Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu… İYİ Partili Usta’dan ticari plaka devrinde vergi muafiyeti düzenlemesine tepki

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, ticari plaka devirlerindeki KDV ve gelir vergisi istisnasının birden fazla plakası olan şahıslara haksız muafiyet sağladığını belirterek, “Güncelleme yapılabilir, gerçek değer üzerinden bir şey yapılabilir ama ‘Ben bunu verginin dışında tutuyorum’ anlayışıyla hareket edilmez” dedi. 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuşan İYİ Parti Samsun Milletvekili

(TBMM) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, ticari plaka devirlerindeki KDV ve gelir vergisi istisnasının birden fazla plakası olan şahıslara haksız muafiyet sağladığını belirterek, “Güncelleme yapılabilir, gerçek değer üzerinden bir şey yapılabilir ama ‘Ben bunu verginin dışında tutuyorum’ anlayışıyla hareket edilmez” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda bugün, 24 maddeden oluşan, Emniyet teşkilatındaki azami kadro oranlarının yeniden belirlenmesi, basın ve internet haber sitelerine yönelik düzenlemeler, plakalara vergi istisnası getirilmesi, akaryakıt piyasasında vergi kaybının önlenmesi gibi konularda düzenlemeler içeren torba kanun teklifi görüşülüyor.

Teklifin görüşmeleri öncesinde siyasi parti grupları adına milletvekilleri söz aldı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, olağanüstü bir dönemden geçildiğini, bu dönemin hem partileri hem de demokrasi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yeğin’in açıklamalarına tepki gösterdi.

Ağbaba, “Orhan Bey bunun bir CHP iç meselesi falan olduğunu söyledi. Bu mesele, 4-5 Kasım değişim kurultayını kaybedenlerle 31 Mart seçimlerini kaybedenlerin yüksek işbirliği sonucunda Türkiye’nin demokrasisine vurulmuş bir hançerdir, darbedir. Bugün hiç kimse güvende değildir. Bugün hiçbir siyasi parti güvende değildir. Bir asliye ceza mahkemesi bulan birisi siyasi partiyi de kapatabilir, genel başkanı da değiştirebilir” dedi.

“SİYASİ PARTİLERİN KONUSU NE ZAMANDAN BERİ ASLİ MAHKEMELERİN KONUSU OLDU?”

Yaşanan darbe sürecinin sadece CHP’ye yönelik olmadığını, bir apartmanda bir ev yanarsa apartmanın tamamının yanacağını söyleyen Ağbaba, “İçimizdeki hainler, içimizdeki bu değişimi, değişim sürecini kaldıramayanlar… Ama burada hiç kimse ‘Bunda siyasetin katkısı yok, efendim yargı bağımsız’ diyebilir mi Allah aşkına? İç dünyanıza, vicdanınıza seslenin. Bakın arkadaşlar, kimsenin canı, mal güvenliği ve namus güvenliği yok. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve kökenlerin çöktüğüne bir dışarıdan, dış gözle bakın. Kimse gelip buraya yatırım yapar mı? Kimse gelip kendini güvende hisseder mi? Bu siyasi partilerin konusu ne zamandan beri asliye mahkemelerinin konusu oldu” ifadelerini kullandı.

OLUÇ: İSVEÇ’TEN BAŞKA ÖRNEKLER ALABİLİRSİNİZ

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, kanun teklifinde yer alan engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri konusuna değinerek, düzenlemeye ilişkin yapılan savunmalarda İsveç’ten örnek verilmesini eleştirdi.

Oluç, “Fakat şimdi bu maddeyi yazmak için sizin İsveç’ten örnek vermenize gerek yok aslında. Fakat yine de o da güzel. İsveç’ten örnek verip bu konuda engelliler ve yaşlılar için adımlar atılması gerektiğini anlatmanız… Ama İsveç’ten başka örnekler de alabilirsiniz. Mesela İsveç’in demokratik hak ve özgürlüklerini tartışabilirsiniz, hani bir şey almak gerekiyorsa. Sosyal hakları İsveç’te çok gelişkindir emekçiler, işçiler açısından baktığımızda, onu almıyorsunuz. Ücret meselesini, onu da almıyorsunuz” diye konuştu.

