Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Başak Gürkan cinayeti davası… Sanık Kudret Arslan’dan “Bana küfretti, çok ağrıma gitti. Oğlum suçsuz, ben suçluyum” savunması (Bekleyecek)

Boşanma aşamasında olduğu eşi Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan tarafından öldürülen Başak Gürkan cinayeti davasının ilk duruşmasında savunma yapan sanık Kudret Arslan, Gürkan’ın kendisine küfür ettiğini ve durumun çok ağrına gittiğini iddia ederek “Oğlum suçsuz, ben suçluyum” dedi. Tutuklu sanık Barış Arslan da “Ben daha önce babamın tavuk kestiğini bile görmedim. Şoka girdim. Babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim babama. Babam bana da bir şey yapar diye korktum” beyanında bulundu. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 22 Eylül’e erteledi.

Boşanma aşamasında olduğu eşi Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan

Haber: Esra TOKAT

(ANKARA) – Boşanma aşamasında olduğu eşi Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan tarafından öldürülen Başak Gürkan cinayeti davasının ilk duruşmasında sanıkları savunma yaptı. Tutuklu yargılanan sanık Kudret Arslan, Gürkan’ın kendisine küfür ettiğini ve durumun çok ağrına gittiğini iddia ederek, “Oğlum suçsuz, ben suçluyum” dedi. Diğer tutuklu sanık Barış Arslan da “Ben daha önce babamın tavuk kestiğini bile görmedim. Şoka girdim. Babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim babama. Babam bana da bir şey yapar diye korktum” beyanında bulundu. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 22 Eylül’e erteledi.

Boşanma aşamasında olduğu Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan tarafından katledilen yüksek mühendis Başak Gürkan’ın cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Başak Gürkan davasına aileye destek olmak için onlarca kadın geldi. Kalabalığa rağmen duruşma büyük salona alınmadı. Duruma kadın örgütleri ve müştekiler tepki gösterdi.

BABA CELAL ARSLAN: “HAYATINDA GİYMEDİĞİN TAKİM ELBİSEYİ ŞİMDİ GİYMİŞSİN”

Sanıklar, duruşma salonuna getirildiği sırada aileden tepki geldi. Başak Gürkan’ın babası Celal Gürkan, “Bir de takım elbise giymişler. Hayatında giymediğin takım elbiseyi şimdi giymişsin. Yazıklar olsun” dedi. Başak Gürkan’ın ablası da “Sen her gün ‘anne’ diye ağlayan Defne’nin gözyaşlarında boğulacaksın” diye sanık Barış Arslan’a seslendi.

Kimlik tespitlerinin ardından sanık avukatlarının duruşmanın kapalı yapılması talebini mahkeme reddetti.

Duruşmada ilk olarak sanık Barış Arslan savunma yaptı. Arslan, çocukları dünyaya geldikten sonra eşi ile aralarında bir soğukluk olduğunu bu sırada da Başak Gürkan’ın iş arkadaşı T. ile bir kaç kez yazıştığını gördüğünü ileri sürdü. Başak Gürkan’ın cüzdanında “T, Başak’ı seviyor ve eşinden boşanacak” şeklinde bir not bulduğunu ileri süren sanık Arslan, şu iddialarda bulundu:

“Eşim zaman zaman bağlama büyüsü gibi videolar izlerdi. Ritüeller dinlerdi. Notu sorduğumda ise ‘bana karşı bir şey hissetmediğini, artık ayrılmak istiyorum’ dedi. Ama yine de eşime konduramıyordum. Evimizdeki kamera kayıtlarının da kısa bir süre kapandığını ve o gün de T’nin geldiğini öğrendim. Bundan sonra da zaten boşanma kararı aldık karşılıklı olarak anlaşmalı şekilde.

