Depremin ilk günlerinde belediyeye koşan gönüllülerin ortak motivasyonu “bir işe yarama ve dayanışma” hissiyatıydı. 26 yaşındaki Deniz Barış Gülyurt, oradaki kargaşayı gördüğünde insanların bir şeyler yapmak istediğini ancak ne yapacaklarını bilmediklerini fark ettiğini söyledi. Depremin ardından harekete geçen Gülyurt, ilkokuldan üniversiteye kadar arkadaş çevresiyle iletişime geçerek Kadıköy Belediyesi’nin yardım çalışmalarına katıldı. Sürecin kısa sürede organize bir dayanışmaya dönüştüğünü belirten Gülyurt, “İnsanlar bir şeyler yapmak istiyordu ama ne yapacağını bilmiyordu. Belediyenin yönlendirmeleriyle bu kargaşa organize bir dayanışmaya dönüştü. Hepimiz bir ucundan tutarak sürecin parçası olduk” dedi.
Yaklaşık 10 yıldır Kadıköy’de yaşayan Özden Toplar’ın afet gönüllülüğü süreci ise pandemi döneminde Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen çevrim içi afet eğitimlerine katılmasıyla başladı. 6 Şubat depreminin yaşandığı sabah eşinin uyarısıyla uyandığını anlatan Toplar, belediyenin çağrısına kayıtsız kalmadığını belirterek, “O sabah ne yapmam gerektiğini düşünmeden belediyeye gittim. Herkes bir şey yapmak istiyordu” dedi.

