(SAKARYA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Havaalanı yapıyorlar uçuş garantisi var, otoban yaptırıyorlar araç garantisi var, köprü yaptırıyorlar geçiş garantisi var, hastane yapıyorlar hasta garantisi var. Ama çiftçiye, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. CHP iktidarında çiftçi ne ekeceğini, kaça satacağını bilecek. Çiftçide de süt üreticisinde de alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil, garantiyi size çiftçilere vereceğiz” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” eyleminde yaptığı konuşmada, eyleme Manisa’daki Mesir Festivali’nden geldiğini belirtti. Özel, 1989’dan bu yana Sakarya’da belediyeyi kazanamadıklarını kaydederek, “Sakarya’ya küsmedik, kusuru Sakarya’da bilmedik, Sakarya’ya sırtımızı dönmedik, hep sevdik, Sakarya için iyi şeyler söyledik. Sakarya’nın seçtiklerine saygı duyduk” dedi. Özel, şunları kaydetti:
“Sakarya’da iki milletvekiline ulaştık, bundan sonra bir daha bırakmayacağız. Sakarya’nın tercihleriyle bir derdimiz yok. Artık dönem kardeşlik dönemidir, geçim dönemidir, yoksulluktan hep birlikte kurtulma, işsizlikten hep birlikte kurtulma, köylünün, çiftçinin yüzünü güldürme zamanıdır. Sakarya, yorulmuş bir iktidarın, yandaş kayıran vatandaşı unutan bir iktidarın, sorun çözmeyen, öteleyen bir iktidarın, emekliyi 20 bin TL’ye, emekçiyi 28 bin TL’ye mahkum eden bir iktidarın kalesi olamaz. Kale siyaseti bitmiştir. Sakarya bundan sonra milletin kalesidir. Siyaset insan için yapılır, insanla yapılır, insan içinde yapılır. Sizden vaktiyle oy alanlar, artık sokakta varlar mı? Esnaf gezip, ekonominin durumunu konuşabiliyorlar mı? Yoksulluğa, işsizliğe bir çare söyleyebiliyorlar mı? Madem sokakta yoklar, meydandan, insandan, halktan kaçıyorlar, işte artık bu iktidarın miadı dolmuştur, bu iktidar yorulmuştur. Salonların partisi AK Parti değil, meydanların, halkın, milletin partisi iktidara gelmelidir.
“İçe sinen bir kentsel dönüşüm yapmadılar”
Oyunuzu alıp gidiyorlar, bir daha da buralara uğramıyorlar. 1999 depreminin üzerinden 27 yıl geçti, 27 yıl sonra halen daha depremin acıları, izleri devam ediyor. Kentsel dönüşüm beklentisi var, yıllardır oyalandılar. İçe sinen bir kentsel dönüşüm yapmadılar, verdikleri sözü tutmadılar, öğrenciler riskli okullarda, kalabalık sınıflarda okuyorlar. Üç yılda bile sözlerini tutamadılar, ama iktidarları boyunca halen depremin izlerini silmediler. Sakarya gibi depremin yaralarının sarılması gereken bir kente gelince, insan burada uzanmış devletin şefkatli bir elini arıyor. Bu şehre pozitif ayrımcılık yapılsın diye bekliyorsunuz. Sakarya geçen yıl 70 milyar TL vergi vermiş, yatırım bütçesinden 12 milyar TL yatırım almış. Ben beklerim ki Sakarya bir vergi versin, üç hizmet alsın. Sakarya yedi vermiş, bir almış. Buradan size söz veriyorum. Bu devran değişecek, bu düzen değişecek, AK Parti’nin kara düzeni gidecek, Sakarya’nın derdini çözecek bir iktidar gelecek.