“BABAM BANA DA BİR ŞEY YAPAR DİYE KORKTUM”

Sanık Barış Arslan, Mahkeme Başkanı’nın “Başak ile tüm yazışmalarını babana göndermişsin. Neden bunu yaptın?”, “Baban olay günü 22 defa bıçak darbesiyle öldürüyor Başak’ı. Bu sırada nasıl müdahale etmedin” şeklindeki soruları üzerine şunları söyledi:

“Ben babam ile arkadaş gibiyim. Her şeyi babam ile paylaşırım. Olay tarihinden yaklaşık bir hafta önce babam geldi benim yanımda olmak için süreçte. Babam geldikten sonra Başak ile yaptığım protokolde değişiklik yapmaya karar verdim. Avukatım bu protokolü WhatsApp’tan gönderdi. Biz de babam ile çıktısını aldık. Bu şekilde yeniden düzenlenen protokol ile birlikte önce aramızın iyi olduğu Başak’ın anne ve babasının yanına gittik. Amacımız öncesinde aileyi haberdar etmekti. Biz bu sırada ayakkabılarla içeri girmedik, agresif davranmadık. Babam ‘keserim, öldürürüm’ diye tehdit etmedi. Ben duymadım. Celal ve Makbule bizimle gelmeyi reddettiği için protokolü alıp Başak’ın evine gittik. Babamın benimle gelme nedeni de bana destek olmak ve torununu sevmekti.

“BAŞAK BİZİ GÖRÜR GÖRMEZ KÜFÜR ETMEYE BAŞLADI”

Başak bizi görür görmez küfür etmeye başladı. Babamın maktule yumruk attığını ve içeri düştüğünü gördüm. Babama ‘ne yapıyorsun’ dedim. Babam mutfağa yöneldi. Sonrasında babamın elinde bıçağı gördüm. Ben dışarı çıkarmaya çalıştım Başak’ı. Sonra babam geldi ve Başak’ın üstüne oturdu, bıçaklamaya başladı. Ben daha önce babamın tavuk kestiğini bile görmedim. Şoka girdim. Babamı ilk defa öyle gördüm. Olayın şokundan müdahale edemedim babama. Babam bana da bir şey yapar diye korktum.”

“YAŞANAN VAHŞET NEDENİYLE ŞOKA GİRDİM”

Duruşmada olay anına ait güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Görüntülerde Mahkeme Başkanı, sanığın iddiasının aksine babasının oldukça sinirli olduğunun, el salladığının net şekilde göründüğünü belirtti. Mahkeme Başkanı, “Baban bıçağı sana doğrultmuyor. Ama sen müdahale etmiyorsun hiçbir şekilde” demesi üzerine sanık Barış Arslan, “Şoka girdim, yaşanan vahşet nedeniyle” dedi.

SANIK KUDRET ARSLAN: “BANA KÜFÜRLER ETMESİ AĞRIMA GİTTİ”

Sanık Barış Arslan’ın ardından sanık Kudret Arslan, savunma yaptı. Arslan, şunları öne sürdü:

“Öz kızım kadar severdim, aramızda hiçbir sorun yoktu. Maktulün ailesi ile de aramızda hiçbir sorun yoktu. Tatilden sonra haberim oldu. Ben bunun üzerine ‘ayrıl o zaman oğlum’ dedim. Başak ile de bu konu hakkında hiçbir görüşme yapmadım. Ben oğluma ilk protokolde Başak’a verilen dükkanın yarısını almasını söyledim.

Olay günü Başak’ın annesi de babası da protokol için birlikte gitmemiz talebimizi reddettiler. Hatta ‘biz kızgınız ona’ dediler. Sonra biz Başak’ın evine gittik. Kızım olarak gördüğüm için bana küfürler etmesi ağrıma gitti. Sonra kendimi kaybettim. hiçbir şey duymadım, başka da bir şey hatırlamıyorum. Olay sırasında keşke oğlum beni tutsaydı. Oğluma da bir şey yapar mıydım hatırlamıyorum. Ben çok pişmanım. Bunu yaptığım için ailesinden de çok özür diliyorum.”

“KIZIM BANA EŞİNİN ŞİDDET UYGULADIĞINI ANLATMIŞTI”

Sanıkların savunmaları tamamlandıktan sonra müştekilerin beyanı alındı. İlk olarak söz alan anne Makbule Gürkan, torununun doğduktan sonra kızının evliliğinin iyiye gitmediğini belirterek, “Kızım bana gelip eşinin şiddet uyguladığını anlatmıştı. Olaydan kısa süre önce de bileği sarılı şekilde geldi bana. Yatağını bile babasını anlatan bir erkek. Her şeyi babasına danışıyordu. Çocuğuna bir çikolata aldığı zaman pişman olurdu. Pinti biriydi. Sofrada yediği yemeğin hesabını yapardı. Ben de kızıma ayrılmasını söyledim. Başak da ‘anne biz medeni şekilde ayrılacağız, siz karışmayın’ dedi. Kızım bir başkasıyla birlikte değildi. Bu bir iftiradır. Bana notu gösterdiler ben de Barış’a ‘iftira’ dedim. Kızım da bana ‘anne iftira atıyorlar bana sürekli’ dedi” diye konuştu.

