(ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ve ABD arasında süren ateşkes müzakerelerine destek verdiklerini belirterek, “Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Savaşa geri dönülmesi yıkımı artırmaktan başka işe yaramaz” dedi. Hürmüz Boğazı’nın açılmasının dünya ekonomisi ve enerji güvenliği açısından kritik olduğunu vurgulayan Fidan, diplomatik çözüm çağrısı yaptı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Katar’da basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR DAHA FAZLA DAYANIŞMAYA ZORLUYOR”
“Çok önemli konularda fikir alışverişinde bulunma imkanımız oldu. Kendisiyle görüşmeden önce Katar Emiri Sayın Şeyh Temim tarafından kabul edildim. Kendisine Cumhurbaşkanımızın selamlarını, muhabbetlerini, bölgeye ilişkin kritik mesajlarını ilettim. Sayın Emir’den mevcut duruma ilişkin görüşlerini dinleme imkanımız oldu. Karşılaştığımız olağanüstü durumlar, bizi daha fazla istişare etmeye, daha fazla dayanışma ve danışma içerisinde olmaya zorluyor. Bunun gereği olarak, hem yüz yüze hem telefonla sürekli istişare halindeyiz. Geçtiğimiz günlerde bölgedeki diğer ülkelerle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’le de çeşitli düzeylerde temaslarımız oldu. Bize ziyaretler oldu ve bölgedeki durumu ele aldık.
Yürüyen müzakerelerde Pakistan’ın rolünü destekliyoruz ve elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş, kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil; bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Bunu, hiçbir şekilde görmek istemiyoruz, diplomasinin bir neticeye ulaşması için de dostlarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada ortaya konan çabaları da her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.
“HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KAPALI OLMASI DÜNYA EKONOMİSİNE BASKI UYGULUYOR”
Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya hükümetleri, bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla aslında genel dünya kamuoyunun çabası, bir an önce bu anlaşmaya varılması ve boğazın açılması, seyrüsefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi. İkili ilişkilerimizin yanı sıra bölgedeki diğer konuları da konuşup başta Gazze meselesi olmak üzere… Karşı karşıya olduğumuz mevcut sorun, Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı.
İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden bir istikrar sorunu, güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze’de, Beyrut’ta, Batı Şeria’da ve Suriye’de, Lübnan’da ortaya konan yayılmacı tavır, birçok insanın hayatına mal oluyor. Onunla yetinmiyor. Evlerinden zorla çıkartılanlar, göç edilen kardeşlerimiz var. Mülteci durumuna düşüyorlar. Hem biz bölge ülkeleri olarak hem de uluslararası toplumun büyük bir hassasiyetle bu konuya eğilmesi gerekiyor. Gazze’deki ateşkes ihlalleri tavan yapmış durumda. Bu konuda daha fazla neler yapmalıyız konusunda da fikir alışverişinde bulunduk.
Her alanda oldukça iyi ilerleyen bir ilişkimiz var. Cumhurbaşkanımızın ve Temim’in ortaya koyduğu irade, liderlik, bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek nitelikte uzun yıllardır samimi bir dostluğa, kardeşliğe dayalı belli olaylarla test edilmiş bir ilişki var. Her iki ülke kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra oldukça profesyonel, sonuç almaya odaklı projeleri hayata geçirmeye devam edecekler.”
AL SANİ’DEN KÖRFEZ’DEKİ SON DURUMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Al Sani ise şunları söyledi:
“Körfez bölgesindeki son durumu gözden geçirdik. Bildiğiniz gibi Gazze’deki son gelişmeler, özellikle İsrail’in son saldırılarını, tehcir politikasına devam ettiğini, Gazze’de anlaşmayı ihlal ettiğini, insani yardımların şartsız girişini reddettiğini, Lübnan’da ateşkesi ihlal ettiğini, ateşkese uymadığını ve yerleşim bölgelerini bombalamaya devam ettiğini ele aldık. İsrail tarafından tehditler, Lübnan’a karşı devam etmektedir. Bölgemiz, çok hassas bir dönemden geçmektedir. Dolayısıyla dost ve kardeş ülkelerle istişarelerimizi devam ettiriyoruz. Ortaklarımızla koordinasyon içerisinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
İran’da olan savaş tabii ki Pakistan’ın bu konuda arabuluculuğu devam etmektedir. Kardeş Pakistan çaba harcamaktadır. Bu savaşa çözüm bulmak için her şeyden önce tabii ki ateşkesin sağlanması önemli. Hürmüz Boğazı’nda, seyrüseferin normal düzenine geçmesi için çalışmalarını yürütmektedir. Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki ülkelerle istişarelerimize, koordinasyonumuza devam ediyoruz. Bir an önce istikrarın bölgede sağlanmasını ve mutlaka bu savaşın bir çözüme diplomatik yollarla varmasını arzu etmekteyiz.
Katar’la Türkiye arasındaki ikilli ilişkiler çok güçlü ilişkilerdir, ortaklığımız güçlüdür. Gerçekten her yıl üstüne koyarak gelişme sağlandı. Biz Türkiye’deki kardeşlerimiz de bütün alanlarda istişare ve koordinasyon için hazırız ve bunu gerçekleştiriyoruz. Siyasi olsun, askeri olsun, ekonomik alanda olsun ve diğer alanlarda da aynı şekilde bu istişarelerimizi sürdürüyoruz.”

