Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ege Lezzetleri Festivali’nde mutfaktaki yemekler kazanç oluyor… Didim Belediye Başkanı Gençay: “‘Silkeleyin’ dediler, biz de sosyal belediyeciliği halkla birlikte hayata geçirdik”

Didim Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Ege Lezzetleri Festivali 3. gününde devam ediyor. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “’Silkeleyin’ dediler biz de silkelendik, kendimize geldik. Yapmamız gerekli olan sosyal belediyeciliğin ne olduğunu artık halkla birlikte hayata geçiriyoruz. Festivali biz yöre halkıyla birlikte yapıyoruz. Stantlarda vatandaşlarımız satış yapıyorlar, ekonomik kazanç elde etmeye çalışıyorlar. Belediyeye herhangi bir yükleri yok, kazançları var” dedi.

Didim Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Ege Lezzetleri Festivali 3.

Haber: Tenzile AŞÇI Kamera: Özgür ŞENGÜL

(AYDIN) – Didim Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Ege Lezzetleri Festivali 3. gününde devam ediyor. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “’Silkeleyin’ dediler biz de silkelendik, kendimize geldik. Yapmamız gerekli olan sosyal belediyeciliğin ne olduğunu artık halkla birlikte hayata geçiriyoruz. Festivali biz yöre halkıyla birlikte yapıyoruz. Stantlarda vatandaşlarımız satış yapıyorlar, ekonomik kazanç elde etmeye çalışıyorlar. Belediyeye herhangi bir yükleri yok, kazançları var” dedi.

Aydın’ın Didim ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen ve Ege mutfağının tatlarını bir araya getiren Ege Lezzetleri Festivali 3. gününde devam ediyor.

Festival, Ege yöresine ait birçok lezzetin tadımına ve yerel üreticinin ürünlerini sergilemesine olanak sağlıyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, festivalle yerel lezzetleri tanıtmayı ve bölge halkına ekonomik katkı sunmayı hedeflediklerini söyledi.

“Festivallerle bilmeyenlere anlatmaya çalışıyoruz”

Festivale ve içeriğine ortak akılla karar verildiğini belirten Gençay, şunları söyledi:

“Festivalleri, bir ilçenin tanıtımına katkı sunan, hangi konuyla ilgili festival yapılıyorsa o konuda gelişmesini sağlayan etkinlikler olarak nitelendiriyorum. Bizim gastronomiyle, Didim’deki yemek kültürüyle, Ege’nin tatlarıyla ilgili herhangi bir faaliyetimiz maalesef yoktu. Bunun üzerine üniversiteden hocalarımızla bir araya gelerek ‘Ne yapabiliriz’ diye konuştuk ve Ege Lezzetleri Festivali’ni yapmaya karar verdik. İsmine de burada yaşayan halkımızla birlikte karar verdik. Üç günde çok yoğun talep var, gelenlerden çok olumlu dönüşlerimiz var. Akköy’e, Didim’e Ege’nin lezzetlerine çok büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Didim sadece tarihin ve turizmin olduğu yer değil, tarımın da olduğu bir memleket. Ben bunu üç ‘T’ olarak ifade ediyorum. Tarım, turizm ve tarih diye. Bunların üçünün bir aralığı da olduğu tek yer Didim. Bunu da festivallerle bilmeyenlere ve tüm dünyaya anlatmaya çalışıyoruz.”

“Ekonomik olarak burada yaşayan tüm vatandaşlarımızın festivale katılımını sağladık”

Festivalin bölge halkına ekonomik katkı sağladığının altını çizen Başkan Gençay, “Zaten başarıyı da orada elde ettik. Bahçelerini açtılar, evlerini açtılar. Mutfaklarında kendi tencerelerinde, kazanlarında ve fırınlarında yaptıkları tüm yiyecekleri gelen tüm misafirlerimize sunuyorlar. Bunun yanında daha rahatlıkla sunabilmeleri için biz belediye olarak stantlar oluşturduk. Sokakların isimleri var. Her bir sokakta farklı lezzet tatmalarını da sağladık” dedi.

