(İSTANBUL) – Beşiktaş Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlediği “Cumhuriyet Söyleşileri”, 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile devam etti.
İlker Başbuğ, Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve Beşiktaş Belediyesi Başkan Vekili Rasim Şişman’ın da katıldığı etkinlikte, “Cumhuriyet’in İzinde: Türkiye’nin Yarını” başlıklı söyleşisiyle Cumhuriyet’in tarihsel yolculuğuna ilişkin önemli bilgiler verdi.
Katılımcılara hayatından kesitler sunulduktan sonra konuşmasına başlayan Başbuğ, “Üç gün sonra, Çarşamba günü Cumhuriyetimizin 102’nci yılını kutlayacağız. Geçtiğimiz bu zor günlerde sizinle olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet fikrinin ve düşüncesinin Mustafa Kemal Atatürk’te ilk olarak Manastır Askeri İdadisi’nde okurken oluştuğuna dikkati çeken Başbuğ, şunları dile getirdi:
“İlk Cumhuriyet düşüncesi Manastır Askeri İdadisi’nde oluştu”
“Mustafa Kemal Atatürk’ün sınıf arkadaşı olan Ali Fuat Cebesoy’un ‘Sınıf Arkadaşı’ adlı bir kitabı var. O kitabın 185. sayfasında; Mustafa Kemal’in Kurmay Yüzbaşıyken kendisini şöyle tanımladığı ifade ediliyor: ‘Dava; yıkılmak üzere olan imparatorluktan önce bir Türk Devleti çıkarmak. Meşrutiyetin ilanı yeterli olamaz. Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesi, Türk’ün aleyhinde olan düşmanlarımıza bırakılmamalıdır.’”
Cumhuriyet fikrinin Mustafa Kemal Atatürk’te diğer arkadaşlarından çok önce oluştuğunu kaydeden Başbuğ sözlerine, şöyle devam etti:
“Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nı beraber planladığı bir kadro var. Bu kadro bildiğiniz üzere Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Refet Bele ve Mustafa Kemal’den oluşmakta. Bu kadro Anadolu İhtilali’nin çekirdek kadrosudur. Ama Mustafa Kemal’in bu kadrodaki arkadaşlarından farklı bir durumu var. O da Cumhuriyet fikrinin ta o dönemde Mustafa Kemal’de yer etmiş olmasıdır. Bu farklılığın temel nedeni, Mustafa Kemal’in dört arkadaşından farklı olarak İstanbul dışında doğup büyümüş olmasıdır. Örneğin Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay’ın babaları sarayda görev yapan üst düzey komutanlardır. O dönem İstanbul dışındaki bölgeler taşra olarak adlandırılıyordu. Bu durum, Mustafa Kemal’in ülkeyi daha iyi tanıyıp önemli tahliller yapmasına sebebiyet vermiştir.”
“Atatürk’ün devrimleri kansızdır ve emsalsizdir”
Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri olduğu kadar siyasi bir deha da olduğunu belirten Başbuğ, “Tarihteki bütün devrimlere bakın; hepsi kanlı devrimlerdir. Atatürk’ün yaptığı devrimlere bakın; bir damla kan akıtılmamıştır. Bu gerçekten de dünya tarihinde emsalsiz bir durumdur. Bitmiş bir imparatorluğa son verip bir Cumhuriyet kuruyorsunuz ve bunu kan dökmeden gerçekleştiriyorsunuz” diye konuştu.
Son olarak Atatürk’ün Cumhuriyet tanımına ilişkin de bilgi veren Başbuğ, şunları söyledi:
“Cumhuriyet erdemdir”
“Mustafa Kemal Atatürk, 13 Ekim 1925 tarihinde İzmir Kız Öğretim Okulu’na gider ve orada bir konuşma yapar. Bu konuşmasında bir Cumhuriyet tanımı dile getirir ve çok önemli bir kavramın altını çizer. Der ki: ‘Cumhuriyet ahlak erdemliliğine dayanan bir rejimdir. Cumhuriyet erdemdir. Cumhuriyet yönetimi, namuslu ve erdemli insanlar yetiştirir. Milletin toplumsal düzeni, sükunu, şimdiki ve gelecekteki refahıdır.’”
Program sonunda Başkan Vekili Rasim Şişman tarafından Başbuğ’a Devrim Erbil imzalı tablo hediye edildi. Ardından programa katılanlarla toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Başbuğ, daha sonra kendi yazdığı kitabını imzalayarak katılımcılara hediye etti.

