(TBMM) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Karadeniz’de Türk bayraklı ya da Türkiye bağlantılı ticaret gemilerinin vurulduğunu belirterek, “Gemilerimiz vuruluyor, iktidardan ses yok. Adeta ölü taklidi yapıyorlar. Bu konuda hiçbir politikaları, hiçbir girişimleri yok. Gemilerimizi güvende tutamıyorlar, gemicilerimizin hayatlarıyla ilgili tehlikeleri bertaraf etmiyorlar ve bu konuda millete bir açıklama dahi yapmıyorlar” dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, geçtiğimiz hafta Mersin’e gittiklerini belirterek, “Hem Silifke’de hem Mersin’de Büyükşehir Belediyesi’nin önünde onları seçenlerle bir araya geldik. O seçimin sonucunda göreve gelen belediye başkanlarına yapılan siyasi maksatlı haksız suçlamaları, gizli tanıkları, itirafçı beyanlarını bahane ederek normal denetim yolları takip edilmeksizin doğrudan savcılık operasyonuyla yapılan bu haksızlığa karşı önce onları seçenlerle sonra kıymetli aileleriyle birlikte olduk” dedi.
“İLK OLAYIN OLDUĞU ANDAN BERİ ORADAYDIK”
Özel, cumartesi günü, Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından 10 Ekim Ankara Gar katliamının 11’inci anmasına katıldıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“İlk günden beri, ilk gün olayın olduğu andan beri o meydandaydık. Ardından üç gün boyunca adli tıptaydık ve 11 yıldır adalet arayışının peşinde özellikle o dönemlerde canlı bomba oldukları bilinen, istihbaratları alınan, adı soyadı belli bombacıların nasıl oldu da Manisa’dan, Malatya’dan, Trabzon’dan, Antalya’dan barış için miting yapmaya gelenler dörder kez aranmışken, önlerine hiçbir arama, hiçbir engel, hiçbir bariyer çıkmadan miting meydanına kadar geldiklerini, IŞİD’li militanların halen daha firari olanlarıyla ilişkili, ailelerin mücadelesini, yakalanmış olanların yargılanmasını ve en önemlisi de bunun insanlığa karşı bir suç olmasından dolayı zaman aşımına uğramamasını ve kamu görevlilerinin bu iktidar döneminde olamıyorsa da günü geldiğinde hesap vermeleri için ailelerin bu beklentilerini bir kez daha dile getirdikleri anma töreninde onlarla birlikte olduk.”
Özel, “Mersin’de de andık, üzüldük, konuştuk. Girne-Taşucu seferini yapan gemimiz 30 Ağustos’ta battı. 27 yurttaşımızı kaybettik. Bir kişinin naaşına halen ulaşılamadı. Bundan yalnızca üç gün sonra da Silivri’de Tuğberk İmamoğlu gemisi battı ve bir yurttaşımızı kaybettik, dokuz yurttaşımıza halen ulaşılamadı. Burada aileler, biraz önce salona girdiğimde bana konu hakkında bir bilgi notunu ve ikinci sayfasında beş maddeden oluşan haklı taleplerini ilettiler. Tahmin ediyorum bunu bugün diğer siyasi partilere de iletecekler” dedi.
“HEPİNİZİN YANINDAYIZ”
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu’nun gemi kazalarını çok yakından takip ettiğini söyleyen Özel, “Biz CHP Grubu olarak ilk günden beri meseleye duyarlılığımızı sürdürüyoruz. Bilgi notunu aldık. Buradaki talepleri kendimize dile getirilecek birer görev, birer ödev olarak alıyoruz. Acınızı paylaşıyoruz, talepleriniz doğrultusunda kayıplara ulaşılana kadar aramaların devam etmesini, adil bir soruşturma sürecine ilişkin beklentinizin karşılanmasının sonuna kadar arkanızdayız, hepinizin yanınızdayız. Hepinizi acınızı paylaşarak kucaklıyoruz” diye konuştu.
“KARADENİZ’DEKİ GEMİLERİN İÇİNDEKİ HER BİR CANI YOK SAYIYORLAR”
Özel gemi kazalarının yanında bir de gemi saldırılarının olduğuna dikkati çekerek. şunları kaydetti:
“Rusya-Ukrayna savaşı seyrüsefer güvenliğini tehdit ediyor. Tabii bu savaş çoktandır var ama Türkiye’nin dış politikadaki birtakım savrulmaları, Karadeniz’de yaşanan birtakım saldırılar ve buna karşı sessizliği de manalı kılıyor. Bugüne kadar yaklaşık 220 ticaret gemisi saldırıya uğradı. En az dokuz Türk bayraklı ve en az 45 Türkiye bağlantılı ticaret gemisi saldırıya uğradı ve bunların bir kısmı battı.
