Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sevtap Kürkçüoğlu
Sevtap Kürkçüoğlu

Aklımdaki Gerçeklik

Gerçeklik, bizim onu yaşarken, nefes alırken, algılarımızla kurduğumuz bir deneyimdir.

.

Heidegger’in “varlık zamanla açığa çıkar” düşüncesi ya da Merleau-Ponty’nin “bedenlenmiş bilinç” vurgusu, tam da söylediğim gibi, gerçekliği şu anın yaşantısında kökler. Yani gerçeklik, soyut bir kavram değil; şu anda aldığın nefes, gördüğün ışık, hissettiğin duygudur.

.

Gerçeklik, benim bakış açımla, nefes aldığımız, yaşadığımız ve hissettiğimiz şimdiki anın kendisidir. O, geçmişin gölgelerinden ve geleceğin hayallerinden sıyrılarak, yalnızca şu anda var olur.

.

Gerçeklik, bir nefesin içimize doluşunda, kalbin ritminde, gözlerimizin gördüğü ışıkta kendini açığa çıkarır. Bizim algılarımız ve deneyimlerimizle şekillenir; dışarıda duran bir nesne değil, içimizde yankılanan bir sahnedir.

.

Bir dramaturg için gerçeklik, sahnenin tam ortasında beliren o anlık titreşimdir. Dekor, kostüm, ışık ve oyuncular yalnızca birer araçtır; asıl gerçeklik, izleyicinin kalbine dokunan o şimdi duygusudur. Gerçeklik, sahnede bir mum ışığının titremesi kadar kırılgan, bir bakışın derinliği kadar güçlüdür.

.

Gerçeklik, bizim onu nasıl gördüğümüzle var olur. Bir anı hatırlarken, bir manzaraya bakarken ya da bir kelimeyi söylerken, gerçeklik yeniden doğar. O yüzden gerçeklik, tek ve mutlak değil; her bireyin deneyiminde farklı bir yüz taşır.

.

SONUÇ ?

Sonuç olarak gerçeklik, yaşadığımız ve nefes aldığımız şu andır. O, bir sahne gibi her an yeniden kurulur, biz oyuncularız ve zaman dekoru değiştirir. Gerçeklik, bizim algımızla var olur ve her an yeniden doğar…

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER