Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ZEKİ SARIHAN
ZEKİ SARIHAN

Bir Ahmet Telli Yazısı

Şair Ahmet Telli, 79 yaşında hayatını kaybetti.  Ankara’da Necatibey Caddesi’nde İnşaat Mühendisliği Odasının arkadaşları ve hayranları tarafından hıncahınç doldurulan geniş konferans salonunda 3.5 saat süren bir törenden sonra  Karşıyaka Mezarlığında toprağa verildi.

Telli için düzenlenen tören, öldüğü farz edilen Türkiye sosyalizmin güçlü bir tortu olarak yaşadığını gösterdi. Konuşmalarda devrime, sosyalizme, halkların kardeşliğine bol bol vurgu yapıldı. Gönderilen çelenkler de sosyal demokratlardan başlayarak Marksitlere kadar çeşitli çevrelerin, örgütlerin imzasını taşıyordu.

1968’de Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde benden bir alt sınıftaydı. Sınıfta Öner Yağcı, İbrahim Sevimli gibi gençlerle birlikteydi. 1971’de mezun oldu. Kurtuluş Grubundandı.

“BEN ŞİİR YAZIYORUM

1977’de eşimle İnebolu’da çalışırken Ahmet’in de aynı ilçeye bağlı Doğanyurt Ortaokulu’na sürgün geldiğini öğrenip ziyaretine gittik. Doğanyurt, Cide yolu üzerinde küçük bir yerleşim yeriydi.

Ahmet, bize şiirler yazdığını söyledi ve bunlardan bir kısmını okudu.  Ben şair deyince Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Fazıl Hüsnü Dağlarca veya Külebi, Kansu gibi olanları severdim. Sözünü doğrudan ve güzel söyleyen. Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal gibi. Ahmet’in şiirleri bunlara benzemiyordu. Ona dedim ki:
“Bayram törenlerinde topluluklara okunacak şiirlerin var mı?”

Yoktu! Bunlar başka tarz şiirlerdi. Sözcük ve dizelerden bir anlam çıkarmak için biraz düşünmek gerekecekti! Ahmet’in o gün bize okuduğu şiirlerin kitaplarında yer alıp almadığını bilmiyorum.

1981’de tutuklanmış, eşim de avukatlığını yapmıştı. Fazla yatmadı. 12 Ocak 1982’de eşi Aysel’le ziyaretimize geldiler. Ben Nisan 1983’te 1402 sayılı yasa ile meslekten uzaklaştırılınca Ahmet de öğretmenlik yapmıyordu. Devlete karşı bir jest olarak o sırada yönettiği Yazko Edebiyat Yayınlarından  bir kitabımı basabileceklerini söyledi.

Unutulmayan Öğretmenler (1984) kitabım için Ahmet’ten de bir öğretmenini anlatmasını istedim. Hasanoğlan İlköğretmen Okulunda unutamadığı “iyi” değil, fakat “kötü” öğretmenlerini anlattı.

Eşimle Mart 1986’da tutuklanıp Ordu Efirli cezaevine bir ay kadar tutuklu kaldıktan sonra bırakıldığımızda Ahmet, geçmiş olsuna geldi ve birkaç da kitap getirdi. 2 Nisan 1988’de Öğretmen Dünyası dergisi Cumartesi Söyleşisinde “Günümüz Şiiri konulu bir konuşma yaptı. Günümüz şiirinin derinlikli ve şairin millisinin  olmadığını, kendisinin de evrensel bir şair olduğunu söyledi.

ANARŞİZMİN KARA BAYRAĞI

Telli, dört  yıl sonra 3 Mart 1990’da Öğretmen Dünyasında yeniden bir şiir söyleşisinde bulundu. Bu kez görüşlerini Cemal Süreya şiiri üzerinden anlattı: “Yaygın beğeniye teslim olan şair tükenmiştir” diyordu.

Telli artık günün tanınmış şiirleri arasına girmişti. 10 Ekim 1994’te Küçük Tiyatro’da bu kez “Ahmet Telli Şiir Akşamı” programını izledim. Defterime “Kötü bir geceydi” notunu düşmüşüm! 11 Mayıs 1996’da gene Öğretmen Dünyasında Ahmet Telli’nin konuşması vardı. Bu kez not defterime “Çok kötü konuştu. Onun anarşizmi savunmasından hiç hoşlandım” diye not düştüm.

Kendisindeki değişimi de “Belki Yine Gelirim”de şöyle dile getiriyor:

Anlamını yitiren bir şeyler mi var şimdilerde

Yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım” (23)

Telli, Öğretmen Dünyasının bir kez daha 18 Aralık 1999’da konuğu oldu. Bu kez anarşizmin kara bayrağını yükseltmesi ve onu militanca savunmasını görerek üzüldüm. Bunu kendisine de söyledim. Ancak okurun sosyalizm ile anarşist dünya görüşü arasındaki farkı anladığı da kuşkuluydu. Telli düzene muhalefet ediyordu ve aşk şiirleri yazıyordu.

Ahmet’in ünlü bir şair olduktan sonra özel yaşamındaki dalgalanmalar, bizim gibi öteki dostlarının da  canını sıkmış olmalı. Fakat böyle durumda yapılacak girişimler genellikle sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Telli, dünya görüşü gibi, özel hayatındaki değişikliklerden de hoşlanıyordu.

“Soluk soluğa yaşamalı insan

Her sabah yeni bir şeyler görebilmeli

Ve cehenneme dönse de bütün bir ömür

Mutlaka bireyler değişmeli her gün

(Su Çürüdü, s. 14)

14 Mayıs 200’de Kitap Fuarında sohbet ettik..

İki ay bir ceza aldığı için 5 Temmuz 2023’te telefon ederek geçmiş olsun dedim. İlişkimiz bu gibi aramalarla sınırlı kaldı.

KIZIL BAYRAK

12 Temmuz’da onun için yapılan törendeki konuşanlar ve konuşmalar, Telli’nin anarşizmden vazgeçtiğini, sosyalizmde karar kıldığını gösteriyor. Bu gelişme Türkiye’de anarşizmin bir geleceğinin bulunmadığını da gösteriyor.  Gün Zileli’nin kulakları çınlasın.

Tabutunun üzerine örtülen kırmızı örtü “Kızıl bayrak” olarak nitelendi. Ahmet, Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Derneğinin başkanıydı. Kürt demokratik hareketi içinde önemli bir yer edinmişti. Devrimci Türk aydınlarının durması gerektiği yerdeydi ve bundan sevinç duymak gerekir.

Türkiye halkının ihtiyaçları ve devrimci birikimleri daha nice Ahmet Telliler yetiştirecek ve elbet de onların özlemi bir gün gerçekleşecektir.  (Independent Türkçe, 13 Temmuz 2026)

zekisarihan.com

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER