(TBMM) – Yeni Yol Grubu ve İYİ Parti’nin Türkiye’de madencilik sektörünün tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına verdiği iki ayrı Meclis Araştırma Önergesi görüşmelerinde AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, “Doruk Madencilik çalışanlarının yaklaşık 180 milyon TL alacağı vardır, bu alacakların da 37 milyon TL’si ödenmiştir, inşallah 29 Nisan’da da bütün alacakları verilecek ve planlamaları yapılmıştır.” diye konuştu. Çolakoğlu, madencilik sektöründeki kronikleşen ücret güvensizliği veya madencilikteki yapısal sorunları bildiklerini belirtti.
TBMM Genel Kurulu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanılması için Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.
İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu ve beraberindeki heyetin 17-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de düzenlenecek olan 13’üncü Dünya Şehircilik Forumu’na katılımı Genel Kurul’da oylanarak kabul edildi.
Tezkerenin oylanmasının ardından Yeni Yol Grubu ve İYİ Parti’nin Türkiye’de madencilik sektörünün tüm yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına verdiği iki ayrı Meclis Araştırma Önergesi AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.
Konuralp: Madenler ağır sömürü düzenine karşı en kararlı direnişlerin de filizlendiği yerlerdir
Önerge üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, madenlerin yalnızca emeğin değil, gerçeğin de en çıplak haliyle yaşandığı yerler olduğunu söyleyerek “Çünkü maden ocaklarında hiçbir şey makyajlanamaz. Madenlerde ne yoksulluk gizlenebilir ne de sömürünün üstü örtülebilir. Her vardiya, her karanlık galeri, her çöküş ve her kayıp, sömürü düzeninin gerçek yüzünü yeniden ve yeniden açığa çıkarır. Ancak madenler aynı zamanda bu ağır sömürü düzenine karşı en kararlı direnişlerin de filizlendiği yerlerdir” dedi.
“Siyasi iradeye ‘İş bu noktaya gelene kadar neredeydiniz?’ diye sorsak bile vicdanlı bir yanıt alamayacağımızı biliyoruz”
Doruk Madencilik işçilerinin dokuz gündür Ankara’da sadece kendileri için değil, ülkedeki tüm emekçiler için patronların açgözlülüğüne ve kamu gücünün baskısına rağmen onurlu bir direniş sergilediğine dikkat çeken Konuralp, şöyle konuştu:
“Omuzlarında yalnızca kendi sorunlarını değil, işçi sınıfının tarihini taşıyorlar. Çünkü kendileriyle birlikte tüm emekçilerin yaşadığı gerçeğin; eşitsizliğin, adaletsizliğin ve göz göre göre sürdürülen sömürü düzeninin gerçeği olduğunu biliyorlar ve yaşadıkları ağır gerçeklik öfkeye dönüşmüş durumdadır. Ama hepimiz şahidiz ki maden işçilerinin öfkesi kör bir öfke değildir. Bu öfke birlikte çalışmanın, birlikte hayatta kalmanın, birlikte direnmenin içinden süzülmüş bir öfkedir. Bu öfke, sömürü düzeni gerçeğini en çıplak haliyle yaşamanın öfkesidir. Üstelik bu gerçeği, bedenleriyle de anlatıyorlar. Zincirlerinden başka kaybedecek şeyi kalmayan işçilerin, Kurtuluş Parkı’ndaki çıplaklıklarının gerekçesi budur.
Madencilerin bu çıplaklığı karşısında, aylardır susan, soruna müdahale etmeyen, sorunları görmezden gelen, utanmaz patronun bekçiliğini yapan bir iktidar anlayışı var. Maden işçilerinin kararlı direnişi karşısında hareket geçmiş gibi davranan; bir nevi PR çalışması niteliğinde adımlar atmaya çalışan siyasi iradeye ‘İş bu noktaya gelene kadar neredeydiniz?’ diye sormanın anlamı olmadığını; sorsak bile vicdanlı bir yanıt alamayacağımızı biliyoruz. Bu soru yerine, ‘En güçlü seslerin, en derin karanlığın içinden yükseldiğini’ vurgulamayı uygun görüyor. Bir eylem dönüşünde geçirdikleri trafik kazasında hayatını kaybeden Bağımsız Maden-İş Kurucu Genel Başkanı Tahir Çetin’i ve madenci Ali Faik İnter’i saygıyla anıyorum. Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır’ın şahsında tüm madencileri selamlıyorum. Marx’ın ifadesiyle ‘İşçi sınıfının kurtuluşu, kendi eseri olacaktır’ diyerek ‘Yaşasın madenci direnişi, yaşasın 1 Mayıs.'”