“İktidara geldiğimizde TOKİ yurt yapacak, lojman yapacak”
Bir yandan Sapanca Gölü’ne adeta eziyet ediyorlar. İktidar bu sorunu çözeceğine, özel projelerle su getirip gölü kurtaracağına, halen daha göle dolgu yapılmasına izin veriyor, kaçak iskeleleri önlemiyorlar. Bir an önce Bağımsız Havza Yönetim Üst Kurulu kurulmalıdır, Sapanca Gölü mutlaka kurtarılmalıdır. Sakarya’da Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakım, kardiyoloji ve yan branşlarda yetersizlik var, 500 kişiye bir hekim düşüyor. Şehir hastanesi dokuz yıldır bitmedi. Sağlık planlamasına ihtiyaç var. Çok uzun süredir bu sorunlar çözülmüyor. Sakarya’da dört yılda kiralar yüzde 970 artmış, ev fiyatları yüzde 700 artmış. Kira ortalaması 25 bin TL’ye dayanmış. Büyük bir barınma krizi var, bu yüzden göç var, bu yüzden bu şehre kimse öğretmen olarak da doktor olarak da gelmek istemiyor. Bu iktidar ilk geldiğinde bütün lojmanları satışa çıkarmıştı, şimdi onun acısını doktor eksiğiyle hemşire eksiğiyle çekiyoruz. Bunun için iktidara geldiğimizde TOKİ öyle zenginlere villalar yapmakla, pahalı konutlar yapmakla değil, öğrenciye yurt yapmakla, devlet memuruna lojman yapmakla meşgul olacak. Bu barınma krizini kökünden çözeceğiz.
“Devlet, stratejik alanlardan asla geri çekilmemelidir”
Gelir adaletsizliğine, vergi adaletsizliğine, sosyal hayattaki adaletsizliklere, mahkemedeki adaletsizliklere hep birlikte isyan ediyoruz. Samanı dahi ithal eden, çiftçisini, üreticisini, hayvancılıkla uğraşanı perişan eden bir ülke haline geldik. Sakarya’da bunun çok somut bir örneği var, o da Et ve Süt Kurumu’nun kombinasının kapatılması, çalışanlarının çevre illere gönderilmesi, yenisini yapacağız denilmesi ama yapılmaması. Sakarya’daki yüksek et fiyatlarını buna bağlıyor Sakaryalılar. Bir şeker fabrikası gerçeğimiz var. 2013 yılında Sakarya’nın şeker fabrikasını özelleştirdiler, o günlerde CHP bu işe karşı çıktı, kimseyi dinlemediler. 600 bin ton şekerpancarı üretilirken 60 bin tona düştü, özel şirket üretimi durdurdu, 500 işçi, işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Devlet, stratejik alanlardan asla geri çekilmemelidir. Dünya büyük bir gıda krizi yaşarken, Türkiye gıda enflasyonunda dünya üçüncüsü haline gelmişken, et kombinaları kapatılamaz, Et ve Süt Kurumu kapatılamaz. Şeker gibi stratejik bir ürünün fabrikaları özelleştirilemez. Türk Telekom gibi kurumlar satılamaz, memleketin tersaneleri, rafinerileri özelleştirilip Türkiye güvencesiz bir hale getirilemez. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu tüm işletmeleri yok pahasına satıp, hem bu işsizliği, hem bu enflasyonu yaratanlar, bu işin birinci müsebbibidir. Sakarya’ya sözüm olsun, o şeker fabrikası yeniden açılacak, Et ve Süt Kurumu yeniden açılacak. Bu iktidar Sakarya’nın bereketini kaçırdı. Yüzde 12, son 20 yılda tarım alanlarındaki kayıp. Sadece tütün üreten, sadece buğday ekilen bir yerden bahsetmiyoruz, Sakarya’dan bahsediyoruz.
“Garantiyi çiftçiye vereceğiz”
Bu sene nasıl suçüstü yakalandılar. Yılın ilk üç ayında faize 876 milyar lira para ödediler, çiftçiye 60 milyar lira destekleme ödediler. Her 100 liranın 20 lirası faize gidiyor, 1,5 lirası çiftçiye gidiyor. Kötü yönetiyorlar, CHP iktidara hazırdır. Biz iktidarımızda planlı üretime geçeceğiz ve çiftçiye alım garantisi vereceğiz. Havaalanı yapıyorlar uçuş garantisi var, otoban yaptırıyorlar araç garantisi var, köprü yaptırıyorlar geçiş garantisi var, hastane yapıyorlar hasta garantisi var. Ama çiftçiye, hayvancıya gelince bir başına bırakıyorlar. CHP iktidarında çiftçi ne ekeceğini, kaça satacağını bilecek. Çiftçide de süt üreticisinde de alım garantisi olacak. Para babalarına, bankerlere, yandaşlara değil, garantiyi size çiftçilere vereceğiz.”
(SÜRECEK)

