Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Umut Emre GÖKBULUT
(İSTANBUL) – Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Başakşehir’de esnaf ve Pazar ziyareti yaptı. Pazarda bir vatandaşın 2 biber 2 patlıcan almasını eleştiren Çelik “Emekliyi pazarda iki tane patlıcan, iki tane biber almaya zorunlu kılan bu anlayışı değiştireceğiz. Biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde olacak. Asgari ücret de yaşanılır bir seviyede olacak” dedi.
Mahkeme kararıyla görevden alınan eski CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Başakşehir’de esnaf ve Pazar ziyareti gerçekleştirdi. Çelik’e Başakşehir İl Başkanı Beyzade Kayabaşı ve partililer eşlik etti. Çelik ilk olarak Başakşehir İl Başkanlığına geldi. Burada partililerle görüşen Çelik ve beraberinde heyet Tokat Zile Karacaören Köy Derneği ve Veli Baba Cemevi’ni ziyaret etti. Çelik ve partililer daha sonra Başakşehir Güvercintepe Mahallesine geçerek esnaf ziyareti gerçekleştirdi.
Çelik ile esnaf arasında geçen diyaloglar şöyle:
“Çelik: Nasıl işler güçler?
Esnaf: İşlerin hiç tadı yok 4 ya da 5 aydır. Gün geliyor siftah etmeden kapatıyoruz. 2 aydır dükkanın ve evin kirasını ödeyemedim”
“Esnaf: CHP kendi içinde bir toparlansın bizde önümüzü görelim ne olduğu belli olsun.
Çelik: Toparlanır toparlanır. Genel Başkanımız Özgür Özel, Temmuz sonu Ağustos başı kamuoyunu rahatlatacak bazı adımlara atacak.
Esnaf: Sanki biraz geç kalmadı mı?
Çelik: Hukuksal bir mücadelede var tabiki…
Esnaf: Yahu bu ülkede hukuksal mücadele bir bakıyorsunuz 3 yıl sürüyor sonra ‘pardon’ diyor”
“Çelik: Okulu neden bıraktın?
Esnaf: Okumanın bir şeyi kalmadı artık torpilsiz bir hayat kalmadı Türkiye’de farkındaysanız.
Çelik: Haklısın Türkiye’nin temel sorunlarından bir tanesi de şu böyle liyakatli birikimli gençler mezun oldukları alanlarda da iş yapamıyorlar”
“Çelik: Nasılsınız?
Esnaf : İyi diyelim iyi olsun ama hiç de iyi değil. Eskiden giderdik berberde haftada bir traş olurduk. Şimdi gidip traş olamıyoruz kendi evimde kafamı makineye vuruyorum niye? Bir berber traşı bin lira olmuş. Gel bunun içinden çık. Ekonomi yok sabahtan beridir siftah etmedim”
Esnaf ziyareti sonrası Çelik ve beraberinde heyet Başakşehir Ziyagökalp Mahallesinde bulunan semt pazarına gitti. Pazarcı esnafı ile Çelik arasında geçen diyalog ise şöyle oldu:
“Pazarcı Esnafı: Müşteri bekliyorduk siz geldiniz. 9 nüfus bende var, 10-12 o gariban da 60 bin lira sermaye var cepte bin liralık satış var nasıl böyle durmayalım”
“AHMET ÖZER ESENYURT’TA ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATIYORDU”
“Pazarcı esnafı: Daha fazla aramızda sizi görmek istiyoruz başkanım.
Çelik: Mümkün oldukça çıkıyoruz
Pazarcı esnafı: Sizin bulunduğunuz alanlardaki pazarda hiçbir sıkıntı yok yerlerimiz güzel bizleri sıkmıyorsunuz. Allah razı olsun sizden.
Çelik: Diyorsun ki CHP’li belediyelerin oldukları yerlerdeki pazarlardan memnunuz. Ak Partili yerlerde?
Pazarcı Esnafı: Esenyurt’da çok büyük sıkıntı yaşıyoruz.
Çelik: Esenyurt’ta biliyorsun kayyum var. Bizim belediye başkanımız Ahmet Özer Esenyurt’ta çok önemli adımlar atıyordu güzelde çalışmalar da yapıyordu çok da heycanlıydı böyle. Fakat ne yazık ki uzun bir görev yapamadı. Seçildikten birkaç ay sonra bir kayyumla karşı karşıya kaldı.
Pazarcı esnafı: Biz o zamanlar çok memnunduk şuan biraz sıkıntıları yaşıyoruz”
“Çelik: Pazarın durumu nasıl?