“Silkelenmekten de korkmuyoruz”

Gençay, festivalin sosyal belediyecilik anlayışının sonucu olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“’Silkeleyin’ dediler biz de silkelendik, kendimize geldik. Yapmamız gerekli olan sosyal belediyeciliğin ne olduğunu artık halkla birlikte hayata geçiriyoruz. Halkla birlikte hareket ediyoruz. Ve silkelenmekten de korkmuyoruz. Varsa bir suçumuz, varsa bir günahımız bunun da tabii ki bedelini öderiz. Ama biz halka hizmet için çalışıyoruz. Halkla birlikte de bunu sürdürüyoruz. Festivali biz yöre halkıyla birlikte yapıyoruz. Bizim herhangi bir ek bütçeye de ihtiyacımız yok. Çünkü herkes mutfağında bunları hazırlayıp getiriyor. Mutfağında hazırladıklarını burada misafirlerine sunup bunlardan ekonomik olarak değer elde ediyorlar. Bunun dışında sokak lezzetleri oluştururuz. Esnaflar gelip stantlarını açıyorlar. Biz sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiğimiz için belediyeciliğin sadece yol yapmak, park yapmak, kanalizasyon yapmak olmadığını biliyoruz. Günümüz şartlarında ekonomik olarak çok zor durumda olan özellikle kırsal mahallelerimizde yaşayan çiftçilerimiz, emeklilerimiz, öğretmenlerimiz, gençlerimiz, kadınlarımız ekonomik olarak zor durumdalar. Stantlarda da bu vatandaşlarımız satış yapıyorlar, ekonomik olarak kazanç elde etmeye çalışıyorlar. Biz de onların yollarını açıyoruz. Belediye herhangi bir yükleri yok, kazançları var.

“Diğer festivallere pasaport konusunda da öncülük yapacak”

Festivale özgü “lezzet rotası pasapportu” uygulamasını ve keşkek karım ritüelini de açıklayan Gençay, şöyle konuştu:

“Pasaportla birlikte tadım yapılıyor. İlk festivali hazırlarken gastronomi hocalarımızdan destek aldık. Gastronomiyle ilgili bir festival yapacaksak bunun uzmanlarıyla çalışmamız, onların yol göstericilerine de ihtiyacımızın olduğunu düşündük. Milet, Thales’in doğduğu memleket ve Apollon var kehanet merkezi. O dönemlerde burada hangi otları yiyorlardı? Hangi yemekleri yiyorlardı? Buradan yola çıkarak ‘Bir festival yapalım mı’ dedim. Oradan yola çıkarak lezzet pasaportlarını oluşturdum. Hocamız, ‘Birçok festivale gidiyoruz. tatları alabilmek için insanlar çok büyük kargaşaya uğruyorlar. Biz pasaport oluşturalım ve bunu çok cüzi, sembolik rakamlarla, bunları tatmak isteyen vatandaşlarımıza, misafirlerimize sunalım. Onlar da sadece ot tatları tatmak için duraklara gitsinler’ dedi. Bütün sokaklara yayılmış durumda lezzet pasaport duraklarımız. Lezzet duraklarında pasaporttan faydalanan misafirlerimiz de o geçmişten günümüze gelen reçetelerin tadına bakıyorlar aslında. Bizim kadim topraklardaki yenilen yemekleri anlatıyorlar. Onları tadıyorlar. Çünkü gezip dolaştığımız zaman aklımızda kalacak sadece damak tadımız. O damak tadını bırakmak istiyoruz. Çok da olumlu dönüşlerimiz var bununla ilgili. Herkesin çok hoşuna gitti. Bence Akköy’deki yaptığımız Ege Lezzetleri Festivali, diğer festivallere pasaport konusunda da öncülük yapacak.

“Sürekli devam etmesini istiyoruz”

Keşkek ve aşuremiz var. Farklı tatlar bir araya gelerek çok güzel bir tat ortaya koyuyorlar. Aslında bizim genel kültürümüzü, Türkiye’de yaşayan, Anadolu’da yaşayan insanlarımızın kültürünü anlatıyor aşure. Keşkek de onun farklı bir versiyonu. Burada onların da ön plana çıkmasını istiyoruz. O da bizim kültürümüz çünkü. Keşkek dövme ritüellerimiz var. Davulla, zurna ile ateş üzerinde döverek yapılıyor. Bunun da sürekli devam etmesini istiyoruz. Festivalimiz boyunca da bunları gelen misafirlerimize anlatıyoruz.”