Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yatırımcılara çağrı: “Ülkemize gelin, Türkiye’nin büyüme hikayesinin parçası olun”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık: operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz: Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye’nin büyüme hikayesinin bir parçası olun” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren

(İSTANBUL) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık: operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz: Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye’nin büyüme hikayesinin bir parçası olun” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Shangri La Bosphorus’da düzenlenen “DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni”ne katıldı.

Erdoğan konuşmasında, ticaret diplomasisinin kamu tarafını Ticaret Bakanlığı’nın, özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK’in üstlendiğini belirterek, “DEİK, 153 İş Konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve altı bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere, Afrika’dan Asya’ya, Güney Amerika’dan Kuzey Amerika’ya bütün buralara yayılan İş Konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır” dedi.

“DIŞ POLİTİKADA DÜŞMANLIKLARLA HAREKET ETMEDİK”

Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK’in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduklarını dile getiren Erdoğan, DEİK’e hükümetleri döneminde her türlü desteği verdiklerini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:

“İç siyasette Ankara’ya sıkışıp kalmadığımız gibi dış politikada korkular, düşmanlıklar, önyargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. İhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık.

Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizelerin kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak, başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik. Sadece 2025 yılında şahsen 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdim. 26 zirveye iştirak ettim. Ülkemizde 136 misafiri ağırladık. 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirirken, 134 kabul yaptık. Bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmemiz dahil değil, bunları söylemiyorum.

Yani, bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken; diğer yandan da Türkiye’nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör haline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik.”

“BAYRAĞIMIZIN TÜRK YATIRIMLARINDA DALGALANDIĞINI GÖRMEKTEN KIVANÇ DUYDUM”

Erdoğan, gittiği her yerde DEİK üyelerinin yatırımlarına tanık olduğunu belirtti. Çalışarak, didinerek kurdukları ticaret köprülerine bizzat müşahade ettiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye’yi ve Türk milletini nasıl başarıyla temsil ettiklerine şahitlik ettiklerini ifade etti. Erdoğan, “Ay-yıldızlı al bayrağımızın sadece diplomatik misyonlarımızda değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten inanın çok ama çok kıvanç duydum” diye konuştu.

Türkiye’nin, iktidarları döneminde nereden nereye geldiğini kendilerinin zaten çok iyi bildiğini söyleyen Erdoğan, “Darbe girişimlerinden ekonomimizi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar, bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alnımızın akıyla atlattığımızın sizler şahidisiniz. Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamlar da ortaya koyuyor. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 2002 yılında 36 milyar dolar olan mal ihracatının 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Erdoğan, hizmet ihracatının 2002’deki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştığı bilgisini paylaştı. Türkiye’nin küresel mal ihracatındaki payının yüzde 0,55’ten yüzde 1,07’ye, hizmet ihracatındaki payının da yüzde 0,89’dan yüzde 1,31’e çıktığını belirten Erdoğan, bir diğer başarılarının orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının artması olduğuna değindi.

Savunma ve havacılık ihracatının son 23 yılda yüzde 40’tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aştığını vurgulayan Erdoğan, bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini gördüklerini söyledi. Erdoğan, “Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti, Allah’a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayi ihracatından, aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik” dedi.

“SANCILI ATMOSFERE RAĞMEN BÜYÜMEMİZİ KESİNTİSİZ SÜRDÜRÜYORUZ”

Erdoğan, Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerinde geçici bir yavaşlama yaşandığını söyleyerek, ihracatın ithalatı karşılama oranının yükseldiğini kaydetti. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının yüzde 44’e ulaştığına dikkat çeken Erdoğan, “Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir halen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz. İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle birlikte enflasyon tarafında da inşallah umut ettiğimiz oranları yakalamayı temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, KRONİK SORUNLARINI ÇÖZDÜKÇE MARKA DEĞERİNİ ARTIRIYOR”

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı, hükümetlerimiz döneminde 2002’den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır.

Dahası Türkiye’de iş başında deneyimli, ufuk ve vizyon sahibi, eşgüdümü güçlü kadroların bulunması, tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihi bir avantaj kazandırmaktadır. Türkiye, siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkanlardan faydalanırken, bakıyorsunuz, dünyanın birçok ülkesinde temel sorun, görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesidir.

Bizim 70’lerde, 90’larda çok sık yaşadığımız ve 2002 ile beraber çözüme kavuşturduğumuz bu problemle bugün Batılılar yüzleşmektedir. Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken, biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz. Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kalıyor.

Türkiye, terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır. İş dünyamızın istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok ama çok anlamlı buluyorum. İnşallah hem iktidar hem ittifak olarak bizler de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.”

“EXİMBANK’IN SERMAYESİNİ 100 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK”

Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetlerinin tüm imkanlarıyla reel sektörün yanında olduğunun altını çizen Erdoğan, ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını söyledi. Erdoğan, “Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk beş ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son bir yılda bir trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşları ve üreticileri koruduklarını dile getirdi. “İmalat sanayinde elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa’nın en avantajlı ülkeleri arasındayız” diyen Erdoğan, sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için yatırım taahhütlü avans kredisi ve HIT-30 programlarını daha önce devreye aldıklarını hatırlattı.

“EKONOMİ YÖNETİMİNE GEREKLİ TALİMATLARI VERDİK”

Erdoğan, “Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleriyle güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda, Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik” dedi.

Finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde kullanılmasının da o derece önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Biz ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz. Ticaret hayatının birincil kuralı, ürünü satacak pazar bulmaktır. İhracatın belirleyicisi ise dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız” diye konuştu.

“TOZ BULUTU DAĞILDIĞINDA, BUNUN KAZANANI TÜRKİYE OLACAK”

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi’ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz.

Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getiriyoruz. Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlı tutmuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Üreticilerimiz için de tarihi bir adım attık. Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık: operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan.

Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz: Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye’nin büyüme hikayesinin bir parçası olun. Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek. Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız.

Sizler hem iş insanı hem de Türkiye’nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK ile el ele vererek Türkiye’yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.”