“OLAY GÜNÜ ‘KESECEĞİM, BOYNUNU UÇURURUM’ DİYORDU”

Olay gününü anlatan Makbule Gürkan, şunları söyledi:

“Eve geldiklerinde babası çok sinirliydi, kuduz köpek gibiydi. ‘oğlumu aldatıyor, nasıl aldatıyor, keseceğim, boynunu uçururum’ diyordu. Ben cevap vermedim, ciddiye almadım. Barış da kuzu gibi duruyordu. Zaten babası Kudret yönlendirirdi Barış’ı. Sonra bu protokolü gösterip ‘bunu imzalayın, bana dükkanı verin’ dedi. Babası ‘ben onun boynunu koparırım’ dedi. Sonra eşime telefon ettim sağlık ocağındaydı, geldi. Barış, babasını dinleyen birisidir. Babası ne derse o olur. Barış çok küfürbaz biriydi. Kızımın bileğini büktüğünü bizzat görüyordum ben. Bizi asla Başak’ın evine birlikte gidelim diye çağırmadılar. Başak’ın evine gideceklerinden de haberim yoktu.”

BABA CELAL GÜRKAN: “ÇOCUĞU İLE İLGİLENMEZDİ”

Baba Celal Gürkan da şu beyanlarda bulundu:

“Benim aldatma olayından haberim yoktu. Ancak bana kızımın arkadaşı anlatırdı şiddet gördüğünü. Eve ekmek dahi almazdı. Çocuğu ile ilgilenmezdi, hep kızım ilgilenirdi. Kızım çocuğunu iş yerine götürürdü. Barış da bildiğim kadarıyla sanal para, bitcoin ile ilgilenirdi. Barış, kızımın aracına takip cihazı takmış, ses kayıt cihazları kullanmış. Olay tarihinde yeni bir protokol getirip dükkanın yarısını almak istediklerini söylediler. Başak’ın evine gideceklerini bilmiyordum.”

Başak Gürkan’ın kardeşleri Şafak, Yaprak ve Işıl Gürkan da sanık Barış Arslan’ın evlilik boyunca Başak Gürkan’a hakaret ettiğini, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını ileri sürdü. Şafak Gürkan, “Ablam boşanma gerekçesini ‘anlaşamıyorum, eve ve çocuğa bakmıyor’ diyerek anlatmıştı. Barış, ablama her yerde hakaret ederdi. Beceriksiz olduğunu söylerdi. Yatak odalarına dair her şeyi anlatırdı. ‘40 yaşında karı alırsan böyle olur’ derdi” ifadelerini kullandı.

Yaprak Gürkan da “Evlenmeden sorunlar başladı. Nişanı, düğünü bile istediği gibi olmadı. Evlendikten sonra hemen çocuk istediler ama olmadı bu yüzden ‘40 yaşında kadın olursa böyle olur’ dediler. Sonra kardeşim hamile kaldı. Bu sefer de erkek çocuk istedi. Doğduğunda isim bile koyamadılar bu yüzden belli bir süre. Kız kardeşim şiddet de görüyordu, hatta yanımda bir defa anahtarlığı kafasına atmıştı. Kız kardeşim tüm bunların kendisini uzaklaştırdığını ifade etti. Ben aldatma olayını duymadım. Olsa bize söylerdi” diye konuştu.

MÜŞTEKİ AVUKATI ÖZTÜRK: “HER AY KIZINA 100 TL İŞTİRAK NAFAKASI VERMEK İSTEMİŞ”

Müşteki avukatı Hüseyin Öztürk, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Olay günü sanıklar görüldüğü üzere hızla çocuğu alıyorlar. Dolayısıyla Başak Hanım’ın sanıklara yönelik agresif bir tavrı bulunmamaktadır. Paraya düşkünlüğünü şöyle anlatmak istiyorum, çocuğunun giderleri için her ay 100 TL iştirak nafakası vermek istemiş. Diğer tüm masrafların ise Başak Gürkan tarafından karşılanacağı ifade edilmiş. Başak’ın cüzdanından ele geçirildiği iddia edilen yazının da Başak Hanım tarafından yazılması olağan değildir.

“SANIK BARIŞ, BABASININ EYLEMİNE KATILMIŞTIR”

Sanık Barış’ın eylemi doğrudan iştirak niteliğindedir. Sanık Barış, babasının eylemine katılmıştır. Ayrıca hiçbir engellemede de bulunmamıştır. 4 yaşındaki kız çocuğu bile dedesine müdahale etmeye çalışıyor, durdurmaya çalışıyor. Baba Barış ise Defne’yi dedesinin üzerinde manevi baskı kurmasına engel olmak için uzaklaştırmaya çalışıyor ama asla babasını durdurmaya çalışmıyor. Sanık savunmaları tamamen suçtan kurtulmaya yönelik ve çelişkilidir.”

Beyanların ardından duruşmada tanıkların dinlenmesine geçildi. Başak Gürkan ile aynı iş yerinde çalışan T, dinlendi. T, Başak Gürkan ile 2021 yılından itibaren aynı iş yerinde çalıştıklarını ancak 2024 yılının son aylarında arkadaşlık ilişkilerinin duygusal bir ilişkiye dönüştüğü iddiasında bulundu. T, “Bu sırada ben de evliydim. Toplamda 8-9 ay kadar bir gönül ilişkimiz oldu. Eşim de öğrenince durumu fiili olarak ayrıldık. Başak’ın eşi de bildiğim kadarıyla bir not bulmuş. Bunun üzerine onlar da ayrılmaya karar vermiş. Ancak, Başak bana bu notun kendisine ait olmadığını söyledi” dedi.

“SANIK BABANIN ‘BU İŞ BÖYLE YAPILIR’ DEDİĞİNİ DUYDUM”

Tanık olarak dinlenen bir komşu da “Olayın ardından verdiğim ilk ifadem daha doğrudur. Barış ‘baba ne yaptın’ dedi, baba Kudret de ‘işte böyle olur, bu iş böyle yapılır’ dedi” ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık Barış Arslan, tanık beyanlarına karşı savunmasında “Yaşanan olaylardan dolayı çok üzgünüm. Keşke babamla gitmeseydik. Böyle sonuçlanacağını düşünmemiştim” dedi.

Sanık Barış Arslan’ın avukatı da savunmasında “Barış Arslan’ın suça ilişkin bir eylemi yoktur. Fikir ve eylem birliğinde iştirak söz konusu değildir. Aldatmadan dolayı bir öldürme eylemi gerçekleşmemiştir. Mal paylaşımından dolayı uyuşmazlık nedeniyle aniden gerçekleşen bir olay vardır. Biz müvekkilimin derhal beraatini ve tahliyesini talep ediyoruz” beyanında bulundu.

Kudret Arslan, “Ben tahliyemi istemiyorum. Ben Başak’ı çok seviyordum. Annesinin, babasının sevmediği kadar seviyordum. Bana küfürler edince çok ağrıma gitti. Refleks olarak gelişti. Oğlum suçsuz, ben suçluyum” dedi.

KUDRET ARSLAN’IN AVUKATI: “KÜFÜRLER AĞIR TAHRİK SEBEBİDİR”

Kudret Arslan’ın avukatı ise “Zaten müvekkilimin eylemi gerçekleştiği sabit. Taraflar ise aldatılma olayını hazmetmişler ve karşılıklı boşanmaya karar vermişler. Barış Bey, aldatılma olayına rağmen çekişmeli boşanmıyor. Üstüne çok fazla da hak veriyor. Müvekkilim de oğluna ‘bu kadar haklıysan eğer, defalarca aldatılmışsan bu kadar hak verme istersen’ diyor. Olay günü Kudret Bey’in öldürme niyeti olsa Başak’ın ailesinin evine gitmez zaten. Kapı açık olmasına rağmen zile basıyorlar. O anda maalesef müvekkilim kendisine yöneltilen küfürleri kaldıramamıştır. Bu ağır tahrik sebebidir. Sonuçta insan namusu için yaşar. Barış’ın olaya dahli yok. Sanıklar arasında iştirak yok, önceden planlanmamıştır. Tamamen bir cinnet halidir bu” dedi.

