(ANKARA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore saha belirlediklerini bildirerek, “İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmasını gerçekleştireceğiz” dedi.
Bayraktar, Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin açılışına katıldı. Açılışta Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera da hazır bulundu.
Bayraktar, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada, küresel ölçekte enerjide tarihi bir dönüşüm yaşandığını ifade ederek, jeopolitik gerilimlerin ve tedarik zinciri kırılmalarının enerji güvenliğini en temel öncelik haline getirdiğini vurguladı. Hürmüz Boğazı’ndaki krizin etkilerine dikkati çeken Bayraktar, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hürmüz Boğazı’nda başlayan krizin küresel piyasalara etkisini hep birlikte görüyoruz. Enerji artık sadece ekonomik bir mesele değil; milli güvenlikten rekabetçi ekonomiye, diplomasiden toplumsal refaha kadar her alanı doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline geldi. Bu yeni dönemde güçlü olan yalnızca kaynağa sahip olan değil; enerjiyi çeşitlendirebilen, teknolojiyi geliştirebilen, altyapısını güçlendirebilen ve hızlı karar alabilen ülkeler olacaktır.”
“TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN MERKEZİNDE YENİLENEBİLİR ENERJİ YER ALIYOR”
Gelecek sürecin ana ekseninin elektrik olacağını kaydeden Bayraktar, sanayiden ulaşıma kadar her alanda talebin katlanarak arttığını söyledi. Türkiye’deki elektrikli araç sayısının 400 bini aştığını ve 2035’te bu rakamın 6 ila 8 milyona ulaşmasını öngördüklerini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Net bir şekilde gördüğümüz şey dünyanın giderek elektrikleşiyor olması. Ulaştırmada elektrikli araçlar yaygınlaşıyor. Tarımda, şehirleşmede, veri merkezlerinde, yapay zekâ teknolojilerinde elektrik talebi katlanarak büyüyor. Sadece ulaşım değil, iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar da elektrik talebini yukarı taşıyor. Geçtiğimiz yaz klima kullanımına bağlı olarak günlük elektrik tüketiminde tarihi rekorlar kırdık. İşte tam da bu nedenle Türkiye’nin enerji dönüşümünün merkezinde elektrik, elektriğin merkezinde ise yenilenebilir enerji yer almaktadır.”
“RÜZGAR KURULU GÜCÜ 20 YILDA 20 MEGAVATTAN 15 BİN MEGAVATA ÇIKTI”
Türkiye’nin yenilenebilir enerjide Avrupa’da ilk 5, dünyada ise ilk 11 ülke arasında yer aldığını ifade eden Bayraktar, 2005 yılında toplam kurulu gücün yüzde 33 olan yenilenebilir payının bugün yüzde 63’e ulaştığını kaydetti.
Bayraktar, rüzgar enerjisindeki atılımı şöyle özetledi:
“Bu başarının en önemli ayaklarından biri rüzgar enerjisi. 2005 yılında sadece 20 megavat olan rüzgar kurulu gücümüz bugün 15 bin megavat seviyesini geçti. 2025 yılında gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretimimizin içinde rüzgar santralleri yüzde 10,9’luk paya sahip oldu. Yıllık 34,5 milyar kilovatsaatlik elektrik üretimi ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık. Rüzgâr ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı artık üçte bir seviyesinde.”
“50 BİN VATANDAŞIMIZA YEŞİL İSTİHDAM SAĞLIYORUZ”
Yenilenebilir enerjiyi sadece çevreci bir kaynak olarak değil, yerli sanayi ve yüksek teknoloji alanı olarak gördüklerini söyleyen Bayraktar, rüzgar türbinlerinde yerlilik oranının yüzde 60’a ulaştığını bildirdi. Sektördeki üretici sayısının 2014’ten bu yana 27’den 500’e çıktığını vurgulayan Bayraktar, “Alt tedarikçilerle birlikte yaklaşık 50 bin vatandaşımıza yeşil istihdam sağlıyoruz. Bugün artık sadece enerji tüketen değil, teknoloji geliştiren, ekipman üreten ve bunu ihraç eden güçlü bir Türkiye var” dedi.
YEŞİL İLETİM HATTINA 30 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
Bayraktar, 2035 yılına kadar elektrik talebinin 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasının beklendiğini ifade ederek, bu talebi karşılamak için iletim altyapısına yatırım yapılacağını söyledi. Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:
“Güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü, güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. Bu kapsamda, 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035 yılına kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz.”
DENİZ ÜSTÜ RÜZGAR İÇİN DÖRT SAHA BELİRLENDİ
Gelecek dönemin en stratejik başlığının deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi olacağını duyuran Bayraktar, bu alandaki hedeflere ilişkin şunları söyledi:
“Yenilenebilir enerji yatırımlarında YEKA modeli son derece başarılı sonuçlar vermiştir. Bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması gerçekleştirdik. Yeni model kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis ettik. Bu yarışmalara hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi. Önümüzdeki dönemde her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz. Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore saha belirledik. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar offshore rüzgarda 5 gigavatlık kapasite hedefliyoruz. Her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz.”

