Bir süredir ciddi rahatsızlıkları bulunan hemşerim, sinema sanatçısı Kadir İnanır hayatını kaybetti.
Onu şu birkaç satırla anmak isterim.
Kadir’in ağabeyi Reşit’in, Fatsa’da şekerci dükkânı vardı. Ben Fatsa’da öğretmenken sık görüşürdük. Kadir’i de üniversite öğrencisiyken ağabeyinin yanında görmüştüm.
1967 Temmuzunda köylümüz Ordu’ya kadar iki günlük bir yürüyüş yaparak köyün yolsuz bırakılmasını protesto etmişlerdi. Türkiye’de ilk köylü yürüyüşünü “Bir Ömür Böyle Geçti adıyla belgelemiştim. Bu olay filme çekilseydi iyi olurdu ve bunu en iyi yapacak olan da Kadir İnanır diye düşündüm. Kendisine kitabı gönderdim, telefon ederek önerimi anlattım.
Kadir, bu önerimden heyecan duymadı. Daha etraflı bilgi sormadı. Yalnız, ben oyuncuyum. Bunun için bir yapımcı bulmalısınız” demekle yetindi.
İnanır, Kürt Açılımı için görev alan Akil Adamlardandı. Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi Fatsa’da da Kürt karşıtlığı yaygındı ve çoğunluk bu açılımın karşısındaydı. Ben ise, bugün de olduğu gibi bu hareketi destekliyordum. Sanki, İnanır’ın hemşerilerinin olumsuz duygularını dengelemek amacıyla 26 Mart b2023 günü kendisine telefon ederek kendisini desteklediğimi bildirdim ve başarılar diledim.
Fatsa’daki toplumcu hareketin köklerini anlatan “İleri Köy Peşinde” kitabımdan göndermeleri için Literatür Yayınlarına İnanır’ın adresini ilettim. (21 Ekim 2020)
Son olarak 1 Şubat 2021 günü yani 5 yıl önce telefon ettim, fakat telefon açılmadı. Hekimoğlu türküsünün ilk derlenmesi konusunda bilgi soracaktım. 1967’de ilk derlemeyi ben yapmış fakat onu yayımlamamıştım. Türkü ünlü olunca onu yaymış olanlar arasında İnanır’ın da adı geçiyordu. İşin doğrusu nu öğrenmek mümkün olmadı.
FATSALILARA KÜSKÜNDÜ
Ünlü insanlarla dost olmak gibi bir eğilimim olmadı. Çünkü, bu dostluk eşit iki insan arasında bir dostluk olamaz. Kadir İnanır’la da ilişkimiz gereği kadar, hatta gereğinden biraz az oldu! Ben Fatsalı bir eylemci ve Fatsa’nın yakın tarihine katkılar yapmak isteyen biri, o ise Türkiye çapında milyonların gönlünü fethetmiş biri idi. Amacım onu Fatsa ile ilgilendirmekti. Fakat İnanır’ın benim hakkımda ve Fatsa hakkında olumlu düşünmediğini sanırım. Benimle ilgili bir görüşünü duymadım fakat soğuk davrandığının farkındayım. Nedenin siyasi olduğunu sanıyorum ve bunun hangi siyasetler arasında bir çatışma olduğundan emin değilim.
Fatsalılığa gelince İnanır, Fatsa’ya fena hâlde küskündü. Bunu kendi ağzında duydum. “Ben Fatsalı değilim!” diyordu. Devrimci mücadelede öncülük yapmış bir ilçenin halkı nasıl olur da 1982 Anayasasına yüzde 90’dan fazla bir oranda olumlu oy verir, Terzi Fikri’nin yönetiminden sonra hep sağ partileri desteklerdi? İnanır, büyük bir oyuncu olmasına rağmen bir siyaset bilimci ve sosyolog değildi. Toplumların da büyük denizler gibi gelgitleri olabileceğini düşünmüyordu.
O bir sinema sanatçısıydı ve unutulmaz eserler bıraktı. Türkiye halkından saygıyı hak etti. (26 Haziran 2026)

YORUMLAR