Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ZEKİ SARIHAN
ZEKİ SARIHAN

Köy Enstitülerini Kim Kapattı?

Her 17 Nisan günü aydınlarımız kaleme sarılır. Köy Enstitülerini anlatan birer yazı paylaşırlar. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla bu yıl enstitüler hakkında yazanlar geçen yıla göre daha da arttı. Bu iyi bir şeydir. Bir değerin yıllar sonra anlaşılması anlamına gelir. Ne demişler: “Altın yere düşmekle değerinden bir şey kaybetmez.

1940 yılında CHP’nin tek parti yönetiminin yürürlükte olduğu yıl, İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in girişimiyle, İsmet İnönü’nün desteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkan 3803 sayılı yasayla Enstitüler kuruldu. Bakanlık zaten 1936’da Eğitmen Kuralları ve 1937’de Köy Öğretmen Okullarıyla sisteme hazırlık yapıyordu.

Enstitüler, özgün yapılarıyla 1946’ya kadar faaliyet gösterdiler. Bu tarihten başlayarak devletin gözünden düştü. Çeşitli suçlamalarla karşılaştı. Onu Enstitü olmaktan çıkarmaya yöneticilerini değiştirmekle başladılar. Hasan Ali Yücel’ 1946’da hükümet değişikliğinde bakanlar kurulunda yer verilmedi. Genel Müdür İsmail Hakkı Tonguç ve Enstitülere ruh veren müdürler görevlerinden alındı. Yüksek Köy Enstitüsü kapatıldı. Enstitü mezunları askerde yedek subay olarak görev yapacakken çavuş çıkarıldı, dahası arkalarına adam takıldı.

Niçin?

Enstitüler hakkında kitap yazan arkadaşların çoğu bu soruyu açıkta bırakıyor. Çünkü bunun gerekçesi bugün bile el yakıyor!

Köy Enstitüleri, “Komünistlik yapıyor” gerekçesiyle kapatıldı. Bütün bir köy enstitüsü topluluğunun komünist olduğunu söylemek elbette mümkün değildir. Ancak gene de İkinci Dünya Savaşı şartlarının dünyada yaygın olan ideolojilerinden komünizm Türkiye’deki karanlıktan sızarak başka bazı noktalara olduğu gibi enstitülere sızmıştır. Bunu “Enstitülerde gelişen “Halkçılık” olarak ifade etmemiz mümkündür ve doğrudur. Ama Enstitü düşmanları halkçılık kavramını değil, komünizm kavramını kullandılar. Fakir Baykurt son sınıfta nasıl sorgulandığını “Köy Enstitülü Delikanlı” kitabında anlatır. Meclis başkanının Hasanoğlan’a gidip öğrencileri sorguya çektiği yıllardır. Nazım Hikmet 1938’de niçin mahkûm edilmiş, Sabahattin Ali 1949’da niçin katledilmişse Enstitüler de aynı gerekçeyle kapatılmışlardır.

Köy Enstitülerini, açan parti yani CHP kapatmıştır.

Fakat, aydınlarımız bunu belirtmekten bucak bucak kaçınırlar. Öyle olunca da yazdıkları değerinden çok şey kaybediyor. Çünkü, bundan CHP’ye bir manevi zarar geleceğinden kaygı duyarlar. O parti, hep iyi yaptıklarıyla anılmalıdır…

Peki Köy Enstitülerini kimler kapatmıştır. Buna verilen en yaygın yanıt “Ağalar”dır. Sanki enstitü mezunları ağaların topraklarını ellerinden alıp topraksız köylüye dağıtmış gibi. Enstitü mezunları köylerde toprak dağıtım komisyonlarının başında bulunuyormuş gibi!

Enstitüleri, Demokrat Parti’nin, Menderes’in kapattığını ileri sürenler de vardır. Oysa Demokrat Parti iktidarının yaptığı 1954’te enstitülerin adını İlköğretmen Okulu olarak değiştirmekten ibarettir.

17 Nisan 2026 Cuma günkü bir gazetemizin ikinci sayfasında enstitülerle ilgili bir yazıda enstitülerin kolunu kanadını kıranların “aydınlıktan korkanlar, çıkarı bozulanlar” olduğu yazılıyor. Bu ifadede ne sınıfsal, ne ideolojik bir anlam yoktur. Kimlerdir bu aydınlıktan korkanlar? Şeriatçılar mı? Çıkarı bozulanlar kimlerdir ve enstitü sisteminde çıkarları neden bozulmaktadır.

Bunun yanıtı enstitüleri, iktidarda bulunun CHP burjuvazisinin kapattığıdır. Açanlar da onlardı. Kapatmalarının nedeni, enstitülerde aradıklarını bulamamış olmalarıdır. Onlardan bekledikleri  enstitüleri, köy okulunda öğrencileri okutmaktan başka köyde tarım ve iş hayatını modernleştirmekti. Fakat onlar daha mezun olmadan Türkiye köylüsünün ağa, tefeci ve bürokrasi elinde nasıl ezildiğini görerek şiirleri ve yazılarıyla buna isyan etmişler, yalnız ağa ve tefeciler için değil devleti elinde tutan burjuva için de tehlike oluşturmuşlardır. CHP, Yücel ve Tonguç’u ve onların arkadaşlarını feda ederek kapitalizm yoluna devam kararı almıştır. Üstüne üstlük Amerikan’ın da dümen suyuna girmiştir.

Köy Enstitülerini CHP’nin açtığı bir gerçek ve bu gerçeği belirtmeden konu hakkında yazı yazmak mümkün değilse, onu gene CHP’ni kapattığını anlatmak da bir zorunluluktur. Bunu yazmazsak yazımız inandırıcılığını kaybeder. CHP’li aydınların da bu gerçeği belirtmelerinde fayda verdir.

Çünkü gerçeği temel almayan hiçbir tez inandırıcı olamaz.

https://www.zekisarihan.com/

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER