Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Van’da 1 Mayıs kutlaması

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Türkiye’de demokrasi ve eşitlik sağlanmadan barışın mümkün olamayacağını belirterek, “Kürt halkının atmış olduğu devasa adıma karşı adım atılmadı. Barış lütuf değil, haktır” dedi.

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Türkiye'de demokrasi ve eşitlik

Haber: İshak Kara

(VAN) – KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Türkiye’de demokrasi ve eşitlik sağlanmadan barışın mümkün olamayacağını belirterek, “Kürt halkının atmış olduğu devasa adıma karşı adım atılmadı. Barış lütuf değil, haktır” dedi.

Van Avm’de bir araya gelen binlerce kişi Van Kent meydanına yürüyüş düzenledi. 1 Mayıs dolayısıyla Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) öncülüğünde, “Emek barış özgürlük adalet eşitlik demokrasi için 1 Mayıs’ta alanlardayız” şiarıyla Van İpekyolu ilçesinde bulunan Kent Meydanı’nda miting gerçekleştirildi.

Kent Meydanı’nda toplanan aralarında sendikalar, sivil toplum örgütlerinin ve siyasi parti üyelerinin de bulunduğu binlerce kişi 1 Mayıs’ı çekilen halaylarla kutladı. Miting öncesi Hayat Hastanesi önünde bir araya gelen sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve emekçiler, kortejler halinde alana doğru yürüyüşe geçti.

Van Büyükşehir Belediyesine atanan kayyım tarafından işten çıkartılan 223 işçi adına Elif Gemicioğlu konuştu. Gemicioğlu şunları söyledi:

“Bugün işçi bayramı 223 işçi için buruk bir bayram 278 gündür haksız ve hukuksuz bir şekilde işimizden ekmeğimizden edildik. aramızda 9 engelli arkadaşımız var. yaşama zaten zorlanan bu arkadaşlarımız birde açlığa ve yoksulluğa mahkum edildiler. aramızda 14 kadın var. kadınlar iş bulmakta zorlanırken bir kez daha işsizliğe ve yoksulluğa mahkum edildiler.

1 Mayıs sadece bir bayram değil aynı zamanda hakikatleri haykırma birlikteliği güçlendirme alanlarıdır. Bizler 223 işçi alın terimizle bu kente hizmet ettik. sokakları temizledik, parkları çiçekledik ama onlar bizleri ekmeklerimizden ettiler.Birileri rahatı için soframıza tekme attı. Bir telefon bir mesajla ile hayatlarımız alt üst edildi. 223 aile perişan edildi. çocuklarımızın geleceği ile oynandı. bu sadece 223 işçi ve ailenin meselesi değil, bu emeğe bakış sistemi çiğneme meselesidir. Bu hiçbir işçinin güvenden olmadığının göstergesidir. Buradan yetkililere sesleniyoruz. siyasetçilere hukukçulara ve emekçi kardeşlerimize sesleniyoruz gelin yanımızda durun hep beraber bu hukuksuzluğu yok dur diyelim. omuz omuza yürüyelim. Haksızlığı kabul etmeyelim.”

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, şöyle konuştu:

“Yıllardır haksız hukuksuz bir şekilde cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş, Bekir Kaya’ya, Dünya kenti olan İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’na selam gönderiyoruz. Bugün emeğin kürsüsünde sadece bir bayram kutlamıyoruz. Bugün burada bir sınıfın tarihsel kavgasını büyütüyoruz. 1 Mayıs emeğin sömürüye, işçi sınıfının sermayeye, halkın zulme karşı ayağa kalktığı gündür. Burada olan herkes biliyor ki bu düzen bize yaşamı değil ölümü, ve sömürüyü reva görüyor. Dünya yeni bir paylaşım sürecinin içindedir. bu bir gerilim değil açık güç gösterme savaşıdır. bakın Amerika’dan Ortadoğu’ya Afrika’dan Asya’ya kadar kapitalist güçler halkları yoksullukla, savaşla baskıyla yeniden şekillendirmeye çalışıyor.

Ortadoğu’da yeniden kanla çizilmek isteniliyor. Sınırlar petrol, rant ve sermaye için çiziliyor. Buradan haykırıyoruz, ne emperyalistler, ne cihadistler ne molla rejimleri halklar kendi kaderlerini kendileri tayin eder. Nato politikalarıyla ülkemiz savaşa çekilmeye çalışılıyor. NATO bir savaş örgütüdür. Barışı değil savaşı zulmü ölümü getirecek. Ülkemizdeki Amerika ve NATO üsleri kapatılmalıdır. Bu savaş politikalarının en ağır bedelini bu coğrafya ödedi. Van, işçiler emekçiler, kadınlar gençler ve en çokta anneler ödedi. bu ülkede yıllardır çözümsüz bırakılan Kürt meselesi sadece bir halkın değil tüm işçi sınıfının zinciridir. çünkü Kürt meselesi yalnızca bir kimlik meselesi değildir. eşit yurttaşlığın adalet ve birlikte yaşama iradesinin sınandığı tarihsel bir eşiktir. biz biliyoruz savaş varsa demokrasi, emek, barış yoktur. Yıllardır bu ülkenin kaynakları, okula, hastaneye, işe değil savaşa harcandı. bugün barıştan söz ediliyor ama halkı oyalayan süreci geciktiren bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzu da belirtmek isteriz.

Kürt halkının atmış olduğu devasa adıma karşı adım atılmadı. yaprak bile kıbırdamadı. Barış lütuf değil haktır ihtiyaçtır. Emekçiler yoksulluğa mahkum edilirken, ülke rantlarla yönetilmeye çalışıyor Ülkeyi yönetenler Türkiye ekonomisinin Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olduğunu söylüyor. Peki soruyoruz o halde asgari ücretli 28 binlira ile, emekliyi 20 bin lirayla kamu emekcisinin 60 bin lira ile yaşamaya mahkum edildiklerini biliyorlar mı? Bugün adaletin nasıl yozlaşıp çürüdüğünü hep beraber görüyoruz. Gülistan Doku, Rojin Kabaiş diyorum bu isimler sadece bir olay değil, bu düzenin karanlık yüzüdür” diye konuştu.

Reklamı Geç