Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Osmaniye’de sendikalardan 1 Mayıs açıklaması

Osmaniye Tabip Odası Başkanı Cuma Korkmaz, “Bugün ayrıştırmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya karşı birlikte durmanın birlikte üretmenin, birlikte mücadele etmenin zamanıdır. Gücümüzün birliğimizden geldiğini Türkiye’nin dört bir yanındaki 1 Mayıs alanlarında gösterelim.” dedi.

Osmaniye Tabip Odası Başkanı Cuma Korkmaz, "Bugün ayrıştırmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya

Haber: Erhan ÖZMEN

(OSMANİYE) – Osmaniye Tabip Odası Başkanı Cuma Korkmaz, “Bugün ayrıştırmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya karşı birlikte durmanın birlikte üretmenin, birlikte mücadele etmenin zamanıdır. Gücümüzün birliğimizden geldiğini Türkiye’nin dört bir yanındaki 1 Mayıs alanlarında gösterelim” dedi.

Osmaniye’de DİSK Dev Sağlık-İş, ADD ve TTB bileşenleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Tabip Odası’nda basın açıklaması yaptı. Düşük ücretler, vergi adaletsizliği ve güvencesizliğe dikkati çeken Osmaniye Tabip Odası Başkanı Cuma Korkmaz, şunları söyledi:

“Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor. Daha uzun saatler boyunca, daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz. Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor. Vergide adalet yok, işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Devletin hazinesinin büyük bir bölümü, yoksul ile zenginin aynı oranda ödediği dolaylı vergilerle dolduruluyor. Bu düzende bizden alınan vergiler de bizim için harcanmıyor. Bu düzen, umudu kalmayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor. Bu düzende yaşamın her alanında eşitsizlikle ve şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar güvencesiz bırakılıyor. Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok. Bu düzende doğa talan ediliyor, kentler rant uğruna yok ediliyor; deprem bölgelerindeki zeytinliklerimiz, meralarımız dahi sermayeye peşkeş çekiliyor. Depremlerde on binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine yol açan rantçı politikalar olduğu gibi devam ediyor.

Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. Toplu satış sözleşmeleri ile kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor. KHK’lılarla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hala görevlerine iade edilmiyor. Bu nedenle barış ve kardeşlik en fazla biz işçilerin, emekçilerin, emeklilerin, kadınların, gençlerin ihtiyacıdır. Bizler her zaman barışı savunmaya, daha da önemlisi barışı birlikte inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bu durum, tüm dünya halkları için tehlikeli bir model olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle; bizler sadece ülkemizde değil, dünyada da barışı savunmaya; emperyalist barbarlığa karşı halkların omuz omuza mücadelesini güçlendirmeye devam edeceğiz. Tüm dünyada 1 Mayıs’lar, işçi sınıfının ve emekçi halkların barış talebinin yükseleceği alanlar olacak. Çünkü; bu ülkenin emekçileri, adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçtedir. Bu karanlık tabloya, ağır hak ihlallerine rağmen bu düzeni değiştirecek irade ve kararlılığa, umuda sahibiz. Yeter ki tek başına kurtuluş olmadığını bilelim. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim. Bugün ayrıştırmaya, bölmeye, yalnızlaştırmaya karşı birlikte durmanın; birlikte üretmenin, birlikte mücadele etmenin zamanıdır. Gücümüzün birliğimizden geldiğini Türkiye’nin dört bir yanındaki 1 Mayıs alanlarında gösterelim.”