İbili
Fazilet Zehra İbili

Bırakabilme Sanatı

İnsan hayata beyaz bir sayfa gibi hafif ve sadelikle başlar. İlk adımını atarken sırtında sadece rüzgâr, kalbinde sadece merak vardır. Yolun başında yalnızca kendidir, hafiftir, adımları zahmetsizdir.

Sonra yürümeyi öğrenir insan. Yol uzadıkça geçilen patikalardan, uğranan duraklardan heybesine bir şeyler atar.  Bazıları faydalı olan bu ağırlıkların bazıları ise gereksizdir. İlk başlarda fark edilmeyen o küçük ağırlıklar, zamanla sırtımızda taşınması imkânsız birer yüke dönüşür. Artık yolda yürümek zorlaşmıştır.

Ve hayatı dik bir yokuşu tırmanmak gibi yaşamaya başlarız. Çoğu zaman yorgun, keyif almadan, nefes nefese… Çünkü sırtımızdaki görünmeyen çantanın içi ağzına kadar dolmuştur. O çantada; başkalarının bizim için çizdiği ideal hayat tabloları, geçmişte bırakılması gereken pişmanlıklar, geleceğin getireceği belirsiz kaygılar, herkesi memnun etme çabaları ve daha niceleri…

Burada aklıma Klinik Psikolog Meryem Zeynep Çetin’in o çok sevdiğim vurgusu gelir; ‘Değişim bir yolculuksa sınırlar haritamızdır.’  Kendi haritamızı çizmeyi unutursak başkalarının beklentilerini sırtımızda birer kaya gibi taşımak zorunda kalırız. Sonra da ‘Neden bu kadar çabuk yoruluyorum?’ diye hayıflanırız. Oysa sorun yolun dikliği, çıkılacak yokuşların çokluğu değil, yükün ağırlığıdır. Çantamıza koyduğumuz fazlalıklarla yükümüzü biz ağırlaştırırız.

İşte bu yüzden bırakabilmek bir pes ediş değildir; yola devam edebilecek kadar kendine şefkat gösterme sanatıdır. Hayatın içinde çoğu zaman şefkatimizi başkalarına bol kepçe ile cömertçe dağıtırız fakat kendimize şefkatli olma konusunda bir kaşık da olsa ayırmaktan çekiniriz. Kendimize cimri davrandığımız, içsel yüklerimizi beslediğimiz sürece hafifleyemeyiz. Çünkü bilmeliyizki neyi beslersek onu büyütürüz; endişelerinizi mi besliyorsunuz yoksa çözümlerinizi mi?

Bugün durup, yolun kenarına çekilip, o görünmez çantanın fermuarını açma vakti! İçindekilere iyi bakın. Hangileri size ait, hangileri başkalarına ait emanetler? Gelişiminiz için neye ihtiyacınız var, neye ihtiyacınız yok ayırt edin. Dikkat edin size ait zannettiğiniz başkasının emanetlerini bırakmakta zorlanacaksınız. Zira onlarla o kadar uzun zamandır bütünleşmişsinizdir ki sizin bir parçanız olmuştur adeta. Tam bu esnada yoldaki yorulmuşluklarınız ve kendi yükünüze yetecek gücünüzün kalmayışlarını hatırlayın lütfen. Ve sizi yavaşlatan ne varsa tam da durduğunuz yerde bırakın. Kendinize bir iyilik yapın, yola hafif devam edin kıymetli dostlar. Yola hafif devam edin…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER