Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) – CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 21. günü, sanık savunmalarıyla devam ediyor. Tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak, hakkındaki suçlamaları reddederek, “Böyle bir iş sürecini Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve ilgilileri de CC’ye eklerim” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu İBB Davası’nın duruşması 21. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda, devam ediyor.
Duruşmada, tutuklu sanık reklamcı Esma Bayrak’ın savunması alındı. Eylem 13 kapsamındaki “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, eylem 30 kapsamındaki “kamu kurum kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” ve eylem 68’deki “ihaleve fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık kapsamında yargılanan Bayrak, savunmasında şu ifadelere yer verdi:
“Google, Meta, TikTok, Twitter, hiç fark etmez, reklam aracı olsun, raporlama aracı olsun, bunlar aslında birbirlerinin rakibidir. Kendi algoritmalarıyla elde ettikleri verileri kimseye vermezler, ki zaten bu, var oluş amaçlarına terstir, bunlar adeta günahını bile vermezler. Çünkü ‘En iyisiyiz, en gerçeğe en yakın veriyi biz sunuyoruz’ iddiasındadırlar. Bu yüzden zaten ‘İstanbul Senin’ uygulamasında Google Etiket Yöneticisi yok. Ancak o gördüğünüz maillerdeki Google Etiket Yöneticisi’ne neyi entegre ederseniz edin, zaten kişisel veriye erişemez, teknik olarak bu mümkün değildir. Üstelik teknik olarak böyle bir veriyi indirebileceğiniz bir araç da yoktur. Bir haftadır bunu konuşuyoruz, Başkanım aslında basit bir kodun ne kadar kafa karışıklığı yarattığına şahidiz. On yıldır en az ayda bir kez bu kurulumu yapan bir uzman olarak size şu detayı vermek istiyorum, normalde dijital reklamlar için bu kodu ben on yıldır gönderiyorum. Mesleğe ilk başladığımda bu kodu hazırlayıp müşteriye gönderirdim. Ancak müşteriler, yazılımcılardan gelecek ek sorular nedeniyle bunu tercih etmeyip, maili benim göndermemi istediler. Bu talep o kadar sık tekrarlandı ki artık bende refleks haline geldi. Burada, bir tarafta bu verileri kullanmaya ihtiyaç duyan kurumsal iletişimciler, ki yazılımdan anlamıyorlar, diğer tarafta da yazılımı yapan ama Google Tag Manager’ı bilmeyen ve kodu eklemesi gereken yazılımcılar var. Haliyle ben de artık bir refleks olarak bu kodu oluşturur, yazılımcıya gönderirim. CC’ye de bu kodla ilgili veriye ihtiyaç duyan kurumsal iletişimcileri, işin sahibini, projenin sahibini; eğer bu kodla ilgili performans ölçümlemesi yapacak, reklam açacak bir ajans varsa ajanstaki ilgilileri eklerim. Yani zaten işin doğası budur.
Açıkçası böyle bir iş sürecini Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve ilgilileri de CC’ye eklerim. Başkanım, Erol Bey’in gönderdiği mailler de bu çerçevededir ve hiçbirinin ‘İstanbul Senin’ ile ilgisi yoktur. Ajansımı kurarken, hatta Roma’da çok sevdiğim, Ponte Sisto diye bir yer vardır, eğer tutuklu yargılanmamış olsaydım size farklı yıllarda çekilmiş fotoğraflarını da sunardım, bu Ponte Sisto’dan esinlenerek ajansımın adını koydum.”
“Reklam planlamalarında, düşük bütçeyle doğru kitleye ulaşacak çalışmalar yaptım”
Esma Bayrak, dijital reklamlarla ilgili raporlama ve planlama sunduğu dönemde, İBB iştiraklerinin kurumsal hedeflerini, onların iletişim dilini, özel sektörden çok farklı olan onay ve iş süreçlerini, hak ediş ve hak edişe dair raporlamaların nasıl yürütüldüğünü öğrendiğini belirterek, “Dijital reklamlarda harcanan bütçenin kamu bütçesi olduğunun bilinciyle reklam planlamalarında düşük bütçeyle, doğru zamanda, doğru mecrada, doğru kitleye ulaşacak çalışmalar yaptım. Hatta öyle ki, kurumların dijital reklam için ayırdığı bütçenin altında harcama yaparak hedeflerine ulaşmasını sağladım. Hemen burada bir parantez açayım. Yıllar içerisinde, doğrudan ya da reklam hizmeti alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğim için, iddianamede ‘iletişim çadırı’ olarak geçen ve farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde fiziksel olarak bulunuyordum” diye konuştu.
Dijital reklamcı olduğunu, artık gelişen teknolojiyle, oturduğu yerden ekranlara reklam verebilecek imkana sahip olduğunu belirten Bayrak, “Bundan iki yıl önce Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldım ve hâlâ ödememi alamadım. Üstelik bu işi yaptığımı buradaki yöneticilerin çoğu da bilmiyordur. Bu işi yine bir ajansa, ajans hizmeti olarak verdim; yani doğrudan bir ilişkim bile yoktu ve hâlâ ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsaydı, bu ödemeyi alamaz mıydım? Size en basit ve en rahat kanıtlayabileceğim örneklerden biri de budur” dedi.
“Babama beyin kanseri tümörü teşhisi koyuldu”
Bayrak’ın savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sorgusu sırasında Mahkeme Başkanının sorusu üzerine Esma Bayrak, babasının hastaslığını anlattı. Bayrak, “Mayıs ayında babamın beyin kanseri tümörü teşhisi koyuldu ve Haziran’da kendisi ameliyat oldu. Ağustos’ta beni kolluk kuvvetleri aldığında babamın radyoterapisinin sürecindeydi. 24 saat babamın yanındaydım ve işle de ilgili Allah’tan çalışanlarım vardı da dijital reklam tarafı hiç durmadı, bana hiçbir şey yansıtmadılar. Ama işin saha kısmından alacağım işin peşine düşmeyi bırakın, işle ilgili akla hiçbir şey gelmedi. Her şey o kadar kötü denk geldi ki, işi teslim alma, peşine düşme psikolojim de yoktu. Babam ikinci ameliyatını oldu” dedi.
Esma Bayrak’ın ardından avukatı Mert Er Karagülle konuştu. Duruşmaya bir saat ara verildi. Ara için tutuklu sanıklar aşağı indirilirken izleyiciler “Esma harikaydın, ağzına sağlık” diye seslendi.