Çolakoğlu: İlgili bakanlıklarımız sorunlara hiçbir zaman duyarsız kalmamışlardır ve bu önergedeki bu söylemi de kabul etmiyoruz
AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, verilen önergede iddia edildiği gibi, madencilik sektöründeki kronikleşen ücret güvensizliği veya madencilikteki yapısal sorunları bildiklerini vurgulayarak “Tarihler boyunca da madencilik sektöründe birçok sorunlar olmuştur. Bizler AK Parti iktidarı olarak bu sorunun çözümü için kanun çalışmalarını muhalefet bazen itirazlarda bulunmasına rağmen biz gerçekleştiriyoruz. İlgili bakanlıklarımız sorunlara hiçbir zaman duyarsız kalmamışlardır ve bu önergedeki bu söylemi de kabul etmiyoruz. Bütün sektörleri dinliyoruz, bütün sektörlerin taleplerini de bizler AK Parti iktidarı olarak dinliyoruz ve gereğini yapıyoruz” diye konuştu.
Öncelikli olarak 2014 yılında Maden Kanunu’na eklenen ek 9’uncu maddeyle özellikle linyit ve taş kömürü çıkarılan iş yerlerinde yer altında çalışan işçilerin ücretlerinin 2 katı olacağını AK Parti iktidarının kanunlaştırdığını belirten Çolakoğlu, “‘2 asgari ücret’ olarak kararlaştırdık. Bizler işçi desteğini de hiçbir zaman eksik bırakmadık. Cumhurbaşkanı kararıyla yer altındaki işçilerimizin işveren katkısını 2024 yılında yüzde 80, 2025 yılında yüzde 50, 2026 yılında yüzde 25 oranında belirledik ve 2026 yılında üç yıllıktı, bitti ve bizler şu anda Bakanlığımız, bakanlıklarımız özellikle bunun 2029 yılına kadar uzaması için çalışmalarına devam ediyor” dedi.
“Madencilerin alacaklarının 37 milyon TL’si ödenmiştir, 29 Nisan’da da bütün alacakları verilecek ve planlamaları yapılmıştır”
“Özellikle vurgulamak istiyorum, devletten daha güçlü hiçbir güç yoktur, devletimiz her zaman gücünü gerektiği noktada ortaya koymuştur” diyen Çolakoğlu, “Doruk Madencilik çalışanlarının yaklaşık 180 milyon TL alacağı vardır, bu alacakların da 37 milyon TL’si ödenmiştir, inşallah 29 Nisan’da da bütün alacakları verilecek ve planlamaları yapılmıştır. Sendika ile Bakanlığımız bu çalışmaları devam ettirmektedir. Bakanlığımız geçtiğimiz hafta bütün işçileri, sendika temsilcilerini Bakanlığa davet ederek taleplerini, isteklerini dinlemiş ve çözüm yollarını da kendilerine bire bir iletmiştir. Madencilik sektöründe ortaya çıkan bu sorunlara yine bizler duyarsız kalmadık ve gerekli hamleleri yaptık. Bununla beraber önergede TMSF ve ilgili bazı konular var. Bizler kayyum atanan bütün işletmelerinde hiçbir işçimizin işten çıkarılması gibi bir durum söz konusu değildir. Bununla beraber işten çıkarmamakla beraber, işletmede faaliyet olmamasına rağmen ücretleri de maaşları da vaktinde ödenmiştir” ifadelerini kullandı.
Şenyaşar: Sabahattin Yıldız’ın sahibi olduğu şirketin 3 bine yakın maden ruhsatı var
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, yerin yüzlerce metre altında ömrünü tüketen ama hakkını ararken yerin üstünde engellerle karşılaşan, gaz yiyen, dövülen, gözaltına alınan maden işçilerinin haklarını alana kadar Meclis’te sesi olmaya devam edeceklerini belirterek “Türkiye’de madencilik sektörü artık kömürün veya cevherin değil, insan onurunun ve emeğinin hiçe sayıldığı bir alan hâline gelmiştir. Elimizdeki veriler iktidar için bir utanç vesikasıdır. 2013-2025 yılları arasında bin 267 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Son üç yılda tam 507 maden işçisinin bedeni toprağa karıştı. Tablo açık, AKP’nin neoliberal politikaları sayesinde işçilerin ve emekçilerin insanlık onurları ayaklar altına alınıyor” dedi.
Bugün, bu sömürü düzeninin en somut örneğinin Doruk Madencilik işçilerinin yaşadıkları olduğuna işaret eden Şenyaşar, “TMSF’den işletmeyi devralan Yıldız Holding’e işçilerin alacaklarını ödemediği için bugün itibarıyla 23,5 milyon TL ceza kesilmiş ama işçinin hakkıyla ilgili tek bir kuruş ödenmemiş. Sabahattin Yıldız’ın sahibi olduğu şirketin 3 bine yakın maden ruhsatı var. Dün, bakanlıkla görüşmede şirketin maden ruhsatların bir kısmının iptal edildiği söylenmiş, günaydın diyoruz. Devlet ceza kesiyor, şirketin suçu sabit görünüyor ama maden işçilerinin alacaklarının ödenmesi konusunda aynı hassasiyet gösterilmiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı şirketin işçilere 36 milyon TL ödeme yaptığını duyursa da Bağımsız Maden İş Genel Başkanının feryadı gerçeği gün yüzüne çıkarıyor, işçilere ödenen rakamın toplam alacaklardan ellide 1’i bile olmadığını söylüyor. İşçiler lütuf istemiyorlar, birikmiş maaşlarını, alın terinin karşılığı olan kıdem ve ihbar tazminatlarını, gasp edilen sendikal haklarını istiyorlar, rızaları dışında dağıtılan ücretsiz izinlerin kaldırılmasını ve insanca güvenli bir çalışma ortamı talep ediyorlar” diye konuştu.
Türkoğlu: Millet ‘gelecek’ diyor, iktidar ise ‘ihale ve rant’ diyor
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Türkiye’de maden ocaklarının kaderciliğin kazdığı toplu vicdan mezarları olduğunu belirterek “İşçi sağlığı ve iş güvenliği raporları Allah aşkına, bakın, ne diyor: Türkiye’de son 12 yılda madenlerde bin 267 emekçi can verdi, bu 1.267 ocak demek, ev demek, hane demek. Efendim, Soma’da, Zonguldak’ta ölüm âdeta vardiyaya yazılmadı mı? Şirvan’da emek toprağa gömülmedi mi? Amasra’da madencinin nefesi kömüre karışmadı mı? İliç’te siyanür insanımızı diri diri yutmadı mı?” diye sordu.
İktidarın sadece kameralar önünde üzüldüğünü söyleyen Türkoğlu, “Bu ülkede adalet terazisi bozulmuştur. Yerin altında ölene sabır tavsiye ediliyor. Yerin üstünde hak arayana ise cop gösteriliyor. Bir taraftan madenci ölüyor, öbür taraftan milletin toprağı heba oluyor. Çanakkale Kirazlı’da orman kesiliyor. Muğla Akbelen’de köylü ağacına siper oluyor. Artvin Cerattepe’de, Eskişehir Alpagut’da siyanür ovanın kaderini yerle bir ediyor. Mersin Arslanköy’de yıllık bir milyon ton boksit üretimi ve 150 bin ton dinamit kullanımı bölgeyi felaketin eşiğine getirdi. Köylüler isyanda, halk ayakta. Özetle, millet ‘Yaşayalım’ diyor, iktidar ‘Maden çıkaralım’ diyor. Millet ‘Koruyalım’ diyor, iktidar ‘Satalım’ diyor. Millet ‘gelecek’ diyor, iktidar ise ‘ihale ve rant’ diyor” ifadelerini kullandı.

