Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL
(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direnişe destek veren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, “Buraya gelenler, el koyanlar sadece bir binayı hedef almıyor. İzmirlileri hedef alıyor, halkı hedef alıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını hedef alıyorlar” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş, 11. gününde devam ediyor. Alandaki nöbete katılan CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, yaşananlara ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu.
Sözlerine Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına değinerek başlayan Gökçen, şu değerlendirmede bulundu:
“Öncelikle başsağlığı diliyorum. Hâlâ yaralı olanlar var, acil şifalar diliyorum. Ama bunlar sanki hiç siyasi değilmiş gibi, sanki o makamlar sadece birilerinin iktidarının devamı için varmış gibi davranılıyor. Biz bunları yaşıyoruz ve göz göre göre gelen bir güvenlik sorunu var. Sadece güvenlikle sınırlandırılamayacak kadar ciddi bir çürüme söz konusu. Bir taraftan çetelere teslim edilmiş sokaklar, şehirler bir taraftan cezasızlık, bir taraftan silaha bu kadar kolay erişim olması. Eğitimin geldiği durum ve bakanın bütün bunlar varken uğraştığı şeyler… Şeriata karşı laiklik bildirisini imzalayan vatandaşlara dava açılması, okullarda ÇEDES protokolüyle tarikat ve cemaatlerin yuvalanmasına izin verilmesi. İnsanlar doğal olarak şunu görmek istiyorlar: Bir kişi de utansın, bir kişi de pişman olsun ihmali nedeniyle. ‘Lanet olsun, okullarda çocuklar ölüyorsa, aileler çocuklarını okula bırakıp akşam morgdan alıyorsa, birileri de utansın’ desin. Gerçekten temel bir ahlaki problemimiz var bizim siyasette. O yüzden öfkelenmemek elde değil.”
“Bu binada vakıf izi bile yok”
Meslek Fabrikası’nın tahliyesindeki hukuksuzluğa işaret eden Gökçen, “Bu nöbetin amacı da aslında kentimizin önemli bir değerine, mirasına sahip çıkmak. Buranın 145 bin mezunu var. 145 bin İzmirli burada meslek sahibi oldu, birçok kişi iş buldu. Burayı hayatına yeniden başlamak için bir başlangıç noktası olarak gördü. Şimdi ‘Mülkiyet hakkı bizi ilgilendirmez. Anayasada bir madde varsa takmıyoruz. Tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ismi mi var, umurumuzda değil. Anayasayı da takmıyoruz’ diyorlar. Vakıflar Kanunu’nda bir değişiklik yaptılar ve şimdi onu bahane ederek buraya el koymaya çalışıyorlar. Ancak o kanuna da uygun değil buraya el koymaları. Çünkü o kanunda şunu getirmişlerdi; ‘bir mirasta, bir binada, bir yapıda vakıf izi varsa o zaman el koyarım’ diyen intikamcı bir kanun bu. Ama bu binada vakıf izi bile yok. Bu özel bir girişim olarak, fabrika olarak kullanılmış, aradan yıllar geçtikten sonra İzmir halkına emanet edilmiş bir miras” diye konuştu.
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını hedef alıyorlar”
AK Parti’li isimlerin direnişe ve tahliyeye ilişkin söylemlerine de tepki gösteren Gökçen, “Şimdi AKP’li milletvekilleri gelip geçip İzmir’e hakaret ediyorlar, dönüp de bu binadan DGM binası olarak bahsediyorlar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını yok sayıp, buradaki pankartı indirdikleri gibi Atatürk’ün mirasını da yok saymaya çalışıyorlar. Sanki öncesi hiç yok, DGM’nin öncesi yokmuş gibi davranıyorlar. Darbeci ve cuntacı anlayışlarını buradan bile belli ediyorlar aslında. Bu bina bir dönem DGM olarak kullanılmış, hafızalara kazınmış. Orada yargılananlar bugün burada nöbet tutuyor. Ama DGM’den öncesi de var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası var” ifadelerini kullandı.
Tahliyenin ardından Meslek Fabrikası’nda asılı olan, Mustafa Kemal Atatürk imzalı tapu belgesi pankartının indirilmesine tepki gösteren Gökçen, “Atatürk’ün mirasını silmek istedikleri o pankartı indirmekten utanmamalarından belli. Burası Büyükşehir’in mülkiyet hakkının olduğu, tapuda tescilli bir yer. Daha önce Aziz Kocaoğlu döneminde de 2007 yılında buradaki şerh kaldırılmış. Büyükşehir’in mal varlığıyla yaptığı bir ödeme sonucunda o şerh kaldırılmış. Ardından restorasyon yapılmış, halkın kullanımına açılmış ve Meslek Fabrikası haline gelmiş. Şimdi buraya gelenler, el koyanlar sadece bir binayı hedef almıyor. Sadece Büyükşehir Belediyesi’ni, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini hedef almıyor. İzmirlileri hedef alıyor, halkı hedef alıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını hedef alıyorlar” dedi.
“Yargı sürecinden haklı çıkacağımıza eminiz”
Yargı sürecinin sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine karar çıkacağına inandıklarını vurgulayan Gökçen, “Birincisi bu yaptıkları Anayasa’ya aykırı. İkincisi, yaptıkları kendi kanunlarına bile aykırı. Tapusu var, mülkiyet hakkı var, şerhi kaldırılmış, restorasyonu yapılmış. Hukuken bu yüzden zaten dava devam ediyor. Yargı sürecinden haklı çıkacağımıza eminiz. Ama Anayasa’dan, hukuktan bile daha önemli bir şey varsa o da milletin vicdanıdır. İzmirlilerin vicdanında bu binaya bu şekilde el konulması, bir mirasın bu şekilde gasp edilmesi, Atatürk’ün adının yok sayılması asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

