Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Önder Aksakal: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ilkeleri külliyen butlan olmuştur”

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, “Gerek CHP’li birçok belediyede gerekse CHP Genel Merkezi düzeyinde karar mekanizmalarında bulunan siyasi aktörlerin eliyle bugün getirildiği noktada sadece CHP 38’inci Olağan Kurultayı mutlak butlan olmakla kalmamış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ilkeleri külliyen butlan olmuştur. Bu saatten sonra mahkemeden mutlak butlan kararını beklemenin de esasen siyasete de topluma da bir yararı yoktur” dedi.

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, "Gerek CHP’li

(TBMM) – Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, “Gerek CHP’li birçok belediyede gerekse CHP Genel Merkezi düzeyinde karar mekanizmalarında bulunan siyasi aktörlerin eliyle bugün getirildiği noktada sadece CHP 38’inci Olağan Kurultayı mutlak butlan olmakla kalmamış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ilkeleri külliyen butlan olmuştur. Bu saatten sonra mahkemeden mutlak butlan kararını beklemenin de esasen siyasete de topluma da bir yararı yoktur” dedi.

Önder Aksakal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ülke genelinde artan trafik kazaları ile konuşmasına başlayan Aksakal, “Trafik kazaları her gün can almaya devam ediyor. Özellikle cep telefonlarının yaygın kullanımı ve telefonlarda yer alan uygulamaların bağımlılık yaratan nitelikleri maalesef bu kötü sonuçları karşımıza çıkarmaktadır. Servis araçlarında, yolcu taşıyan otobüslerde haberleşme işlevinin yalnızca yardımcı personel aracılığıyla yapılmasını zorunlu kılan bir uygulama ivedilikle hayata geçirilmelidir” dedi.

“Deniz Gezmiş’ler için iade-i itibar yasası mutlaka çıkarılmalı”

Aksakal, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bugüne dair yüreğimizde kor gibi yanan bir gerçek de var ki, işte bu özel günde, 54 yıl önceki Hıdrellez kutlanırken Amerika’nın çocuğu dönemin cuntacı generalleri ile işbirliği içinde olan siyasetçileri, emperyalizme karşı mücadelenin simge isimleri olmuş 3 fidanı darağacında katlettiler. Oysa onlar tek bir cana kıymamıştı. Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğu inancına bağlılıkları, ülkemizin emperyalizmin boyunduruğundan kurtulması için, tam bağımsızlık hedefiyle muasır medeniyetler düzeyine erişmesinin mücadelesini vermişlerdi.

Küresel emperyalizmin ülkemiz ve bölgemiz üzerinde yoğunlaştırdığı işgal planları ve soykırım boyutuna ulaşan katliamlarının yaşandığı bu süreçte TBMM İmralı’daki bebek katilinin statüsünü belirlemekten önce Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için iade-i itibar yasası mutlaka çıkarılmalı, öncelikle bu tarihi hatanın ve oluşan vebalin telafisi sağlanmalıdır. Giden canlar geri gelmeyecektir ancak, böyle bir tasarrufla başta Amerika olmak üzere küresel emperyalizmin temsilcilerine ve aktörlerine karşı kararlı bir duruş ortaya konulacaktır.

“Gelecek olan başkan elinde sihirli değnekle mi gelip değiştirecek?

Aksakal, ekonomiye ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

“TÜİK’in artık alışkanlık haline getirdiği ve kendi ürettiği yöntemleriyle değerlendirip bir sonuca ulaştığı nisan ayı enflasyonu aylık bazda yüzde 4.18, yıllık ortalaması itibariyle de yüzde 32.37 olarak açıklandı. Yine aynı TÜİK, enflasyonu mart ayında yüzde 1.94 oranında artmış gösterirken, yıllık enflasyonu da yüzde 30,87 olarak hesaplamıştı. Geçen hafta 55– 60 lira bandında olan domatesin bu hafta 200 – 250 lira bandına çıkmasının karşılığını yüzde 32.37 ile açıklayabilecek düzeyde sivri zekâya sahip bir TÜİK yönetiminin varlığı bizim için büyük bir şans olsa gerek. Gerçi bu veriler sonrasında TÜİK Başkanı’nın görevden alınacağı dedikoduları ayyuka çıkmışken şu kadarını belirtmeliyim ki; ne yapsın adamcağız? Ancak bu kadar kısıtlayabildiği gerçeği yerine gelecek olan başkan elinde sihirli değnekle mi gelip değiştirecek?

“Böyle bir ortamı yaramaya ve sürüncemede bırakmaya kimsenin hakkı yok”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülkenin gerek ekonomide yaşanan sıkıntılar gerekse sınırlarımız yakınında yaşanan emperyalist planların olası sonuçları üzerine kafa yoracak, buna dair mesai harcayacak hali de mecali de kalmamıştır. Onlar için tüm mesaileri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde oluşturulduğu iddia edilen çıkar amaçlı suç örgütünün başında gösterilen Ekrem İmamoğlu’nun yanında zaman geçirmekle sınırlı görünüyor. Diğer belediyelerinde yargıya intikal eden aynı türden suçlamaların yanında ortaya dökülen ahlâk dışı ilişkiler de, yaşadıkları psikolojik travma sebebiyle ülke ve toplum sorunlarına kafa yorabilecek durumda olmadıklarını gösteriyor. Tabii bir de 38’nci Olağan Kurultayları döneminde yaşanan hukuk ve etik dışı ilişkiler sonucu gündeme gelen ‘mutlak butlan davası’ süreci var ki bu da işin tuzu biberi olmuş durumda. Bize göre ‘avare kasnak’ misali gündemde tutulmaya çalışılan bu süreç ülke siyasetine ziyadesiyle zarar vermekte, halkın dürüst siyasete ve adalete dair beklentilerini erozyona uğratmaktadır. Böyle bir ortamı yaramaya ve sürüncemede bırakmaya kimsenin hakkı yoktur.

“Yönlendirici bir görüş ortaya koymak bizim işimiz olamaz”

Sürmekte olan davada mahkemece verilecek olası bir mutlak butlan kararının ülke ekonomisi adına ‘yüksek risk’ yaratacağı uyarısı yapılıyormuş ekonomi yönetimi tarafından. Böyle bir dedikodu da piyasaya sunulmuş durumda. Bu sebeple, aslında verilmiş olan bir karar varmış ama bunun açıklanması ileri bir tarihe ertelenmiş. Kim söylüyor bunu; kerameti kendinden menkul bazı gazeteci sıfatlı kişilerce dillendiriliyor. Bakın buradan açık açık söylüyorum; gerek CHP’li birçok belediyede gerekse CHP Genel Merkezi düzeyinde karar mekanizmalarında bulunan siyasi aktörlerin eliyle bugün getirildiği noktada sadece CHP 38’nci Olağan Kurultayı mutlak butlan olmakla kalmamış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ilkeleri külliyen butlan olmuştur. Bu saatten sonra mahkemeden mutlak butlan kararını beklemenin de esasen siyasete de topluma da bir yararı yoktur. Derdest bir dava hakkında yönlendirici bir görüş ortaya koymak bizim işimiz olamaz ama bir yığın sıkıntıyla baş başa olan bir devletin ekonomisinin de bir butlan davasıyla batabileceğini iddia etmenin en hafif deyimiyle iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını söylemek zorundayız.”