(ANKARA) – Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 22. Olağan Genel Kurulu öncesinde düzenlediği basın toplantısında, rakibi TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner ve ekibi hakkında plaka gelirlerinin delege iradesini etkilemek amacıyla yasa dışı kullanıldığı, şantaj ve usulsüz para transferleri yapıldığı iddiasıyla Ticaret Bakanlığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduklarını bildirdi.
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 30 Eylül’de yapılacak TESK’in 22. Olağan Genel Kurulu öncesi basın toplantısı düzenledi. Palandöken, TESK Genel Merkezi’nde yapılan toplantıda başkan adaylarından Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner ve ekibi hakkında usulsüzlük iddialarında bulundu.
Dört yılda bir yapılan genel kurul takvimi kapsamında ocak-mart aylarında odaların, mayısta birliklerin, haziranda federasyonların ve eylül ayında da konfederasyonun seçimlerinin yapıldığını belirten Palandöken, mevcut süreçte görülmemiş uygulamaların hayata geçirildiğini ifade etti.
Karayolları Trafik Kanunu ile TŞOF’a verilen plaka basım yetkisinden elde edilen kamusal kaynakların, TESK seçimlerinde “delege iradesini etkilemek ve rüşvet amacıyla yasa dışı” kullanıldığını öne süren Palandöken, belgeli usulsüler hakkında Ticaret Bakanlığı müfettişlerince inceleme yapıldığını ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldığını söyledi.
“MAAŞLI DANIŞMAN KURULU İLE OY DEVŞİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
Teşkilat bünyesinde amacı dışında kaynak aktarıldığını ve maaşlı danışman grupları oluşturulduğunu kaydeden Palandöken, eldeki belgelerde şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında 40 bin, 50 bin ve 100 bin liralık ödemelerin yer aldığını ileri sürdü. Şoför esnafının emeğinin oy devşirmek amacıyla başka meslek kuruluşlarına dağıtıldığını savunan Palandöken, “Maaşlı danışma grubu nasıl olur? Amacı dışında kaynak aktarma nasıl olur? Doğrudan hesaplara para transferi nasıl olur? Yasa dışı ödemelerde kişisel hesaplara borç nasıl verilir? Başkana borç veriyor, başkan da ona sonunda ödeyecek. Bunların hepsinin belgeleri var” değerlendirmesini yaptı.
“ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA VE BAKANLIĞA BAŞVURDUK”
Uygulamaların incelenmesi ve yaptırım uygulanması amacıyla ilgili merciye başvurduklarını dile getiren Palandöken, “İlgili bakanlığımıza müracaat ettik. ‘Böyle bir uygulama var. Böyle bir yolsuz, altyapısı olmayan, kanunda bulunmayan bu para dağıtma olayını inceleyin. Gereken yaptırımı yapın’ dedik. Tabii Bakanlık da ne yaptı? Müfettişleri gönderdi. İnceleme devam ediyor. Ayrıyeten dedik ki savcılığa da suç duyurusunda bulunalım. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bu olayı anlatan bir dilekçe verdik” dedi.
Müfettişlerin yaklaşık 2,5-3 aydır inceleme yaptığını ancak henüz bir sonuç ya da ön rapor sunulmadığını aktaran Palandöken, 30 Eylül’deki seçim öncesinde Bakanlık ve Savcılık tarafından neticelerin veya ön raporun kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini söyledi.
“PLAKA İLE ŞANTAJ YAPILIYOR”
Söz konusu usulsüzlük iddiasının ne zaman fark edildiğinin sorulması üzerine Palandöken, usulsüzlüklerin son anda değil yaklaşık bir yıldır hesaplara yatan paralarla devam ettiğini ileri sürerek, Bakanlık’tan gelecek inceleme sonucunu sabırla beklediklerini ifade etti. Palandöken, yapılan para aktarımlarının şahıslara verilmesi sebebiyle rüşvetten farklı olarak resmi belgelere dayandığını kaydetti.
Karayolları Trafik Kanunu’nun verdiği plaka basım yetkisi ve gelirlerinin büyük bir rant oluşturduğunu kaydeden Palandöken, plaka dağıtım yetkilerinin odalar üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığını savundu. Palandöken ayrıca, şoförler odalarına “Şoförler Odası olmasa Kamyoncular Odası’na veririm, Nakliyeciler Odası’na veririm” şeklinde şantaj yapıldığını da öne sürdü.
“İSTANBUL VE MARDİN SEÇİME KATILAMAYACAK”
Genel kurulların iptal edilmesi nedeniyle temsil krizinin doğduğunu kaydeden Palandöken, katılım durumuna ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Delegeler illerin büyüklüğüne, üye sayısına göre tespit edilmiyor. Büyükşehirlerde 11, diğer şehirlerde 7-9. Ancak üye sayısı, esnaf sanatkârın sayısı bakımından bu illerde esnaflık faaliyetleri çok daha yüksek. 300 bine yakın esnaf var diyoruz İstanbul’da. İstanbul tabii ki Türkiye’nin bütün illerinden orada meslek hayatını idame ettiren veya ticaret yapan insanların bulunduğu yer. Aynı şekilde Mardin de böyle. Elektrikçiler Federasyonunda da yine bu tür bir olayın cereyan etmesinden dolayı açığa alınmış. Elektrikçiler Federasyonu’nda tabii önemli belgelerin verildiği yer. Bunlar da bu seçimde oy kullanıyor ancak kullanamıyor. Biz güzel şeyler yapmak için mücadele veriyoruz. İyi olsun istiyoruz. TESK’in bu seçimlerdeki yapılan işlerle ilgili denetlendikten sonra nasıl yoluna koyulacaksa veyahut raporun tevdi edildikten sonra genel kurulda birlikte artık yarışacağız.”

