Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BES üyeleri Samsun’da eğitimde şiddeti protesto etti

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Samsun Şubesi üyeleri, “eğitim ve kamuda artan şiddet olaylarını” protesto etti. BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, “Kamu emekçilerinin can güvenliğinin eksiksiz sağlandığı bir çalışma ortamı oluşturulmalıdır. Göstermelik değil, gerçek anlamda işçi sağlığı ve can güvenliği önlemleri alınmalıdır. Eğitimde ve diğer iş kollarında artan şiddetin sorumluları hesap vermeli ve istifa etmelidir” dedi.

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Samsun Şubesi üyeleri, "eğitim

Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR

(SAMSUN) – KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Samsun Şubesi üyeleri, “eğitim ve kamuda artan şiddet olaylarını” protesto etti. BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, “Kamu emekçilerinin can güvenliğinin eksiksiz sağlandığı bir çalışma ortamı oluşturulmalıdır. Göstermelik değil, gerçek anlamda işçi sağlığı ve can güvenliği önlemleri alınmalıdır. Eğitimde ve diğer iş kollarında artan şiddetin sorumluları hesap vermeli ve istifa etmelidir” dedi.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda düzenlenen silahlı saldırı olaylarına tepkiler gelmeye devam ediyor. KESK’e bağlı BES Samsun Şubesi üyeleri Samsun Adliyesi önünde bir araya gelerek “eğitim ve kamuda artan şiddet olaylarını” protesto etti.

BES Samsun Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, yaptığı açıklamada, son günlerdeki saldırıların tesadüf olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bu saldırılar, özellikle son yıllarda başta sağlık ve eğitim olmak üzere iş kolumuzda da artan şiddetin bir devamıdır. Şiddetin asıl kaynağı iktidarın uyguladığı sosyoekonomik politikalardır. Eğitimin ve sağlığın özelleştirilerek yasallaştırıldığı, sosyal güvenliğin tasfiye edildiği ve milyonlarca yurttaşın açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşama mahkûm edildiği düzende en yaygın şiddet biçimi yoksullaşma ve bunun getirdiği ağır sonuçlar olmaktadır.

“Öfke ve tepki çoğu zaman kamu emekçilerine yönelmektedir”

Kamu hizmetlerinde şiddet maalesef sadece fiziki yaralama ve can kaybı yaşandığında haber olmaktadır. Ancak şiddet tüm biçimleriyle kamu hizmetlerinin her hücresine yayılmış durumdadır. Kamuya ilk alımlarda ve görevde yükselmelerde mülakat sopası ile başlayan bu şiddet döngüsü; iş yerlerinde mobbing, idari ve psikolojik baskı, ayrımcılık, yok sayılma ve halka yönelik hakaretler olarak kamu emekçilerinin karşısına çıkmaktadır. Sosyal devlet anlayışının geriletilerek kamu hizmetlerinin tasfiye edilme süreci, yurttaşların kamuya olan güvenini derinden sarsmakta, halkın bu politikalara yönelik öfkesi ve tepkisi çoğu zaman doğrudan o hizmeti üreten kamu emekçilerine yönelmektedir.

“İşte ve sokakta artan şiddete karşı tüm emekçileri ortak mücadeleye çağırıyoruz”

Bu saldırılar her geçen gün artan yoksullaşmanın, sarsılan adalet duygusunun, işsizliğin, devlete olan güvensizliğin, geleceksizliğin, eşitsizliğin ve derinleşen toplumsal suçluluğun acı bir sonucudur. Kamu emekçilerini itibarsızlaştıran, yok sayan ve kamu emekçisiyle halkı karşı karşıya getiren bu politikalardan derhal vazgeçilmelidir. Kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilmeli, tüm kamu hizmetleri nitelikli ve parasız olmalıdır. Kamu hizmetleri tüm yurttaşlara eşit ve adil şekilde sunulmalıdır. Kurumlardaki personel açığı derhal kapatılarak yeterli istihdam sağlanmalıdır. Kamu emekçilerinin can güvenliğinin eksiksiz sağlandığı bir çalışma ortamı oluşturulmalıdır. Göstermelik değil, gerçek anlamda işçi sağlığı ve can güvenliği önlemleri alınmalıdır. Eğitimde ve diğer iş kollarında artan şiddetin sorumluları hesap vermeli ve istifa etmelidir. Bugün insanca, eşit ve adil bir kamu hizmeti ile en temel hakkımız olan yaşam hakkımız için iş bırakıyoruz. İşte ve sokakta artan şiddete karşı tüm emekçileri ortak mücadeleye çağırıyoruz.”