(TBMM) – CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye’nin 2000’li yılların başındaki ekonomik krizden daha ağır bir tablo içinde olduğunu savunarak, emekli aylıkları üzerinden iktidarı eleştirdi. Emir, 2000’li yılların başında yaşanan ekonomik krizin ardından AK Parti iktidarının ortaya çıktığını belirterek, “AKP iktidarı o çöküntüden filizlenmiş ve bugüne kadar da Türkiye’de yoksulun, işçinin, işsizin, emeklinin sırtında bir karabasan gibi büyümeye devam etmiş bir siyasi iktidardır” dedi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın başkanlığında toplandı. Genel Kurulu’nda en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin tümü üzerinde görüşmelerine devam ediliyor.
TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Nusaybin’de Türk Bayrağı’na yönelik saygısızlık yapıldığını belirterek, “Nusaybin’de Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağı, Türk Bayrağı’na karşı bir saygısızlık yapılmış ve bu saygısızlık üzerine de zaten emniyet güçleri gereğini yapmıştır” dedi. Bu tür olayların bir etnisiteye, mezhebe, şehre ya da ilçeye mal edilmemesi gerektiğini ifade eden Özdağ, “Bunu bir etnisiteye mal etmek, bunu aynı zamanda bir mezhebe mal etmek; bir şehre, bir ilçeye mal etmek de doğru değil. Suçların şahsiliği prensibi vardır” diye konuştu. Provokasyon ihtimaline dikkat çeken Özdağ, emniyet ve istihbaratın hassasiyetle konunun üzerinde durması gerektiğini söyledi.
Çocuk cinayetlerine de değinen Özdağ, Atlas Çağlayan’ın öldürülmesini hatırlatarak, Çocuk Koruma Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. “Kesici aletlerle veyahut da ateşli silahlarla yapılan öldürmelerde bununla ilgili olarak ağırlaştırmayı özellikle gündeme almamız gerekiyor” dedi. Adalet Bakanı ve hükümete seslenen Özdağ, çocuk cinayetleriyle ilgili yasanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Sokaklar neden güvenli değil?”
Özdağ, cinayet işleyen çocukların cezaevinden çıktıktan sonra suç örgütlerinin, çetelerin ve uyuşturucu baronlarının eline düştüğünü belirterek, “Bu cinayetleri işleyenler artık çocuk değiller” dedi. Eğitim, aile ve sokak ortamlarına ilişkin sorular da yönelten Özdağ, “Okullar bu insanları tedip edemiyor mu, terbiye edemiyor mu, eğitemiyor mu? Anneler ve babalar acaba çocuklarıyla ilgilenemiyor mu? Sokaklar neden güvenli değil?” diye konuştu. Bu alanlarda iktidarı sorumlu tuttuğunu ifade eden Özdağ, yeni bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.
“20 bin lira açlık sınırının altında, 10 bin lira altında”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emekli maaşlarına ilişkin değerlendirmelerini eleştirerek, “Bugün Sayın Erdoğan emeklilerle ilgili iktidarları döneminde yaptıklarını anlattı” dedi. Erdoğan’ın, en düşük emekli maaşının 40 dolardan 480 dolara çıktığını söyledeğini hatırlatan Çömez, bu açıklamanın bir başarı olarak sunulmasına “derin bir üzüntü” duyduğunu ifade etti.
İktidarın getirdiği düzenlemeyle en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmak istendiğini belirten Çömez, “20 bin lira açlık sınırının altında, 10 bin lira altında” dedi. İktidarın sokaktan ve çarşıdan habersiz olduğunu kaydeden Çömez, milletvekillerine seslenerek, “Gelin çarşıyı pazarı beraber dolaşalım; esnafla konuşalım, emekliyle konuşalım” diye konuştu. Bandırma pazarında gözlemlerini aktaran Çömez, akşam saatlerinde emeklilerin pazarda ezilmiş ve çürümüş ürünleri topladığını gördüğünü belirtti. Emeklilere “En son ne zaman et aldınız?” diye sorduğunu anlatan Çömez, aldığı yanıtın “Kurbadan kurbana” olduğunu söyledi. Çömez, “Lütfen siz de sorun aynısını” diyerek, AK Parti milletvekillerine çağrıda bulundu.
“Sadece Ziraat Bankasından ödenmemiş kredileri almış olsanız, emekliye şu anda yapılacak olan zammın 2 katını yaparsınız”
Ziraat Bankası’na ilişkin Sayıştay raporlarını hatırlatan Çömez, Demirören Grubu’nun ödememiş olduğu 44 milyar liralık krediye dikkat çekerek, Meclis’te emeklilere yapılacak artışın hesabının yapıldığını söyledi. Çömez, “Sadece Ziraat Bankasından ödenmemiş kredileri almış olsanız, emekliye şu anda yapılacak olan zammın 2 katını yaparsınız” diye konuştu. Artan et fiyatlarına ilişkin de konuşan İYİ Partili Çömez, “Sayın Erdoğan’ın ‘Ekonominin sorumlusu benim, ben’ dediği tarihten itibaren et fiyatları ne kadar artmış? Baktım, tam yüzde bin 400 artmış. AKP iktidara geldiğinde et fiyatları 5-6 dolardı, kıymanın kilosu bugün 17-18 dolarlara vardı. Dolar üzerinden bile inanılmaz bir enflasyonla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
“Koca bir yıl geçti ama acısı hâlâ içimizde bir kor”
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise Kartalkaya’da yaşanan facianın üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatarak, “Kartalkaya’da ciğerimizi dağlayan felaketin üzerinden koca bir yıl geçti ama acısı hâlâ içimizde bir kor” dedi. 78 kişinin yaşamını yitirdiği olaya değinen Kılıç, “78 canımızı yitirdiğimiz bu elim hadise sadece ateşin düştüğü yeri değil, tüm milletimizin yüreğini yaktı” diye konuştu. Hayatını kaybedenleri dualarla andıklarını belirten Kılıç, “Yitip giden canlarımızı dualarla yâd ediyoruz; Cenab-ı Allah vefat edenlere gani gani rahmet eylesin, mekânları cennet olsun, milletimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.
MHP’li Kılıç: “Emeklimizin yüzünü güldürecek düzenlemelerin arkasında kale gibi duracağız”
MHP’li Kılıç, “Bizim siyasetimiz Milliyetçi Hareket Partisi olarak ‘Önce ülkem ve milletim’ diyen bir şuurun, bir inanmışlığın eseridir” dedi. Emeklilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, “Bizim nazarımızda emeklilerimiz bu milletin dua kapısı tecrübesidir” ifadesini kullandı. Kılıç, şöyle konuştu:
“Şunu herkes çok iyi bilsin ki liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin de gür bir şekilde ifade ettiği gibi emeklimizi enflasyona ezdirmemek, en düşük emekli aylığını insanca yaşanabilecek seviyeye getirmek bizim amacımızdır. Ancak altını çizerek söylüyorum: Biz bu meseleyi birilerinin yaptığı gibi siyasi rant devşirmek, devletimizi aciz göstermek veya ekranlara oynamak için kullanmayız. Emeklilerimizin helal lokmasını kirli siyasi hesaplarına meze yapmak isteyen siyasi istismarcılara da asla pabuç bırakmayız. Biz devletimizin bekasıyla, milletimizin refahını aynı terazide tartar, en doğru zamanda en doğru adımı atarız. Bütçe imkânlarını zorlayarak, devletimizin hazinesini kılı kırk yaran bir hassasiyetle yöneterek, emeklimizin yüzünü güldürecek düzenlemelerin arkasında kale gibi duracağız. Bu konuda Gazi Meclisimizde yapılacak emeklimizin yararına, ülkemizin faydasına her çalışmaya, atılacak her hayırlı adıma Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak öncülük edeceğiz.”
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, konuşmasında Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılara karşı Türkiye ve dünyanın birçok kentinde protestolar düzenlendiğini belirterek, bu protestoların haklı olduğunu söyledi. “Çetelerin, IŞİD’in, HTŞ’nin, HTŞ’ye bağlı çetelerin günlerdir sürdürdüğü saldırılara karşı Türkiye’nin birçok kentinde Ağrı’da, Muş’ta, Diyarbakır’da, Van’da, Silopi’de, İstanbul’da, Muğla’da ve Avrupa’nın birçok başkentinde protesto gösterileri yapılıyor” diyen Temelli, bu saldırıların Halep’te başlayıp Suriye’deki Kürt halkına yönelik olarak sürdüğünü ifade etti.
“Kamuoyu, medya eliyle de olabildiğince yanlış bilgilendiriliyor”
Bu saldırıların durdurulması için iktidara çağrı yaptıklarını dile getiren Temelli, buna karşılık iktidardan saldırıları destekleyen açıklamalar geldiğini kaydetti. Temelli, “Kamuoyu, medya eliyle de olabildiğince yanlış bilgilendiriliyor, adeta örgütlü bir dezenformasyon karşımıza çıkıyor” dedi. Genel görüşme önerisi verdiklerini belirten Temelli, “Bakanlar gelsin, burada açıklama yapsınlar, Meclis sorularını sorsun, mesele aydınlığa kavuşsun dedik ama her şeyin üstünün örtülmeye çalışıldığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. Nusaybin’de bayrak indirildiği iddialarını reddeden Temelli, “Nusaybin’de inmiş bir bayrak da yok ama Nusaybin’de bu insanlara işkence yapıldı” dedi.
“Çetelerden medet umanlar aslında bu ülkenin ateşini harlarlar”
Temelli, “Eş Genel Başkanlarımız başta olmak üzere DEM Parti bütün gövdesiyle 27 Şubat’ta Sayın Öcalan’ın açıklamasının arkasındadır” dedi. Bu açıklamanın kendileri için ilkesel bir yol haritası olduğunu belirten Temelli, müzakere ve diyalog süreçlerinin tıkanmasına karşı olduklarını vurguladı. 10 Mart mutabakatına da değinen Temelli, bu sürecin ilerletilmesi gerektiğini ifade ederek, siyaset kurumunu bütünlüklü bir tavır almaya çağırdı. Temelli, “Suriye halklarının geleceğine oranın temsilcileri karar vermelidir” dedi. Temelli, “Çetelerden medet umanlar aslında bu ülkenin ateşini harlarlar, bizim bu ülkenin ateşinin üzerini küllememiz lazım” ifadesini kullandı.
“AKP iktidarı o çöküntüden filizlenmiş ve bugüne kadar da..”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise konuşmasında, Türkiye’nin 2000’li yılların başındaki ekonomik krizden daha ağır bir tablo içinde olduğunu savunarak, emekli maaşları üzerinden iktidarı eleştirdi. Emir, 2000’li yılların başında yaşanan ekonomik krizin ardından AK Parti iktidarının ortaya çıktığını belirterek, “AKP iktidarı o çöküntüden filizlenmiş ve bugüne kadar da Türkiye’de yoksulun, işçinin, işsizin, emeklinin sırtında bir karabasan gibi büyümeye devam etmiş bir siyasi iktidardır” dedi.
