(TBMM) – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın “Erdoğan beni davet etti, ben de kabul ettim” sözlerine tepki göstererek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “kendi gençlik idealleriyle yüzleşmeye” çağırdı. Davutoğlu, “Nixon bunları söyleseydi Demirel’e ne yapardı genç Tayyip? Bush Irak’a girdiğinde ‘Özal benim her dediğimi dinledi’ deseydi genç Tayyip ne hissederdi? Biz genç Tayyip’in konuşmasını istiyoruz. Emperyalist güçlerin karşısında susan bir cumhurbaşkanı değil, kendi yüreğini dinleyerek genç Tayyip’in sesini Beştepe’ye çıkaran bir cumhurbaşkanı istiyoruz” dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Meclis’te Yeni Yol Partisi’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ankara’da gelecek hafta düzenlenecek NATO Zirvesi nedeniyle alınan tedbirlere değinen Davutoğlu, anayasal hakların engellendiğini ve kişilerin özgürlüklerinin kısıtlandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Davutoğlu, “Protesto edenleri, etmeyi düşünenleri tutukladınız, gazetecilere akreditasyon yasağı getirdiniz, evden insanları topladınız, bazı siteleri yasakladınız. Biz sizinle bu kadar uzun süre Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına gittik. 2003’ten bu yana Sayın Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde gittiklerini tutarsak hemen hemen tamamıyla Sayın Cumhurbaşkanı gitti. 180 ülkenin devlet başkanları, 193 ülkenin devlet başkanı gelir New York’a. New York’ta hayat akışı durmaz, protestolar engellenmez” ifadelerini kullandı.
ABD’de Başkan’ın geçeceği güzergahlarda hayatın sadece üç dakikalığına durdurulduğunu ve buna “freezing” yani “dondurma” denildiğini aktaran Davutoğlu, “Onlar bu kadarıyla yetindiler. Bizimkiler Ankara’da hayatı dondurdular, düşünceyi dondurdular, fikri dondurdular, eylemi dondurdular” dedi.
” ‘ONE MINUTE’ DİYEN ERDOĞAN’DAN TRUMP’UN ÖVGÜLERİYLE KENDİNİ MEŞRU GÖSTEREN ERDOĞAN’A GERİLEDİNİZ”
Ankara’da ilan edilen yasaklara ve hayatın durma noktasına getirilmesine tepki gösteren Davutoğlu, kentte 13 gün süreyle herhangi bir gösteri yapılmasının yasaklandığına işaret etti. Gösteri yapma hakkının anayasal bir hak olduğunun altını çizen Gelecek Partisi Genel Başkanı, “Zirve, bu gösteri yapma hakkını ortadan kaldırır mı?” sorusunu yöneltti.
Alınan önlemler neticesinde hayatın, düşüncenin ve gösterilerin durdurulduğunu ifade eden Davutoğlu, protestoların engellenmesi yerine halkın sokağa çıkmasına izin verilmesi gerektiğini savundu.
İstanbul’da 2004’te yapılan NATO Zrvesi’nde Bush’un gelişiyle çok yoğun savaş karşıtı gösterilerin düzenlendiğini hatırlatan Davutoğlu, o dönem bu gösteriler sayesinde demokratik bir ülke olarak Amerika karşısında müzakere gücü kazanıldığını belirtti. Davutoğlu, “Bırakın çıksın insanlar sokağa. Bırakın Trump inerken on binlerin Ankara sokağında ‘Gazze’ diye haykırışını duysun. Bırakın insanlık vicdanının sesi Gazze’ye hakim olsun. Polisler değil, kapatılan yollar değil, insanlık vicdanı haykırsın Ankara’da. Hiçbir şey kaybetmezsiniz, kazanırsınız. Bir kişiyi memnun edebilmek için, dünyayı felakete sürükleyen bir dengesizi memnun edebilmek için insanlık vicdanından, Gazze şehitlerinden koptunuz. Tarih önünde kaybettiniz. ‘One minute’ diyen Erdoğan’dan, Trump’ın övgüleriyle kendini halka meşru göstermeye çalışan Erdoğan’a doğru gerilediniz” değerlendirmesinde bulundu.
“ERDOĞAN’IN SÖYLEMİNİ TRUMP’IN YÜZÜNE YAPMASINI BEKLİYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki gün önce gerçekleştirilen NATO Parlamenter Zirvesi’ndeki ifadelerini hatırlatan Davutoğlu, Erdoğan’ın “Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz” sözlerinin altına imza attığını belirtti. Bu şebekenin Netanyahu ve Ben-Gvir gibi isimlerden oluştuğunu söyleyen Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Sayın Erdoğan’ın, altına imza attığım bu konuşmasını NATO Zirvesi’nde Trump’ın yüzüne yapmasını bekliyorum. Onun olmadığı yerlerde İsrail’e dönük yapılan suçlamalarla Amerika’yı aklayan, Trump’ı meşrulaştıran her söz Sayın Erdoğan için tarihe geçmiş bir kara lekedir. Nasıl kamuoyunun önünde Şimon Peres’e ‘One minute’ demiştiniz Sayın Erdoğan, şimdi de bütün dünyanın gözü önünde Trump’a dönerek NATO Zirvesi esnasında yaptığınız konuşmada, yüzüne bakarak ‘Sayın Başkan, bu soykırımcı çeteye ve şebekeye verdiğiniz desteği kesin. Netanyahu yüzünden kanları dökülen binlerce, on binlerce çocuk adına söylüyorum, kesin bu İsrail’e desteğinizi’ deyin. Bakalım nasıl bir algı oluşacak? Yok, bunu diyemeyeceksiniz. Beyaz Saray’da otururken Trump, Türkiye’nin iç meselesi sayılabilecek hususlardan bahsedecek, siz ‘Gazze’ diyemeyeceksiniz.”
