Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Şule Kökhan
Şule Kökhan

Süslenmemiş Bir Hayat

Az önce gerçek yaşamdan uyarlanmış bir belgesel izledim. Zor kutup koşullarında, dondurucu soğukta, açlıkla ve ölümle burun buruna yaşayan iki insanın hayatta kalma mücadelesini anlatıyordu. Film bittiğinde zihnimde tek bir duygu kaldı: çıplak gerçeklik.

Filmi izlerken, kısa bir süre önce sosyal medyada gördüğüm bir video geldi aklıma. Konforun, hızın, tüketimin ve gösterinin sıradanlaştığı hayatlarımız… Bir yanda donmamak için birbirine tutunan iki insan; diğer yanda pamuk ipliğine bağlı ama bunun farkında olmayan hayatlar.

O iki adam sorgulamıyor. Hayatın anlamını tartışmıyorlar. Tek dertleri hayatta kalmak. Biz ise güvenli alanlarımızda bile sürekli yorgunuz. Anlam arıyoruz, tatmin olamıyoruz, eksik hissediyoruz.

Belki de sorun tam burada başlıyor: Biz hayatta kalmayı unuttuk; yaşamayı da tam olarak öğrenemedik.

İyi bir hayat nasıl yaşanır? Bunun cevabı kitaplarda ya da ezber cümlelerde değil. Cevap, zor zamanlarda nasıl durduğumuzda saklı belki. Zor olanın içinden geçerken kendimize hangi niyeti aldığımızda…

Kaçmadan, inkâr etmeden, süsleyip örtmeden…

Belki daha fazlası değil; daha sahici yaşamak.

İyi insan olmaya niyet etmek.

Bedenin, zihnin ve ruhun bir bütün olduğunu kabul etmek.

Ve insan, ancak kaçmayı bıraktığında gerçekten yaşamaya başlıyor. Bu yazıyı bir cevap vermek için değil; durup bakabilmek için yazdım.

Koçluk da benim için tam olarak burada başlıyor:

Kaçmadan, süslemeden, olanla temas edebildiğimiz yerde.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER