(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili Doğan Aydal, küresel enerji krizinin Avrupa’yı yeniden kömüre yönelttiğini belirterek Türkiye’nin elektrik üretiminde yüksek dışa bağımlılığına dikkat çekti ve yerli kaynakların daha verimli kullanılmasının “zorunluluk” haline geldiğini söyledi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Vekili Doğan Aydal, dünyada derinleşen enerji krizinin Türkiye’nin enerji politikalarına etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aydal, Rusya-Ukrayna ve ABD-İsrail-İran hattındaki gerilimlerin, doğalgaz arzını tehdit ederek Avrupa’yı yeniden kömür santrallerine yönelttiğini, bunun Türkiye için de ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.
Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin kapattıkları kömür santrallerini yeniden devreye almaya başladığını hatırlatan Aydal, “Yeşil enerji planları sahada ciddi zorluklarla karşılaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin enerjide yüksek oranda dışa bağımlı olduğunu belirten Aydal, elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ının kömürden, yüzde 36’sının ise ithal doğalgazdan sağlandığını ifade etti. Bu tabloya göre elektrik üretiminde dış kaynak bağımlılığının yüzde 64’ü aştığını söyleyen Aydal, mevcut kömür rezervlerinin çevreyi kirletmeyecek kimyasal ve teknolojik yöntemlerle mutlaka değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Resmi rakamlara göre Türkiye’de 22 milyar ton kömür rezervi bulunduğunu, bunun büyük bölümünün düşük kalorili linyitlerden oluştuğunu kaydeden Aydal, buna rağmen sektörde çalışan işçi sayısının yıllar içinde azalmasının soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.
Termik santrallerin çevreye verdiği zarara da dikkat çeken Aydal, 100 MW’lık bir santralin yılda on binlerce ton kükürt dioksit, azot oksit ve katı partikül saldığını, bazı santrallerin ise 1300 MW’ın üzerinde olduğu düşünüldüğünde kirliliğin boyutunun çok daha ağırlaştığını belirtti. Bu kirliliğin hamile kadınlarda düşük, çocuklarda doğum ağırlığı sorunları, solunum hastalıkları ve zekâ geriliği gibi ciddi sağlık risklerine yol açtığını hatırlatan Aydal, termik santral sahiplerinin çevre mevzuatına uyması için devletin sıkı denetim ve ağır yaptırımlar uygulaması gerektiğini söyledi.
Çözüm olarak linyitlerin doğrudan yakılması yerine gazlaştırma teknolojilerine ağırlık verilmesini öneren Aydal, bu yöntemle yüksek küllü ve nemli linyitlerin sentez gazına dönüştürülerek daha az kirlilikle enerji üretilebileceğini ifade etti. Çimento fabrikalarında çevreyi ağır şekilde kirleten petrokok yerine yüksek kalorili linyit kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Aydal, düşük kalorili linyitlerden elde edilen leonarditin ise gübre üretiminde değerlendirilerek hem çevre kirliliğinin azaltılabileceğini hem de gübre ithalat faturasında milyarlarca dolarlık tasarruf sağlanabileceğini söyledi.
Prof. Aydal, tamamen ithal kömür kullanan santrallere belirli oranda yerli linyit kullanma zorunluluğu getirilmesiyle ithal kömür giderlerinin azaltılabileceğini savundu.
Zeytinlik alanların madenciliğe açılmasının “çok yanlış bir karar” olduğunu vurgulayan Aydal, başta Akbelen olmak üzere tarım ve gıda açısından kritik bölgelerin maden sahasına çevrilmesinden derhal vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji sorununu kalıcı olarak çözebilmesi için güneş ve rüzgârda tekelci yapının kırılması, bor füzyonu, toryum bazlı santraller, küçük modüler nükleer reaktörler ve uranyum 238 kullanan taşınabilir reaktörler gibi ileri teknoloji projelerine kaynak ayrılması gerektiğini ifade etti.

