(TBMM) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi’ni TBMM Dışişleri Komisyonu’na sevk etti. Teklifin gerekçesinde, “Mekke Anlaşması, bölgesel sahiplenme, iş birliğine dayalı güvenlik ve kapsayıcılık ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Tamamen savunma odaklı olan anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır” denildi. Gerekçede ayrıca, “Anlaşmanın kolektif savunma hükmünün tatbik edilmesi kendiliğinden işlemeyecek, bu husus yapılacak istişareler neticesinde mutabakatla alınacak kararlara dayalı olacaktır” ifadelerine yer verildi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasıyla, “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasmda Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması” TBMM Dışişleri Komisyonu’na sevk edildi.
Teklif ile Türkiye, “Pakistan ve Suudi Arabistan Krallığı arasında, terörizm dahil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi, tarafların silahlı kuvvetleri arasındaki koordinasyonun ve savunma sanayii alanındaki iş birliğinin artırılmasını öngören Anlaşma’nın onaylanmasının uygun bulunması” amaçlanıyor.
Toplam 16 maddeden oluşan teklifin gerekçesinde, anlaşmanın Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandığı belirtilerek, “Mekke Anlaşması ile bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğun ve karşılıklı güvene dayalı birlikte çalışma kültürünün güçlendirilmesi, Orta Doğu’da ve ötesinde iş birliğine ve kolektif caydıcılığa dayalı güvenlik yaklaşımının tesis edilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilmesinin hedeflendiği” vurgulandı.
“Bölgemizde bu şekilde saldırganlığın caydırılmasıyla kalıcı bir istikrar ve güvenlik ortamının tesis edilmesi halinde, bunun orta ve uzun vadede tüm bölge ülkeleri üzerinde son derece olumlu sosyo-ekonomik etkilerinin olacağı değerlendirilmektedir” ifadeleri yer alan gerekçede, şunlar kaydedildi:
“Mekke Anlaşması’nda taraflar birbirlerinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması amacıyla iş birliği yapmayı ve bu doğrultuda, BM şartından kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir tarafın kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmayı taahhüt etmektedirler. Anlaşmanın kolektif savunma hükmünün tatbik edilmesi kendiliğinden işlemeyecek, bu husus yapılacak istişareler neticesinde mutabakatla alınacak kararlara dayalı olacaktır.
Mekke Anlaşması bu çerçevede, terörizm dahil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı taraf devletlerin savunma ve güvenliğini kolektif caydırıcılık temelinde güçlendirmeyi ve bu kapsamda tarafların silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirlik, iş birliği ve koordinasyonun artırılmasını hedeflemektedir. Anlaşma bu hedef doğrultusunda, savunma sanayii alanındaki iş birliğinin de derinleştirilmesi amacını taşımaktadır.
“ANLAŞMA BÖLGE ÜLKELERİNİN KATILIMINA AÇIK”
Mekke Anlaşması, bölgesel sahiplenme, iş birliğine dayalı güvenlik ve kapsayıcılık ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Tamamen savunma odaklı olan anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Anlaşma, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkıda bulunma arayışında olan, uluslararası hukuka saygılı ve toprak bütünlüğü, egemen eşitlik ve içişlerine karışmama ilkelerini benimseyen tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır.
Mekke Anlaşması, ülkemizin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından kaynaklanan ikili veya çok taraflı hiçbir yükümlülüğünü ortadan kaldırmamakta veya bunların yerine geçmemektedir. Aksine, anlaşmanın etkin şekilde uygulanmasıyla Orta Doğu bölgesinde sağlanması hedeflenen istikrar ve güvenlik ortamı, üyesi olduğumuz diğer bir ittifak olan NATO’nun Avrupa-Atlantik güvenliği bağlamındaki amaçlarıyla da uyumludur. Anlaşma kapsamında üstlenmekte olduğumuz yükümlülükler, ülkemizin NATO kapsamındaki hak ve yükümlülüklerine halel getirmemektedir.
Mekke Anlaşmasının aramızdaki güvenlik ve savunma iş birliğinin derinleştirilmesi suretiyle Suudi Arabistan ve Pakistan ile ikili ilişkilerimizi yeni bir düzeye taşıyacağı, aynı zamanda kapsayıcı bir bölgesel iş birliği mekanizması sunarak bölgemizde güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik yapıcı ve önalıcı gayretlerimize destek olacağı değerlendirilmektedir.”

