Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davası’nda 75’inci gün… Murat Ongun: “Atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmamalıyım”

İBB Davası’nın 75’inci gününde tahliye talebiyle savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, “Birlikte çalıştığım Sayın İmamoğlu’nun önemli bir siyasi aktör olmasından ötürü tabii ki rakip siyasi örgütlerle ciddi bir iletişim ve algı savaşına girmiş biriyim. Benim bu ön cephede olmam ve bunu da başarıyla yapmış olmam kuşkusuz karşıdan bazı insanları kızdırmış, bana karşı öfkelendirmiş falan filan olabilir ama ben atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmamalıyım” dedi.

İBB Davası’nın 75’inci gününde tahliye talebiyle savunma yapan Medya AŞ

Haber: ÇAĞATAN AKYOL

(İSTANBUL) – İBB Davası’nın 75’inci gününde tahliye talebiyle savunma yapan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, “Birlikte çalıştığım Sayın İmamoğlu’nun önemli bir siyasi aktör olmasından ötürü tabii ki rakip siyasi örgütlerle ciddi bir iletişim ve algı savaşına girmiş biriyim. Benim bu ön cephede olmam ve bunu da başarıyla yapmış olmam kuşkusuz karşıdan bazı insanları kızdırmış, bana karşı öfkelendirmiş falan filan olabilir ama ben atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmamalıyım” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın yargılamasına İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda 75’incü gününde devam ediliyor.

Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer ile İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün ardından Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un beyanlarına geçildi. Soruşturma savcılığının kendisi ile ilgili çok vahim derecede hatalı sonuca vardığını belirten Ongun, şunları söyledi:

“Delil hatası var. Suçlandığım her eylemin künyesine 7 delil maddesi yazılmış. Bu 7 maddeden bana çarpan tek şey, beyanlar. Beyan sahiplerinin cezaevine girmemek ya da cezaevinden çıkmak isteyen ya da beni hiç tanımayan, benimle hiç tanışmamış tescilli, sahte faturacılar olmasını bile bir kenara koyuyorum artık. İçeriği doğru olabilir mi, ona bakmanız, onu değerlendirmeniz icap ediyor. Onlar söylemiş, ben yalanlıyorum; tabii ki yetmiyor çünkü iddianameye göre infaz edilmişim zaten. İftiraya benimle dahil edilen tutuklular da yalanlıyor, onların da sözü yetmiyor. Çünkü biz makbul değiliz, onu anladık. Mahkemede tescilli sahte faturacı, dolandırıcı, cinsel saldırı suçlusunun sözü makbul oluyor; işinde gücünde, hayatında ilk kez hakimle göz göze gelen bizlerse nesnel düşmanlarız. Bunu iliklerime kadar da hissediyorum ama sizin dediğiniz gibi olsun her şey, böyle oynayalım. Bu soruşturmanın mimarı, şimdinin Adalet Bakanı’mız her toplantısında, her canlı yayında ‘Sadece beyan yok, o beyanla uyuşan HTS-baz kayıtları var’ diyor ama bende bunlar da yok. Beyan yine makbul.”

“RÜŞVETÇİ OLARAK DAMGALANDIM”

Metodoloji, hesap ve örgüt hatasından da bahseden Ongun, şöyle devam etti:

“Rüşvet iftirası var. İğrenç bir iftira. Ben bunun gerçekten Murat İlbak’a sorulmasını çok isterdim ama soruşturma savcıları dahi Ertan Yıldız’ın bu iddiasını ciddiye almamış. Ben bu iddianın suça konu yapılmamasını bile, iddianamede yer almamasını bile önemsemiyorum ama önemli olan şu. Ertan bana bu iftirayı 16 Mayıs 2025 tarihli etkin pişman ifadesinde atıyor. Daha bir hafta geçiyor, 22 Mayıs’ta Murat İlbak ikinci ifadesini veriyor, takibi oluyor. Soruşturma savcıları da Murat İlbak’a bu konuyu sormamış o kadar tazeyken. Soruşturma savcıları da bu olayı yok hükmünde görmüş ama ne oldu? Sizin iddianamede ‘Suça konu değil, iddianameyle alakası yok’ diye haklı olarak yargılamaya faydası yok diye kategorize ettiğiniz soru kategorisine giren bu soruyu sayın savcı Ertan’a sordu. Ertesi gün malum medya ve sosyal medyada bu soru ve yanıtıyla bir kez daha rüşvetçi olarak damgalandım. Benzer bir şey bana sorgum sırasında da yapıldı yine savcı bey tarafından. O zaman da hakikat anlatımlarım değil, ‘Kirasını nasıl ödediğini açıklayamadı’ iftirası yer aldı yayınlarda. O da iddianamede yoktu ama o da soruldu. Halbuki benim masumiyet karinem ve onurum, sayın savcım size de emanet. Ben samimiyetle ve gönül rahatlığıyla kendimi, heyete olduğu gibi size de emanet etmek isterim.”

“HAKSIZ OLARAK YATIYORUM”

“Ben yaptığım işten ötürü Murat Ongun olarak değil, birlikte çalıştığım Sayın İmamoğlu’nun önemli bir siyasi aktör olmasından ötürü tabii ki rakip siyasi örgütlerle ciddi bir iletişim ve algı savaşına girmiş biriyim” diyen Ongun, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu benim işim, ben ön cephedeydim. Benim bu ön cephede olmam ve bunu da başarıyla yapmış olmam kuşkusuz karşıdan bazı insanları kızdırmış, bana karşı öfkelendirmiş falan filan olabilir ama ben atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmamalıyım. Biraz net, somut delil ararım. Varsa başımın üstünde yeri var, gider yatarım. Allah’a şükür bütün rahatsız olan arkadaşlarıma geçmiş olsun diliyorum. Çok sağlıklıyım, taşı sıksam sütünü çıkarırım. Kan tahlillerimiz iyi çıkıyor, değerlerimiz 15-20 yıl öncesine dönmüş, gayet iyiyiz yani. Allah nazar değdirmesin, herkese sağlık şifa versin. Herhangi bir sorun da yaşamıyorum. Yazıyorum, çiziyorum, üretiyorum ama ‘Ben burada haklı olarak yatıyorum’ demem lazım. Ben şu an haksız olarak yatıyorum. 18 aydır tutukluyum ben. Öncelikle gerçekten kendimden çok sevdiğim kıymetli çalışma arkadaşlarım, iş ahlâklarına, dürüstlüklerine şahit ve kefil olduğum kadın arkadaşlarımın bir an evvel ailelerine ve evlatlarına sizin tarafınızdan kavuşturulmasını talep ediyorum. Kendime gelince Ertan Yıldız’ın tabiriyle büyük zorluk, ızdırap, hatta çıldırtıcı bir ceza olan ev hapsi adli kontrol talebiyle tahliyemi talep ediyor, adil olmanızı temenni ediyor, saygılar sunuyorum.”

Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya’nın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.