(ANKARA) – İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında Jandarma Genel Komutanlığı’nın, mezar yerinin bulunması için teknik ve lojistik destek sağladığını, sürecin çok yönlü devam ettiğini belirterek, “Yaklaşımımız nettir, hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır, somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması” dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileriyle, Ankara Vilayetler Evi’nde biraraya geldi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına ilişkin konuşan Bakan Çiftçi, menfur saldırıların ardından meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmediklerini, okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldıklarını söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla, Valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptıklarını anlatan Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:
“81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergahları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek, eksikler süratle giderilecek.
“Yılda iki kez yapılan ‘Okul Güvenliği’ toplantıları artık her ay yapılacak”
Daha önce yılda iki kez yapılan ‘Okul Güvenliği’ toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz, risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi.”
“Risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak”
Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmediklerini, akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretlerinin de yakından izleneceğini belirten Çiftçi, “Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak. Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek” bilgisini verdi.
Okul çevresi güvenliğinde bekçilerin ve geçici köy korucularının devreye alınabileceğini söyleyen Çİftçi, “Okul çevresinde bekçilerin çalışma saatlerini düzenleme yetkisi artık valililere geçti. Geçici Köy korucularının okullarda istihdam edilmesi mümkün olabilir mi diye çalışma yapılıyor. Çalışmalar sonrasında okulların güvenliğinde, gece bekçileri ve güvenlik korucuları istihdam edilebilecek” dedi.
“Ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek”
Çiftçi, sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda önleyici bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaştırılacağını anlattı.
Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacağını ifade eden Mustafa Çiftçi, “Ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak” diye konuştu.
Dijital mecralar da takip altında
Okul saldırılarından sonra yalnızca olay yerindeki fiziki güvenlik boyutuna odaklanmadıklarını, dijital mecraları da aynı ciddiyetle takip ettiklerini aktaran Çiftçi, şunları kaydetti:
“Çünkü gördük ki bazı hesaplar suçu övüyor, saldırganlığı özendiriyor, korku yayıyor ve toplumu provoke etmeye çalışıyor. Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Olaylarla bağlantılı 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı. ‘C31K’ isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı.
Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız.”
Gülistan Doku soruşturması
Çiftçi, Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin de konuştu. Çiftçi, “Gülistan Doku’nun kaybolması hepimizi derinden üzmüş, kamu vicdanında çok güçlü bir hassasiyet oluşturmuştur. Bu dosyada önceliğimiz maddi gerçekliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Bakanlık olarak ortaya atılan bütün iddiaların titizlikle incelenmesini esas alıyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e yönelik iddilar ve delillerin karartıldığı yönündeki beyanlar nedeniyle 17 Nisan 2026 tarihli onayla iki Mülkiye Müfettişi görevlendirildiğini, aynı tarihli onayla Tuncay Sonel’in görevden uzaklaştırıldığını hatırlattı. Bakan Çiftçi, Sonel’in yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındığını, 21 Nisan’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandığını ifade etti.
Gülistan Doku cinayetiyle ilgili aranan Umut Altaş’ın, Türkiye’den 2022’de Meksika’ya gittiğinin, Meksika’dan da kaçak yollarla ABD’ye geçtiğinin tespit edildiğini hatırlatan Çiftçi, “Umut Altaş, şu an ABD içinde aranıyor” dedi.
“Hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz”
Çiftçi, olayla ilgili 2020’den bugüne kadar “yetkili soruşturma yürütülmediği” iddiaları bulunduğunu hatırlatarak, “Bunları da incelemek için iki polis ve iki mülkiye müfettişi, dört müfettiş görevlendirdik” bilgisini paylaştı.
Jandarma Genel Komutanlığı’nın, mezar yerinin bulunması için teknik ve lojistik destek sağladığını, sürecin çok yönlü devam ettiğini anlatan Çiftçi, “Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli’deydi. Bizim yaklaşımımız nettir, hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır, somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması” ifadelerini kullandı.
(SÜRECEK)