Beyanların ardından ara kararı açıklayan mahkeme başkanı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, bir sonraki duruşmayı 22 Eylül’e bıraktı.

Duruşmanın ardından, adliye önünde kadınlar basın açıklaması yaptı. Açıklama sırasında “Başak Gürkan için adalet”, “Erkek adalet değil, gerçek adalet” sloganları atıldı.

Açıklamada, “Türlü zorluklarla 9 aydır beklediğimiz bu kadar toplumsallaşmış bir kadın cinayeti davasını küçücük bir salona sıkıştırmak çalıştılar. Bu konuda mahkeme heyetinin de kolluğun da tavrını gördük. Unutmuyoruz ve önümüzdeki duruşmaya kadar bu salonun büyütülmesini istiyoruz. Bunları bugün burada ve hiçbir zaman asla konuşmayacağız. Aldattı mı, aldatmadı mı? Namus mu, değil mi? Ortada bir kadın cinayeti var. Ortada bir kadını öldüren iki erkek var. Ortada 5 yaşında bir çocuk var. Bunların dışında bir şey konuşulmayacak. Çünkü hiçbir şey bir erkeğe Bir kadını öldürme gücü vermez. Onlar buna muktedir olduklarını düşündükleri için yaptıkları bu şeyin cezasını çekecekler ve bizler onlar cezasını çekene kadar buralarda sokaklarda, mahallemizde, iş yerlerinde Başak Gülkan için adalet demeye devam edeceğiz. Bugün cevap vermesi gereken, hesap vermesi gereken Barış Arslan ve Kudret Arslan’dır” denildi.

YAPRAK GÜRKAN: “DEFNE’NİN GÖZYAŞLARININ HAKKI ONLARDAN SORULSUN

Başak Gürkan’ın kız kardeşi Yaprak Gürkan da yaptığı açıklamada, “Duruşmanın görülmesi için 9 aydır yasımızı yaşayamadık. Ceza almalarını bekleyerek bu ilk duruşmayı bekleyerek 9 ay geçirdik biz. Ve burada da gördük ki yine bahsedilen klasik suçlamalar ve kendilerinin de kabul ettiği aslında mal paylaşımı, nafaka verilmemesi. Hiçbir ev, hiçbir mal paylaşımı, hiçbir nafaka hesabı, bir çocuğun annesiz geçireceği yıllarının bedeli olamaz. Artık adalete güveniyoruz. Defne’nin annesi için döktüğü gözyaşlarının hakkı onlardan sorulsun” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Kardelen Mahallesi’nde 9 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen kadın cinayetine ilişkin hazırlanan iddianameye göre, bir süredir ayrı yaşayan ve boşanma aşamasında olan Başak Gürkan Arslan ile eşi Barış Arslan, boşanma protokolünü görüşmek üzere bir araya geldi. Olay sırasında çiftin 5 yaşındaki çocuklarının da evde bulunduğu belirtildi.

Dosyadaki anlatıma göre, görüşme sırasında Barış Arslan’ın babası Kudret Arslan da eve geldi. Kudret Arslan’ın önce Başak Gürkan Arslan’ı darbettiği, ardından çıkan olay sırasında Barış Arslan’ın eşini tutarak babasının saldırısına açık hale getirdiği ifade edildi. İddianamede, Kudret Arslan’ın daha sonra elindeki bıçakla Başak Gürkan Arslan’a defalarca saldırdığı ve kadının aldığı bıçak darbeleri sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi.

CiNAYETİN TEK TANIĞI MÜŞTEREK ÇOCUK

Başak Gürkan Arslan’ın ablası Yaprak Gürkan, olayın ardından yaptığı açıklamalarda, cinayete tanık olan 5 yaşındaki çocuğun yaşananları anlattığını belirtmişti. Yaprak Gürkan’ın aktardığına göre çocuk, “Babam tuttu, dedem de bıçakladı” diyerek cinayetin nasıl gerçekleştiğini anlattı.