Son iki gün içerisinde dahi üç Türkiye bağlantılı ticaret gemisinin saldırıya uğraması, meseleyi çok ciddi bir boyuta taşımış durumdadır. Gemilerimiz vuruluyor, iktidardan ses yok, adeta ölü taklidi yapıyorlar. Bu konuda hiçbir politikaları, hiçbir girişimleri yok. Gemilerimizi güvende tutamıyorlar, gemicilerimizin hayatlarıyla ilgili tehlikeleri bertaraf etmiyorlar ve bu konuda millete açıklama dahi yapmıyorlar. Sanki orada insansız hava araçları insansız gemileri, insansız deniz araçlarını vuruyormuş gibi davranıyorlar. Karadeniz’deki gemilerin içindeki her bir canı ve evlerinde onların yolunu bekleyen ailelerini yok sayıyorlar. Bu konudaki dikkatimizi, duyarlılığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”
“TÜRK ASKERİNİ YEMEN ÇÖLLERİNE GÖNDDERMEKLE MEŞGULLER”
Özel, “Bizimkiler dış politikada Türk askerlerini Yemen çöllerine göndermekle meşguller. Bunun hesabındalar. Öyle evirmeden çevirmeden, kitabın ortasından söylemek gerekirse, Türk askerini Yemen’e göndermek, Türkiye’nin hesabı değildir. Düne kadar böyle bir konumuz var mıydı? Türk askerini Yemen’e göndermek Türkiye’nin planı, programı değildir” ifadesini kullandı.
Özel, Türk askerini Yemen’e göndermenin ABD Başkanı Donald Trump’ın planı olduğunu, İsrail ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmek olduğunu söyledi. Özel, “Meclis’e gelmemiş, somut bir anlaşmaya dönüşmemiş, Anayasa’nın 90 ve 92. maddelerini, yani uluslararası anlaşmaların usulüne uygun müzakere ve yürürlüğe girmesini ve yurt dışına asker göndermedeki Meclis yetkisini ihlal edemez. Türkiye, bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir. Böyle pakt anlaşmaları, barış zamanında güçleri birleştirmek, caydırıcılığı arttırmak, savaşa mani olmak, tarafların hiçbirisinin savaşa muhatap olmamasını temin etmek için yapılır” dedi. Özel, şunları kaydetti:
“SONUNA KADAR KARŞI ÇIKACAĞIZ”
“Savaştaki bir ülkeyle ‘sana saldıran bana saldırmıştır’ anlaşması yapmak, ülkeyi doğrudan savaşa sokmaktır. Ne böyle bir savaşa taraf olmak kabul edilebilir ne böyle bir anlaşmayı imzalayıp, imzaya rağmen o ülkelerden birine saldırılıyorken böyle bir anlaşma varken buna cevap vermemek. Bir tanesi, attığınız imzayı değersiz, bundan sonra yapacağınız anlaşmaları hükümsüz, sizi muhataplarınız nezdinde kıymetsiz kılar. Diğeri hiç suçsuz günahsız Mehmetçiği, Yemen çöllerinde boşu boşuna hayatlarını tehlikeye atar. Dış politika, Tayyip Bey ve çevresinin şahsi ilişkilerine göre, Amerika ile kurdukları al-ver ilişkisine göre, ‘Ben senin her istediğini yapayım, sen bende olmayan meşruiyeti bana ver, öyle anlaştık Tom Barrack ile’ ilişkilerine göre olmaz. Böyle bir durumda, herkes şunu bilsin ki, kendine ait bir planı olmayan başkasının planının parçasıdır. Yemen çöllerine ilişkin Türkiye’nin bir planı, programı yoktur. Trump’ın figüranı, İsrail’in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız.”
“BU MİLLETİN ELİNDEN SİZİ TRUMP KURTARAMAZ”
3 Kasım’da ABD’de yapılacak ara seçimlere değinen Özel, Trump’ın gecede birkaç saat uyuduğunu, çok endişeli olduğunu söyledi. Özel, “Bizimkiler onun kadar da uyumuyor. Bütün meseleyi Trump’ın varlığına, Trump’ın bunlara tanıyacağı meşruiyete, seçimlerde bunlara vereceği desteğe ve Trump ile olan ilişkinin kendilerini burada bir dönem daha iktidar yapmasına bağlamış durumdalar. Önce şunu söyleyeyim, ister Trump olsun, ister olmasın, ister topal ördek olsun, ister çift ayakla çifte telli oynasın, bu milletin elinden sizi Trump kurtaramaz. Bunu bilin” diye konuştu.
Özel, Trump’ın Temsilciler Meclisi’ndeki seçim stratejisini gerginliğe, kutuplaşmaya, yabancı düşmanlığına bağlayarak kendi arkasını kalabalıklaştırmaya çalıştığına işaret etti. Temsilciler Meclisi üyesi Ilhan Omar’ın evinde arama yaptırıldığına işaret eden Özel, şunları kaydetti:
“Trump onu hedef almış. Temsilciler Meclisi üyesinin dün evini bastırdı. Evinde arama yaptırdı. Ve aradığı belge, göçmen kayıt belgesi. Yani, düşünün ki, milletvekili seçilmiş birisine, ‘Sen bu ülkeye kaçak mı girdin, göçmen kayıt belgen var mı?’ bahanesiyle, Somalili kadının evini bastırıp, ona dünya kadar zulmedip, bunu servis edip yabancı düşmanlığı üzerinden kendisine destek sağlamaya çalışıyor.
Dünyada tüm duyarlı insan hakları aktivistleri, tüm ülkeler, özellikle İslam ülkeleri, başörtülü Ilhan Omar’a yapılan zulme karşı çıkıyor, ses çıkarmayan bir tek ülke var, Türkiye. Ses etmeyen birisi var, başörtülü bacımı Trump’ın yaptığı zulme bırakan, ona sahip çıkmayan Recep Tayyip Erdoğan. Çünkü bütün ilişkisini Trump’ın desteğine bağlamış. Trump’ın İslamofobik çabalarına karşı ses çıkaramayacak kadar göbeğinden Trump’a bağlı.”
(SÜRECEK)