Emir’den “en düşük emekli aylığı 66 lira” tepkisi
Bugün gelinen noktada ekonomik krizin derinleştiğini ifade eden Emir, çay-simit, kurban, altın ve maaş hesaplarının dahi bunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. O dönemde emekli maaşlarının asgari ücretten yüksek olduğunu hatırlatan Emir, bu gerçeğin iktidarı rahatsız ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en düşük emekli maaşına ilişkin açıklamalarını eleştiren Emir, Erdoğan’ın “Biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı” sözlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na ait belgeler üzerinden sözlerini sürdüren Emir, bu belgelere göre o dönemde en düşük BAĞ-KUR emekli maaşının 150 lira, en düşük SSK emekli maaşının 257 lira, en düşük memur emekli maaşının ise 376 lira olduğunu, asgari ücretin ise 184 lira seviyesinde bulunduğunu aktardı. Emir, bu rakamlarla emekli maaşlarının büyük bölümünün asgari ücretin üzerinde olduğunu ifade etti. “66 lira” olarak ifade edilen rakamın ise BAĞ-KUR tarım emeklilerine ait olduğunu belirten Emir, bunun halk arasında “rençper emekliliği” olarak bilinen, sınırlı sayıda kişiyi kapsayan ve daha sonra uygulamadan kaldırılan bir düzenleme olduğunu söyledi. Bu kapsamda yalnızca yaklaşık 9 bin kişinin bulunduğunu dile getiren Emir, söz konusu uygulamanın sürdürülebilir olmadığı anlaşıldığı için yıllar önce sona erdirildiğini kaydetti.
“Beş dakikada geçirelim, müjdeyi verelim”
CHP’li Emir, emeklilerin büyük haksızlıklara uğradığını belirterek, bin 68 liralık zamma dikkat çekti. Bu artışın günlük karşılığının 35 liraya bile denk gelmediğini ifade eden Emir, “Bu Meclis bir emekliye günde 35 lira vermek için kanun yapacak, biz bunu kabul etmiyoruz” dedi. CHP olarak adil bir emeklilik sistemi önerdiklerini vurgulayan Emir, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini, buna karşın 9 bin gün prim ödemiş ve daha yüksek aylığı hak eden emeklilerin haklarının da korunmasının zorunlu olduğunu söyledi. Önerilerinin Meclis kayıtlarında yer aldığını belirten Emir, iktidara çağrıda bulunarak, “Eğer diyorsanız ki ‘Sizinki olmaz, bizimki olsun’; biz varız. Çıkartın bir A4, yazın hakkaniyetli bir zam, biz de altını imzalayalım, beş dakikada geçirelim, müjdeyi verelim” diye konuştu.
“Yangınla ilgili projelerin bina yapımıyla eş zamanlı yürütülmeli”
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kartalkaya’da yaşanan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın felaketine ilişkin kurulan araştırma komisyonunun çalışmalarına değindi. Zengin, konuşmasının başında Kartalkaya’da hayatını kaybedenleri rahmetle andığını belirterek, komisyonun bir yıllık süreçte önemli bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Yangın denetimi ve itfaiye raporlarının geçerlilik sürelerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Zengin, yangınla ilgili projelerin bina yapımıyla eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yüksek yangın riski barındıran alanlarda daha yoğun denetim yapılmasının zorunlu olduğunu ifade eden Zengin, denetim yetkilerine ilişkin yaşanan karmaşanın giderilmesinin Meclisin sorumluluğu olduğunu belirtti.
“Otellerde “sigara içilen oda” uygulamasının yangın riskini artırıyor”
Konaklama tesislerinde yoğunluk dönemlerine dikkat çeken Zengin, bu dönemlerde yangın ve sağlıkla ilgili münhasır birimlerin oluşturulması gerektiğini ifade etti. Komisyonun en önemli önerilerinden birinin itfaiye ve yangınla ilgili çatı bir örgütlenme olduğunu söyleyen Zengin, bu alanda daha açık ve net bir mevzuata ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. Bina risk analizlerinin daha kapsamlı ve standart hâle getirilmesi gerektiğini belirten Zengin, otellerde “sigara içilen oda” uygulamasının yangın riskini artırdığını söyledi. İhbar sistemleri, yangın ekipmanlarının standardizasyonu ve yangın sigortasının da yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Zengin, raporda yer alan tavsiyelerin ilgili bakanlıklar tarafından takip edilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

