(ANKARA) – Atılım Üniversitesi’nin düzenlediği MÜBAK 2026 Kongresi’nin dördüncüsü başladı. Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılser Devrim kongreye ilişkin, “Bugün burada yaptığımız kongreyle aslında öğrencilerin araştırma kültürü bilinciyle hazırladıkları çalışmaları göreceğiz. Tabii ki bu tür projelerin artması çok değerli” dedi.
Atılım Üniversitesi’nin 2023 yılında başlattığı ve geleneksel hale getirdiği Mühendislik Bilimleri ve Araştırmaları Öğrenci Kongresi’nin (MÜBAK) dördüncüsü Atılım Üniversitesi İncek Kampüsü’nde başladı. Kongreye, Atılım Üniversitesi Rektörü Serkan Eryılmaz, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, Kanada McMaster Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bala Kırışnan ve çok sayıda davetli katıldı.
Kongre öncesi ANKA Haber Ajansı’na kongre hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yılser Devrim, “Atılım Üniversitesi Mühendislik Bilimleri ve Araştırmaları Öğrenci Kongresi MÜBAK, Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından düzenlenen öğrencilerimizin araştırma kültürünün geliştirilmesi ve hazırladıkları projelerle bilimsel etkileşimin artırılabilmesi amacıyla hazırlanan bir kongredir. KongremizAtılım Üniversitesi’nin ve son üç yıldır da TÜBİTAK destekleriyle gerçekleştiriliyor” dedi.
Öğrencilerin projelerine ilişkin de konuşan Devrim, “Öğrencilerimiz MÜBAK kapsamında hem Atılım lisans araştırma projeleri hem araştırma kariyeri destek projeleri TÜBİTAK yirmi iki sıfır dokuz A yirmi iki sıfır dokuz B projeleri ve bitirme projeleri kapsamında hazırladıkları projeleri sunuyorlar MÜBAK kapsamında” diye konuştu. Kongrenin iki gün sğreceğini belirten Devrim, şöyle devam etti:
“Kongremizde açılış oturumumuz var, açılış oturumumuzda iki önemli davetli konuşmacımız var. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör ve Kanada McMaster Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bala Kırışnan. Öğrenciler burada geliştirdikleri projeleri hem hocalarıyla geliştirdikleri projeleri hem de kendi proje fikirlerini sözlü bildiri olarak bizlere sunacaklar. Aynı zamanda kongremizde en iyi bildiri ödülleri de verilecek. Yarın kapanış töreninde hem lisans düzeyinde hem de lisansüstü düzeyinde en iyi bildiri ödülü verilecek.
Günümüzde teknoloji çok hızlı gelişiyor ve gelişen teknolojiyle beraber aslında bizlerin de sadece teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten bir toplum olmamız gerekiyor. Bu toplum vizyonuyla hareket etmemiz gerekli. Bu anlamda da aslında gelecekte sürdürülebilir bir toplum inşa edecek genç mühendis adaylarına çok büyük görevler düşüyor. Bizlerin de geleceğin mühendislerini, geleceğin mühendis adaylarını belli yetkinliklerle yetiştirmemiz çok değerli. Günümüzde zaten yapay zekâ teknolojileri çok hızlı bir şekilde ilerledi. Yapay zekâyla beraber tabii ki mühendislikte teknik olarak bir hızlanma söz konusu. Fakat artık yapay zekâyı sadece kullanan değil, yapay zekâyı yöneten, yapay zekâyı geliştiren mühendislere de ihtiyacımız var. Bununla beraber artık mühendislikte sosyal becerilerin de artması gerekiyor. Bugün burada yaptığımız kongreyle aslında öğrencilerin araştırma kültürü bilinciyle hazırladıkları çalışmaları göreceğiz. Çünkü birlikte çalışma, disiplinler arası çalışmalar, araştırmalar ve proje temelli öğrenmeler günümüzde çok değerli. Çünkü bunlarla beraber öğrencilerimizin gelecekte mezuniyetleri sonrasındaki yetkinliklerini de artırmayı hedefliyoruz. Tabii ki bu tür projelerin artması çok çok değerli özellikle de lisans öğrencisi düzeyinde artması çok önemli. Bilimsel kongreler lisansüstü düzeyde çok fazla var ama lisans düzeyinde öğrencilerimizin bu tür kongreleri düzenlemesi ve bunlara dâhil olması gerçekten çok değerli ve artmasını da tabii ki temenni ediyoruz.”
Endüstri Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi Irmak Aslan projesini tanıtarak, şöyle konuştu:
“Bugün burada hastanelerde kapasite yönetimi ve özellikle acillerde ve yoğun bakım ünitelerindeki optimizasyonla ilgili bir proje yaptık. Aslında bu projede temel amacımız, o acillerde hepinizin karşılaştığı, özellikle triyaj ve sarı alan bölgelerindeki kuyruklarla ilgilendik ve bunları minimize etmeye çalıştık. Buradaki bekleme sürelerini minimize etmeye çalıştık. Bu süreç boyunca SARIMA modeliyle bir hasta tahminlemesi yaptık. Bu süreçte hastane bize yedi yıllık bir veri sağladı. Bunların analizini yaptık. Bunun ardından da oluşturduğumuz, şurada gördüğünüz matematiksel modelle bir vardiyalama sistemi oluşturduk. Bu vardiyalama sisteminde belli limitler vardı. Verisel sorunlar yaşadık. Bütçe sorunları olabildi. Bunun dışında iş hukuku yasalarını göz önünde bulundurmaya çalıştık. Bunların dışında belli kısıtlarımız vardı; kaynak tarafında ve personel sayısında. Bunları göz önünde bulundurarak bu modeli oluşturduk.
Sonrasında hastane için yaklaşık bir yıllık bir planlama oluşturduk, vardiyalama oluşturduk. Bu da aslında çok yüksek bir sayı, bu kısıtlar göz önüne alındığında. Çünkü her ay için oluşturduk. On iki ay var, her ayda otuz gün var ve her otuz günde üç vardiya var. Bu aslında çok yüksek bir sayı. Dolayısıyla bu modeli başarıyla çalıştırabilmek bizim için çok gurur verici oldu. Temelde de zaten çok güzel optimizasyonlar elde ettik. Bekleme süresini günlük toplam beş saate kadar düşürdük, üç vardiyada. Bu da aslında acil için çok önemli bir etken diye düşünüyoruz. Bu kongrede bulunmak bizim için çok anlamlı ve bitirme projemizi böyle ulusal bir kongrede tekrardan sunma şansı elde etmek bizim için çok değerli.”
Endüstri Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi Dorukhan Gürsoy da “Atılım Üniversitesi’nin bize sağladığı bu olanakla beraber MÜBAK kapsamında projemizi sunma imkânı buluyoruz ve bu sadece bir bitirme projesi değil; aslında ulusal anlamda ve profesyonel insanlara ulaşabilmemizin de bir kapısı diyebilirim açıkçası. Bizim gibi lisans öğrencilerine MÜBAK gibi kongrelerin yapılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bunu bize sağladığı için Atılım Üniversitesi’ne çok teşekkür etmek istiyorum” dedi.

