Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mahmut Tanal’dan Eyyübiye iddiası: “Organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor”

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesi kırsalında organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık suların toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karıştığını iddia ederek, “Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır” ifadesini kullandı.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesi kırsalında organize

(ANKARA) – CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesi kırsalında organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık suların toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karıştığını iddia ederek, “Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır” ifadesini kullandı.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Şanlıurfa’da bir çevre ve halk sağlığı alarm veriyor. Eyyübiye kırsalında Dernek, Kızılkuyu, Keberli, Çalışkanlar, Aşağı ve Yukarı Çaykuyu ile Güzelkuyu hattında dile getirilen iddialar sıradan bir çevre kirliliği iddiası değildir; bu, doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi ilgilendiren ciddi bir alarmdır.

İddialara göre organize sanayi ve besi tesislerinden kaynaklanan atık sular 20 kilometreyi aşan hatta yüzeyden akıyor; toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına karışıyor. Eğer bu iddialar doğruysa mesele yalnız kötü koku meselesi değildir. Bu; kirlenen içme suyu, zehirlenme riski altındaki çocuklar, ağır metal tehdidi altındaki tarım ürünleri, zarar gören mera ve yaban hayatı, kuruyan fıstık ve zeytin ağaçları, halk sağlığını tehdit eden bir çevre felaketi demektir. Anayasa’nın 56. maddesi açık: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Bu hak ihlal ediliyorsa bu yalnız idari ihmal değil; çevre hukuku, halk sağlığı hukuku, toprak koruma hükümleri ve ceza hukuku bakımından araştırılması gereken çok yönlü bir kamu meselesidir. Daha vahimi; bu sularla sulanan ürünlerin sofralara ulaşma ihtimali, meseleyi yerel sorun olmaktan çıkarıp toplum sağlığı sorunu haline getirmektedir.

“Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı”

Buradan açık çağrımdır: Bu iddialar derhal bağımsız numunelerle araştırılmalı, su ve toprak analizleri yapılmalı, atık deşarjı denetlenmeli, kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Çünkü mesele yalnız çevreyi koruma meselesi değil; insanı, toprağı, suyu ve geleceği koruma meselesidir. Şanlıurfa’dan yükselen bu çığlık duyulmalıdır. Su zehirlenirse hayat zehirlenir. Toprak susarsa memleket susar. Bu iddialar örtülemez, araştırılmalıdır.”