TRUMP’IN ERDOĞAN HAKKINDAKİ SÖZLERİNE TEPKİ
Lübnan’ı kana boğan ve Suriye’nin güneyinde operasyonlar yapan İsrail’e karşı, NATO Zirvesi’nin anlam kazanabilmesi için Erdoğan’ın Trump’a net mesajlar vermesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, Türkiye’nin güvenlik önceliklerinin vurgulanması gerektiğini söyledi. Erdoğan’ın Trump’a, İsrail’in her saldırısının Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiğini ve İran’a yönelik saldırıların Türkiye sınırlarında olduğunu iletmesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, Trump’ın Erdoğan hakkındaki övgü dolu açıklamalarını şu sözlerle eleştirdi:
“Ama ne diyor Trump? Bakınız, ‘Bize çok yardımcı oldu’ diyor Sayın Erdoğan için. ‘Ne zaman bir konuda yardım istesem, mesela bir örnek olarak İran’la olan savaşın dışında kalmanı çok isterim dedim, dışında kaldı. Onu seviyorum’. Türkiye’nin savaşın dışında kalma iradesinin sizin Ankara’dan kaynaklandığını zannediyordum. Meğer Trump’ın talebiymiş bu. Allah aşkına, Minab’ta 165 kız çocuğunu katleden bir çocuk katliamcısının sözlerine bu kadar itibar ediyorsanız milletin, Filistinlilerin, İran’da ölen kız çocuklarının seslerine kulak verin, feryatlarına kulak verin.”
“BU ÖVGÜ DEĞİLDİR, BU AŞAĞILAMADIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçmiş dönemdeki liderler üzerinden örnekler vererek seslenen Davutoğlu, yabancı devlet başkanlarının övgülerine mazhar olmanın bir itibar olmadığını savundu. Geçmişte Demirel’in Nixon’dan, Ecevit’in Carter’dan, Evren’in Reagan’dan ya da Özal’ın Bush’tan bu tarz övgüler alması durumunda o günlerin Erdoğan’ının buna haklı olarak tepki göstereceğini söyleyen Davutoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı yabancı devlet ülkelerinin başkanlarını övmez. Bu övgü değildir, bu istiskaldir, bu aşağılamadır, bu tahkirdir. Ben bunu kabul edemiyorum. Bir Türk olarak bunu kabul edemiyorum, bir Müslüman olarak kabul edemiyorum, egemen bir ülkenin vatandaşı olarak bunu kabul edemiyorum. ‘Ne istediysem yaptı’ diyor. Sayın Erdoğan, çıkın ve deyin ki: ‘Hayır, ben onun istediği şeyleri yapmadım. Bana kimse talimat veremez, benden kimse bir şey talep edemez, Türk milleti dışında kimse benden bir şey isteyemez’ deyin. Bakın o zaman sonuna kadar arkanızdayız.” dedi.
“SAYIN ERDOĞAN GENÇ TAYYİP’E SOR”
Trump’ın “Erdoğan beni davet etti, ben de kabul ettim” şeklindeki ifadelerini de eleştiren Davutoğlu, NATO tarihinde zirveye gitmeyen hiçbir Amerikan başkanı olmadığını ve bu durumun bile Türkiye’ye pazarlanmasını kabullenemediklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yeniden “Genç Tayyip”in sesine kulak vermeye” çağıran Davutoğlu, şunları kaydetti:
“Sayın Erdoğan, genç Tayyip’e sor: Nixon bunları söyleseydi Demirel’e ne yapardı genç Tayyip? Sayın Erdoğan, genç Tayyip’e sor: Carter, Ecevit’e bunu söyleseydi 70’li yıllarda, ‘İran devrimi olurken Türkiye dediğimi dinledi’ deseydi ne hissederdi genç Tayyip? Sayın Erdoğan, 12 Eylül’ün cuntacısı Evren’e Reagan böyle bir şey deseydi ne hissederdi genç Tayyip? Bush Irak’a girdiğinde ‘Özal benim her dediğimi dinledi’ deseydi Sayın Cumhurbaşkanım, genç Tayyip ne hissederdi? Biz genç Tayyip’in konuşmasını istiyoruz, emperyalist güçlerin karşısında susan bir cumhurbaşkanı değil. Kendi yüreğini dinleyerek genç Tayyip’in sesini Beştepe’ye çıkaran bir cumhurbaşkanı istiyoruz.”
