Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN
(HATAY)- 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Hatay’da işçilerin, memurların, kadınların, öğrencilerin, emek ve meslek örgütlerinin yoğun katılımıyla büyük bir coşku içerisinde kutlandı. Defne ilçesinde bir araya gelen binlerce kişi, sömürü düzenine, yaşam alanlarının talan edilmesine ve savaş politikalarına tepki gösterdi.
1 Mayıs kapsamında kitle, Defne ilçesindeki Doğuş Okulları önünde bir araya gelerek kortej oluşturdu. Selim Nevzat Şahin Okulu’nun önüne kadar süren yürüyüş boyunca katılımcılar, yaşam alanlarına sahip çıkacaklarını vurgularken, doğaya yönelik müdahalelere tepki gösteren ve Suriye’deki gelişmelere dikkat çeken sloganlar attı. Yürüyüş güzergahı boyunca “Yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” ve “Katil Colani Suriye’den defol” “Suriye halkları yalnız değildir” sesleri yükselirken, yürüyüşe alkışlar ve müzikler eşlik etti. Alanlarda yapılan konuşmalarda Akbelen’den Hatay’a kadar uzanan doğa talanına dikkat çekilirken, Suriye’de zulme uğrayan Alevi halkının yalnız olmadığına dair dayanışma mesajları paylaşıldı.
DİSK Hatay Şube Başkanı Mehmet Emin Doğruel: Sömürüsüz dünya için tek yürek olduk
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Hatay Şube Başkanı Mehmet Emin Doğruel, yaptığı konuşmada mevcut ekonomik düzene eleştiriler getirerek, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu çürümüş düzene yanıt vermek için bir araya geldiklerini ifade etti. Doğruel, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde dünyanın dört bir yanındaki sınıf kardeşleriyle ekmek, barış, adalet ve sınıfsız, sömürüsüz bir dünya kurmak amacıyla tek yürek olduklarını vurguladı.
SES Hatay Şube Eş Başkanı Nilgün Aşkar: Depremde ölümlere neden olan rantçı yaklaşım unutturulmak isteniyor
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Hatay Şube Eş Başkanı Nilgün Aşkar ise toplumun tüm kesimlerinin bu sömürü ve yağma düzeninin çarkları arasında her gün biraz daha ezildiğini belirtti. Mavi yakalıdan beyaz yakalıya, işsizden emekliye, gençten yaşlıya kadar herkesin her geçen gün daha da yoksullaştığını ve sefalete itildiğini kaydeden Aşkar, savaşları çıkaranların halkların ölmesini ve soykırıma uğramasını önemsemediğini söyledi. Depremlerin ve diğer felaketlerin alınan kararlar neticesinde bu kadar ölüme yol açmasına rağmen “doğal afet” olarak gösterilmeye çalışıldığını savunan Aşkar, depremdeki can kayıplarında payı olan imar aflarının, rantçı yaklaşımların ve yandaş zenginleştirme faaliyetlerinin unutturulmak istendiğini dile getirdi.
“Akbelen’den Hatay’a yaşam alanı için direnen herkesi selamlıyorum”
Aşkar, konuşmasının devamında doğası ve yaşam alanı için direnen Akbelen köylülerini ve bölgede taş ile beton santrallerine karşı mücadele eden Antakya, Samandağ, Yayladağı, Altınözü ve Defne halkını selamladı. Suriye’de katledilen, kaçırılan ve insanlık dışı uygulamalara maruz kalan halklar ile Alevi kadın ve çocukları için ses çıkarma çağrısında bulunan Aşkar, ekmeği ve toprağı için direnenlerin mücadelesinin yanında olduklarını belirterek konuşmasını tamamladı.