Bakım merkezlerinin kurulacağı alanların seçimine dair itirazlarını ve çözüm önerisini sunan Oluç, “Bunu niye ormanlara yapmaya kalkışıyoruz? Rehabilitasyon merkezleri yapıp onların etrafını ormanlaştırıp ağaç diksek daha doğru olmaz mı” dedi.

USTA: BİN TANE TAKSİ PLAKASI OLAN İNSAN VAR

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, teklifte yer alan ve gerçek usule geçen ticari plaka devirlerindeki vergi yükünü kaldırmayı amaçlayan düzenlemenin özellikle birden fazla plakaya sahip kişilere haksız bir kazanç muafiyeti sağlayacağını savundu.

Düzenlemenin içeriğini eleştiren Usta, “Özellikle elinde birden fazla taksi plakası olan kişilerin bu taksi plakalarını elden çıkarmasından doğan kazançların vergilendirilmemesi asla kabul edilecek bir şey değil. Bin tane taksi plakası olan insanlar var ve bunlara ‘Arkadaş, ben beş kuruş, işte aldığın fiyatla sattığın fiyat arasındaki farktan dolayı senden vergi almayacağım’ diyorsunuz. Böyle bir şey kabul edilemez, üstelik KDV de almayacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Usta, daha önce basit usulde vergilendirilen esnafın bu tür bir yükümlülüğünün olmadığını ancak gerçek usule geçilmesiyle birlikte tablonun değiştiğini aktardı. Gerçek usule geçişle beraber bilanço esasının geçerli olduğunu, plakaların alış fiyatı ile şimdiki piyasa değeri arasındaki fark nedeniyle satışlarda çok ciddi miktarda vergi çıktığını kaydeden Usta, “Bu ihtiyaç niye çıktı? Çünkü basit usuldeydi, basit usulde böyle bir şey yoktu. Şimdi gerçek usule geçince bilanço esası var. Aldığı fiyat ortada, şimdiki değer ortada, satışlarda ciddi vergi çıkıyor. Güncelleme yapılabilir, gerçek değer üzerinden bir şey yapılabilir ama ‘Ben bunu verginin dışında tutuyorum’ anlayışıyla hareket edilmez. Burada bugüne kadar Sayın Mehmet Şimşek’in bize söylediği her şey yalandır” ifadelerini kullandı.

KISACIK: YEREL GAZETECİLERİMİZ CAN ÇEKİŞİYOR

Yeni Yol grubu konuşan Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, kanun teklifine Basın İlan Kurumu’nun basın yayın ilkelerinin eklendiğini hatırlatarak, mevcut duruma bakıldığında ülkede hiçbir ilkenin kalmadığını dile getirdi.

Çeşitli şehirlere yapılan ziyaretlerde gazetecilerin, gazetelerin ve gazeteciler cemiyetlerinin durumunun net bir şekilde görülebildiğini ifade eden Kısacık, “Şu anda yerel gazetecilerimiz can çekişiyor. Maddi anlamda çok zor durumdalar, çeviremiyorlar ve en önemlisini söyleyeyim: Artık muhabir yetişmiyor, yerelde muhabir yetişmiyor. Gidip basın toplantısına katılacak, haberleştirecek, haber yazacak muhabir yok, çünkü gazeteciler, gazete patronları, gazete kuruluşları maalesef maaşlı eleman çalıştırmaktan şu anda aciz durumdalar” diye konuştu.

Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan ve reklam alabilmek için mevzuattaki şartları sağlamaya çalışan pek çok kuruluşun usulsüz yöntemlere başvurduğunu öne süren Kısacık, “Şu anda Basın İlan Kurumu’ndan ilan, reklam alan, şartları sağlayan çoğu kişi; ya başka şirketteki elemanı orada sigortalı yapmış, bilmem ne yapmış filan. Adam elli tane bir şeyi uydurmuş, öyle ayaklı duruyor, yürüyor. Can çekişen bir gazetecilikten de ilke bekleyemezsiniz. Adam şu anda maaşını ödeyemiyorsa, ayakta duramıyorsa ilke bekleyemezsiniz” ifadelerini kullandı.