Haber: Mehmet OFLAZ – Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) – CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, AİHM’in Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunu ciddi bularak Türkiye’den 6 soruya yanıt istemesine ilişkin, “Diyorlar ki kısacası ‘siz bu insanı içeriye attınız çünkü siyaseten rakibiniz.’ Yani bunu dünyada hiç kimseye anlatamazsınız. Bir sonraki seçimdeki en önemli, en güçlü rakibinizi içeri atmanızı hukukla falan izah edemezsiniz. AİHM’in de temelde çıkış noktası siyasal bir süreç olduğu, temel bir hak ihlali olduğu. Sadece Ekrem Bey ile ilgili bir hak ihlali değil, Ekrem Bey’in temsil ettiği yurttaşlar, ona destek veren yurttaşlar temelinde de büyük bir siyasal hak ihlali olduğu üzerine bir şey oluşturuyor belli ki” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu İBB Davası’nın duruşması 21. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda, devam ediyor.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, CHP milletvekilleri olarak davayı takip ettiklerini belirterek, “Sadece buraya gelmiyoruz, detaylarla da ilgileniyoruz. Her aşamasını takip ediyoruz. Bu bir kere Türkiye’nin tarihinde daha önce de olan bir siyasi davadır. Siyasi rakibinizi çökertmek adına gayrimeşru yöntemlere başvurulan bir davadır. Toplu bir davadır ve hukukla hiçbir ilgisi olmayan siyasi bir dava. Temelde iki tane amacı var. Birincisi, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek. İkincisi de İBB’nin işleyişini felce uğratarak belediyemizin çalışmadığı algısını yaratmak. İBB ile iş ilişkisi olan, vesaire iş dünyasını ürkütmek” diye konuştu.
İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’ı yakından tanıdığını vurgulayan Taşkın, şunları kaydetti:
“Çok titiz, haysiyetli bir insan. Belediyeyle hiçbir kamu görevlisi olma üzerinden bir iletişim olmamış. Seçim zamanlarında Ekrem Bey’le çalışmış, yani bir iletişim ajansı. Onunla ilgili hiçbir şey bulamamışlar. Hiçbir şey yok zaten somut. Ne yapmışlar? Ekrem Bey’in siyasal etkisi, gücünde, başarısında rolü var ya,’ bunu içeride tutmamız’ lazım. ‘Nasıl tutacağız?’ Casusluk’ diye bir şey uydurmuşlar. Çok özür diliyorum. Yani devletimizin bu kadar ciddiyetsiz bir şekilde anılması… Bizim kafamızdaki devlet kurgusu bu değil ama buradaki temsiliyet yani ‘casusluktan tutalım’ diye bir şey uydurulmuş. Orada hiçbir şey yok, delil yok. Akıl dışı bir hiyerarşi oluşturmuşlar. Necati Bey’in hiç çalışmak istemediği, güvenmediği, kendisine birkaç defa gelen bir şahıs var: Hüseyin Gün diye. ‘Ya bununla bir şey olmaz, bu amatör bir arkadaş.’ dediği kişiyi örgüt hiyerarşisi içerisinde onun üzerine falan koymuşlar.”
Taşkın, tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak’ın savunmasını dinlediğini aktararak, şunları kaydetti:
“Sıfırdan başlayan bir çalışan kendisi, bir ajans kuruyor. Kaybettiği ihaleler var, aldığı ihaleler var, alamadığı ödemeler var. Bunu anlatıyor güzel güzel. 8-9 aydır bu arkadaş kendisini ifade etmek için beklemiş. Bu insana bu zulüm, gerçekten yakışmıyor. Niye burada peki? Çünkü birisi itirafçı olup içeri girmemek için birilerine çamur atmak durumunda kalmış. Yani mekanizmanın kendisi sakat. Ben açıkçası itirafçıları da etik olarak eleştiriyorum ama esas eleştirim bu mekanizmayı koyup delil bulmak yerine bu mekanizmaya abanan bir iddianame var. Bütünüyle boş bir iddianame. Neden? Basit bir şey söyleyeyim: Ben ‘Ahmet bana rüşvet verdi’ diye bir iddiada bulunuyorum diyelim veya rüşvet istedi. Bu iddia savcılık için başlangıç konusudur. Onu kanıtlayamadığı zaman, o iddiasını delillendiremediği zaman benim attığım, ortaya koyduğum şey hiçbir şekilde hukuki sisteme giremez. Burada ne görüyoruz? Tamamen iftiralar üzerinden delillendirememiş koskoca bir iddianame. Bütünüyle boş bir iddianame ve biz bunu burada görüyoruz, şahit oluyoruz. Elbette halkımıza da anlatacağız. Sizin de tabii burada ciddi bir rolünüz var tabii ki. Buraya gelen her medya mensubunun ileride teşekkürlere değer olduğunu düşünüyoruz.”
“Bunu dünyada hiç kimseye anlatamazsınız”
CHP’li Yüksel Taşkın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Ekrem İmamoğlu’nun başvurusunu ciddi bularak, Türkiye’den 6 soruya yanıt istemesini de değerlendirdi. Taşkın, “Elbette o soruların temelinde şunu görüyoruz: Daha önce Selahattin Demirtaş’la ilgili de benzer bir şey vardı. Yani diyorlar ki kısacası ‘siz bu insanı içeriye attınız çünkü siyaseten rakibiniz’. Yani bunu dünyada hiç kimseye anlatamazsınız. Bir sonraki seçimdeki en önemli, en güçlü rakibinizi içeri atmanızı hukukla falan izah edemezsiniz. AİHM’in de temelde çıkış noktası siyasal bir süreç olduğu, temel bir hak ihlali olduğu. Sadece Ekrem Bey ile ilgili bir hak ihlali değil, Ekrem Bey’in temsil ettiği yurttaşlar, ona destek veren yurttaşlar temelinde de büyük bir siyasal hak ihlali olduğu üzerine bir şey oluşturuyor belli ki” dedi.
Taşkın, “Biz Türkiye’nin her yerine adım adım, iktidara yakın medyayı da izleyen vatandaşlarımıza burada olan bitenin esasta ne olduğunu ve burada olan biten, yapılanın onun hürriyetinden değil sadece ekmeğinden de çaldığını, ekonomisini de yok ettiğini, Türkiye’yi istikrarsız hale getirdiğini, Türkiye’nin artık bu tarz seviyesiz yargı süreçlerini, temelde siyasi olan yargı süreçlerini aşması gerektiğini tek tek herkese ulaşıp anlatacağız. Bu da bizim borcumuz” ifadelerini kullandı.

