Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’nin grup önerisi TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Doruk Madencilik işçilerinin dokuz gündür Ankara’da sürdürdükleri eyleme ilişkin, “Dokuz gündür işçiler açlık grevinde, Ankara’nın göbeğinde polis gaz sıkıyor, Ankara Valiliği olağanüstü hâl ilan etmiş, bakan yardımcıları lütfedip görüşüyor, bakanlar köşe bucak kaçıyor. Bu bakanların daha önemli ne işi olabilir? Soma’da yakınını kaybeden, vatandaşa tekme atan bir iktidardan ne bekleyebilirsiniz? 86 milyonun sizden tek beklentisi kalmıştır, bir an önce sandığı getirmeniz” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Doruk Madencilik işçilerinin dokuz

(TBMM) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Doruk Madencilik işçilerinin dokuz gündür Ankara’da sürdürdükleri eyleme ilişkin, “Dokuz gündür işçiler açlık grevinde, Ankara’nın göbeğinde polis gaz sıkıyor, Ankara Valiliği olağanüstü hâl ilan etmiş, bakan yardımcıları lütfedip görüşüyor, bakanlar köşe bucak kaçıyor. Bu bakanların daha önemli ne işi olabilir? Soma’da yakınını kaybeden, vatandaşa tekme atan bir iktidardan ne bekleyebilirsiniz? 86 milyonun sizden tek beklentisi kalmıştır, bir an önce sandığı getirmeniz” ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin grup önerisi olarak, maden işçilerinin sorunlarının ve çözümlerinin belirlenmesini öngören araştırma önergesi görüşüldü. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, söz almadan önce elindeki bareti hatip kürsüsüne vurarak, “Bu sesi duyuyor musunuz? Bu ses, Meclise bir kilometre ötede dokuz gündür direnen 120 maden emekçisinin çığlığıdır. Bu ses, evine ekmek götüremeyen, alın terinin karşılığını alamayan madencinin isyanıdır. Bu sesi iyi duyun. Bu ses, siz sıcak yatağınızda yatarken, lüks konutlarınızda ısınırken yerin yedi kat altında kömür üretip çocuğuna ekmek götüremeyen babanın isyanıdır. Bu ses, sadece Doruk Madencilikten hakkını alamayanların değil Divriği’de işten çıkarılan madencinin, İzmir Temel Contada beş yüz beş gündür direnen kadınların, Mersin Limanı’nda haklarını arayan liman işçilerinin, Özel İtalyan Lisesinde İtalyan meslektaşının yedide bir maaşına mahkûm edilen Türk öğretmenlerinin sesidir. Bu ses ‘Ben Türkiye’ye sendika yok diye yatırım yaptım, bana bunun taahhüdü verildi, ben sendikaya izin vermem’ diyen DIGEL Tekstilde sendika için mücadele eden emekçinin sesidir. Bu ses, MESEM’lerde iş cinayetlerinde katledilen çocuklarımızın sesidir. Bu ses, 20 bin liraya hayatta kalma mücadelesi veren emeklinin sesidir. Bu ses, modern kölelik düzenine mahkûm ettiğiniz asgari ücretlinin sesidir. Bu ses, her gün biraz daha güvencesizleştirdiğiniz kamu emekçisinin sesidir. Bu sesi siz duymazsınız çünkü bu ses, köyüne, doğasına, geleceğine sahip çıktığı için cezaevinde tutulan Esra Işık’ın sesidir” ifadesini kullandı.

“Adeta ülkede sıkıyönetim var”

Karasu, şunları kaydetti:

“Siz milyonların çığlığını duymayan; tanıdığınız imtiyazlarla, verdiğiniz maden sahalarıyla, affettiğiniz vergilerle, hibe ettiğiniz arsalarla Limakların, Cengizlerin, Yıldızların ve yarattığınız onlarca rantçı holdinglerin iktidardasınız. Âdeta ülkede sıkıyönetim var; hakkını arayanın karşısında polis var, zeytin ağacına sahip çıkanın karşısında jandarma var, esnafın karşısında maliye var. İşten atılan işçinin, tazminatını alamayan emekçinin, örgütlenme özgürlüğünü savunan sendikanın yanında kim var? Dokuz gündür işçiler açlık grevinde, Ankara’nın göbeğinde polis gaz sıkıyor, Ankara Valiliği olağanüstü hâl ilan etmiş, bakan yardımcıları lütfedip görüşüyor, bakanlar köşe bucak kaçıyor. Bu bakanların daha önemli ne işi olabilir? Soma’da yakınını kaybeden, vatandaşa tekme atan bir iktidardan ne bekleyebilirsiniz? 86 milyonun sizden tek beklentisi kalmıştır, bir an önce sandığı getirmeniz.

Bugün 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü. Öncelikle iş cinayetlerinde kaybettiğimiz tüm emekçilerimizi saygıyla anıyorum. ILO sözleşmesinde imzası bulunan ülkemiz ne yazık ki iş cinayetleri noktasında gerekli önlemleri almamaktadır. Son üç ayda 432 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2013’ten bugüne 24 bin 860 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bu tablo bir tercih meselesi değil, AKP iktidarının kara düzeninin sonucudur. Bu kara düzene işçiler, emekliler, emekçiler son verecektir.”

Karasu, daha sonra Kemal Özer’in Zonguldak şiirinden bir bölüm okudu. Konuşmaların ardından grup önerisi reddedildi.