Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınması… Sezgin Tanrıkulu: “Hukukun değil siyasi tercihlerin devrede olduğunu gösteriyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına ilişkin, “Seçilmiş bir belediye başkanının ve kamu görevlilerinin, ifadeye davet edilmek yerine gece yarısı operasyonlarıyla gözaltına alınması; hukukun değil, siyasi tercihlerin devrede olduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına ilişkin, “Seçilmiş bir belediye başkanının ve kamu görevlilerinin, ifadeye davet edilmek yerine gece yarısı operasyonlarıyla gözaltına alınması; hukukun değil, siyasi tercihlerin devrede olduğunu açıkça göstermektedir” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Ataşehir Belediyesi’ne gerçekleştirilen operasyon, uzun süredir alışkanlık haline getirilen, yargı süreçlerinin siyasi müdahale aracına dönüştürülmesi yönteminin yeni bir örneğidir” dedi.

Tanrıkulu, şunları kaydetti:

“Dün akşam Ataşehir’de, görev süresinin ikinci yılını dolduran, yıllarca TBMM’de birlikte görev yaptığımız Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel, halkımıza sunulan ve sunulacak yeni hizmetlerin heyecanını paylaştığı toplantıdan yalnızca birkaç saat sonra; belediye binasının kolluk kuvvetleri tarafından ablukaya alınmasıyla, hukuka ve usule aykırı bir şekilde gerçekleştirilen gece yarısı operasyonuyla gözaltına alındı. Seçilmiş bir belediye başkanının ve kamu görevlilerinin, ifadeye davet edilmek yerine gece yarısı operasyonlarıyla gözaltına alınması; hukukun değil, siyasi tercihlerin devrede olduğunu açıkça göstermektedir. Bu rejimin adı demokrasi değil; otokrasidir.

Soruşturma süreçlerinin hukuka uygun, şeffaf ve adil yürütülmesi esastır. Aksi halde yargı, adalet dağıtan bir mekanizma olmaktan çıkar; siyasi hesaplaşmaların aracı haline gelir. Son yıllarda benzer dosyalarda gördüğümüz uygulamalar, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına duyulan güveni ciddi biçimde zedelemiştir. Bugün yaşananlar da bu kaygıları derinleştirmektedir. Hukukun üstünlüğünü, masumiyet karinesini ve seçilmişlerin demokratik meşruiyetini savunmaya devam edeceğiz.”