Haber: Burhan DEMİRCİOĞLU
(OSMANİYE) – İYİ Parti Osmaniye İl Başkanı Serhat Kılıç, “Sayın Milli Eğitim Bakanı’mızın okullarda nasıl sağlıklı eğitimler veririz bununla uğraşması gerekiyor. Olayı siyasallaştırmadan, eskilere çok fazla bahaneler bulmadan, şu an bakanlık senin elinde. İstediğini yapabilirsin. Bunları düzeltmesi gerekiyor” dedi.
İYİ Parti Osmaniye İl Başkanı Serhat Kılıç, okulllarda yaşanan saldırılara ilişkin açıklamayaptı. Kılıç, açıklamasında, şunları kaydeti:
“Böyle bir olayın olmasını hiç kimse istemezdi ama üzülerek belirtmeliyim ki bazı şeyler göstere göstere geldi. Bunlar biliniyordu. Bu tür şeylerin olabileceği tabii ki tahmin edilmeyebilir ama bazı ayak sesleri vardı. Bunu birçok aile yaşıyor. Birçok anne baba yaşıyor. Okuldaki öğretmenlerimiz, müdürlerimiz, müdür yardımcılarımız tedirgindi. Biliyorlardı güvenlik önlemlerinin çok zayıf olduğunu, tedbirsiz olduğunu. Hepsi kaygılıydı. Hepimiz yaşıyoruz. Ben de bir veliyim. Ben de bir eğitimciyim. Bu olaylar göstere göstere geldi. Buradan yetkililerin bir kez daha şapkalarını önlerine koyup gözden geçirmeleri gerekiyor. Burada toplumsal bir sıkıntı var. Millet, toplum olarak bir cinnet halinde. Toplum olarak sıkıntıda. Toplumsal, sosyal bir sorun bu. Burada çok ciddi önlemler gerekiyor. Bu önlemlerin Ankara’dan başlayarak alınması gerekiyor.
“Ortaokul öğrencisi silahla okula girebiliyor. Burada hiç mi güvenlik zaafiyeti yok?”
Sayın Milli Eğitim Bakanı’mızın ‘bizden önce okullarda tuvaletler yoktu’, ‘bizden önce hiçbir şey yoktu, eski Türkiye’de çok sıkıntılıydı’ demek yerine şu an mevcut eğitim sistemini nasıl daha da geliştirebiliriz, nasıl düzenleyebiliriz, okullarda nasıl sağlıklı eğitimler veririz bununla uğraşması gerekiyor. Olayı siyasallaştırmadan, eskilere çok fazla bahaneler bulmadan, şu an bakanlık senin elinde. İstediğini yapabilirsin. Bunların düzeltmesi gerekiyor. İkili münakaşa değil de bu tür olaylara çözüm bulması gerekiyor. Okuldaki güvenlik tedbirleri çok zayıf. Hocalarımız kaygılı, müdürlerimiz kaygılı, veliler kaygılı, öğrenciler kaygılı, herkes kaygılı. Kim bunun sorumlusu? Bu kaygıyı yaratan kim? Bu kadar başı boşluk niye? Bir ortaokul öğrencisi silahla okula girebiliyor. Burada hiç mi güvenlik zaafiyeti yok? Hani okulda her şey çok iyiydi. Güvenlik görevlileri vardı. Nasıl elini kolunu sallayarak koskoca pompalı tüfekle okulun içerisine kadar girebiliyor? Sayın Bakan’a buradan sözümüz şu; o eski Türkiye’deki eğitime değil de şu an günümüze bakalım. Şu an eğitimde gözüküyor ama bu sıkıntı yarın öbür gün toplumun bütün kesimlerine sıçrayacak bu derin yaralar, bu derin izler. Bunu kapatmak, Ankara’dan başlayarak yerellere kadar hepimize düşüyor. Ama en büyük görev sizin Sayın Bakan. Milli eğitimde en büyük görev sizin.”

