Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tepebaşı Belediye Başkanı Ataç’tan beş ildeki yangınlarda 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmemesine tepki: “Kamu vicdanını derinden yaralamıştır”

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bizim talebimiz adalettir. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz. Seyitgazi’de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız” dedi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in

(ESKİŞEHİR) – Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bizim talebimiz adalettir. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz. Seyitgazi’de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız” dedi.

Başkan Ataç, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, 2025 yılında Eskişehir’in de aralarında bulunduğu beş ilde çıkan yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesine tepki gösterdi. Ataç, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

“Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bu karar, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını hafifletmemiş; aksine adalet beklentisini daha da büyütmüştür.

Seyitgazi’de yaşanan orman yangınında beş orman işçimizi ve beş AKUT gönüllümüzü kaybetmenin acısını hala yüreğimizde taşıyoruz. O gün yalnızca 10 insanımızı değil; evlatları, babaları, kardeşleri, yol arkadaşlarını, bu ülkenin fedakar emekçilerini toprağa verdik.

Yangının ardından acılı ailelerin, kamuoyunun ve hepimizin beklediği şey çok açıktı: Gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, varsa ihmalin belirlenmesi ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi. Çünkü insan hayatı söz konusu olduğunda hiçbir gerekçe, hiçbir makam, hiçbir bürokratik karar vicdanların önüne geçemez.

Bizim talebimiz adalettir. Bizim talebimiz kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değil, gerçeğin bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasıdır. Çünkü adalet duygusu yara aldığında, toplumun devlete ve kamu yönetimine duyduğu güven de yara alır.

Seyitgazi’de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız. Onların hatırasına sahip çıkmak, yalnızca anmakla değil; bu acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmekle mümkündür.

Acılı ailelerimizin yanında olmaya, kamu vicdanının sesi olmaya ve bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz.”