Pazarcı esnafı: Maliyet yüksek alım gücü düşük. Müşteri geliyor alım gücü yok hem biz sıkıntı çekiyoruz hem karşı taraf sıkıntı çekiyor”
Değiştireceğiz başka çaresi yok” diyen Çelik Pazar’daki ziyaretini şöyle değerlendirdi:
“Bir ihracat meselesi var o yüzden fiyatlar soğanda patateste çok yüksek. O yüzden bizim milletimiz soğana ve patatese ulaşmakta güçlük çekiyor. Akşam saati saat şuan 17’di gündüz hava yazın çok sıcak olduğu için insanlar bazen pazara geç çıkıyorlar. Ama şu saatte tezgâhların aşağı yukarı yüzde 80’inin önü bomboş. Ağır enflasyon koşulları, emeklinin durumu, emekçinin durumu. Şimdi 20 bin lira emeklinin maaşı, 23 bin lira emekçinin maaşı. Bir ortalama ev kirası 30 40 lira İstanbul’da mütevazı bir yerde de yani Başakşehir’in belli mahallelerinde. Şimdi emekli maaşı asgari ücret kirayı bile karşılayamazken vatandaşın alım gücünde ciddi sorunlar var. Dolayısıyla vatandaş sıkıntılı, esnaf da sıkıntılı, pazarcı da çok sıkıntılı. Yani meyve sebze getiren diyor ki gece saat 12.00’de hale gidiyorum, sabah pazara geliyorum. Akşama kadar pazardayım. Günde birkaç saat uyuyup haftanın 5 gününü böyle geçiyor. Emeğimin karşılığını alamıyorum. Moraller bozuk. Değiştireceğiz başka çaresi yok. Hep birlikte, el birliğiyle, kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir mücadele içerisindeyiz.
“BİR YARGI BASKISI ALTINDAYIZ”
Bir yargı baskısı altında ne yazık ki belediye başkanlarımız, Cumhuriyet Halk Partisi iktidar gitmemek için artık yargıyı siyaseti dizayn etme aracı olarak kullanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ni dizayn etmek istiyor muhalefeti dizayn etmek istiyor. Biz de hem kararlılıkla o noktadaki mücadeleyi sürdürüyoruz hem de gelip burada vatandaşın derdini dinliyoruz. Pazarı gözlemliyoruz. Mesela bir tane hanımefendi dedi ki ben AK Parti’nin ana kademesinde siyaset yapıyorum dedi. Biz bu işlerden rahatsızız dedi. Biz bu işlerden rahatsızız. Başka bir vatandaş Başakşehir’de sizden bir müsaade istedi. “Başkanım şöyle oturup konuşabilir miyiz?” dedi. Oturduk, konuştuk. Dedi ki ya bu nasıl bir gidişat? Yaşayamıyoruz, geçinemiyoruz. Büyük sıkıntılar içerisindeyiz ve konuşamıyoruz. Çünkü konuşursak yarın başımıza ne geleceğini bilemiyoruz. Dolayısıyla tamamen bir korku iklimi, bir baskı politikası, bir sindirme politikası esnaf bu noktada tabii ki yeri belli, adresi belli, yurdu belli”
“30 LİRAYA 2 PATLICAN 2 BİBER ALABİLDİM”
Çelik: Nasılsın? İyi misin?
Vatandaş: Bu ucuzluk olsa iyi oluruz.
Çelik: Ne kadar aldın patlıcanı?
Vatandaş: İki tane. Eskiden buna verdiğim parayı iki kilo, üç kilo patlıcan alırdım.
Çelik: Torbaları doldurup gidiyorduk değil mi?
Vatandaş: Aha bu 30 lira
Çelik: İki tane patlıcan bir de iki tane biber 30 lira
Vatandaş: 30 TL. Eskiden bunları kiloyla alıyorduk bir çuval alırdık. Bir ay yerdik bitmezdi.
Çelik: Şunu söylüyoruz. Diyoruz ki emekliyi pazarda iki tane patlıcan, iki tane biber almaya zorunlu kılan bu anlayışı değiştireceğiz. Biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde olacak. Asgari ücret de yaşanılır bir seviyede olacak.
Vatandaş: İnşallah Allah yardımcımız olsun.
Çelik: Emeklilerimiz yıllarca ülkemize hizmet ettiler. Ürettiler, çalıştılar, didindiler, çabaladılar. Emekliliklerinde de onurlu bir yaşam hak ediyorlar.
Vatandaş: Zam verildi ama zam cebimize girmeden para bitti.
Çelik: Bu millet pazarlarda pazar arabalarıyla geziyordu. Emekli vatandaş torbanın içerisine iki tane patlıcan, iki tane biber koymuş”
