Haber: Hilal ACAR / Kamera: Gurbetelli Yalçın
(ANKARA) – Eğitim sendikaları, Şanlıurfa Siverek’te bir lisede düzenlenen silahlı saldırıyı Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto etti. Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Bu cinayetlerin faili onu işleyenler değil, bu tedbirleri almayan, sorumluluklarını yerine getirmeyen, sorumsuz olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi. Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş de “Eğitim alanında yaşanan çöküşün, bu şiddet ikliminin baş sorumlusu olduğu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim emekçilerinden, öğrencilerden ve toplumdan derhal özür dilemeli ve görevinden istifa etmelidir” diye konuştu.
Eğitim-İş, Eğitim Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen, Öğretmen Sendikası, Anadolu Eğitim Sendikası, Tüm Öğretmenler Sendikası ve Türk Eğitim Sendikası üyeleri, Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıyı protesto etmek için iş bıraktı, Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı.
Eyleme, CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe de destek verdi.
“Bakan istifa”, “Mesleğime kan değdi” ve “Öğretmene saygı geleceğe saygı” yazılı döviz ve sembolik olarak kanlı öğretmen önlüğü sergileyen eğitimciler “Öğretmene değil çetelere barikat”, “Okullarda şiddet Yusuf burayı terk et”, “Öğretmene değil tarikata barikat”, “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa” ve “Barikatın bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganları attı.
Bakanlık önündeki polis barikatı nedeniyle açıklama yapmak istemeyen eğitimciler, barikat açılana kadar oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminin ardından polisle müzakere etmeye çalışan eylemciler ile polis arasında arbede çıktı. Eğitimciler, arbede sonrasında barikatların açılmasını sağlayarak basın açıklamasını yaptı.
Özbay: “Hiçbir yerde güven yok”
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, polis barikatına tepki gösterek şöyle konuştu:
“Okulda öğretmenini koruyamayan, çocuklarını aç, susuz bırakan bakanlık, öğretmenin önüne barikat kurmuş. Okulda öldürülüyor. Bakanlık önünde gerçekleri söyleyecek, şiddete uğruyor. Yazıklar olsun Yusuf Tekin. Yazıklar olsun AKP. Yazıklar olsun. En güvenli olması gereken yerlerdir okullar. Eğer ki bir toplumda okulda şiddet varsa, okul adeta bir cinayet mahalline dönüştüyse o toplumda hiçbir yerde güven yoktur. Hiçbir yerde güven yoktur. Bakın, bugün bakanlığın giriş kapısından girmek istesiniz, güvenlikle karşılaşırsınız. Bakanlara bir şey söylemek isteseniz, yanlarında koruma ordularıyla karşılaşırsanız. Bakanlıktan içeriye girerken çantanızda tırnak makası olsa alınır. Meclis’ten içeriye girerken, yakınızda rozet olsa çıkartılır. Öğretmen arkadaşlarımız sınavlarda görev alırken, cebindeki anahtar alınsın, bugün Türkiye’de okula pompalı tüfekle gidiyorlar, bugün okulda öğretmenler öldürüyorlar.
Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş ise Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen silahlı saldırıda yaralananlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, şunları söyledi:
“Bugün burada, dün yaşanan ve hepimizi derinden sarsan olayın ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırı, yalnızca bir okulda gerçekleşmiş münferit bir olay değildir. Bu olay, içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal düzenin, eğitim sistemi ve kamusal sorumluluğun nasıl aşındığını açık biçimde ortaya koyan ağır bir kırılmadır. Henüz çok yakın zamanda, sınıfında ders anlatırken katledilen meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısı hala tazeyken, bugün bir başka okulda bir başka trajedinin yaşanması tesadüf değildir. Bu durum, sistematik bir çürümenin, derinleşen şiddet ikliminin sonucudur. Okullar artık yalnızca eğitim verilen yerler olmaktan çıkarılmış, kutuplaştırmanın, çeteleşmenin ve şiddetin alanı hâline getirilmek istenmektedir. Buradan açıkça ifade ediyorum, eğitimde eşitsizlikleri derinleştiren, kamusal niteliğini aşındıran, okulları bilimsel ve laik temellerden uzaklaştıran siyasi anlayış, denetim mekanizmalarını işlevsizleştirmiş bürokratik yapı ve bu sürecin sorumluluğunu taşıyan yöneticiler bu tablonun doğrudan sorumlusudur.

