Haber: Mehmet Duran ÖZKAN
(MALATYA) – CHP Yeşilyurt İlçe Örgütü yöneticileri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında yaşamını yitiren çocuklar anısına gökyüzüne beyaz balon bıraktı. Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas, “Bugün burada yalnızca bir anma gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda vicdanlarımızı, sorumluluklarımızı ve geleceğe dair umutlarımızı da gökyüzüne bırakıyoruz.” dedi.
CHP Yeşilyurt İlçe Örgütü tarafından Yeşilyurt Kemal Özalper Ortaokulu önünde düzenlenen anma etkinliğinde, hayatını kaybeden her bir çocuk için beyaz balonlar gökyüzüne bırakıldı. Törene CHP Yeşilyurt ilçe yöneticileri katıldı.
“Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri derin bir acıyla anıyoruz”
Anma etkinliğinde konuşan CHP Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas, 23 Nisan’ın anlam ve önemine dikkati çekerek, yaşanan acının toplumun ortak yarası olduğunu belirtti. Ayas, şunları söyledi:
“Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim olayda hayatlarını kaybeden fedakar Ayla öğretmenimizi ve sınıf içerisinde hunharca aramızdan koparılan öğrencilerimiz Furkan Sancak Balal, Bayram Nabi Şişik, Belinay Nur Boyraz, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Güngör, Adnan Göktürk Yeşil ve Yusuf Tarık Gül’ü derin bir acı ve tarifsiz bir üzüntüyle anıyoruz.
Bugün burada yalnızca bir anma gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda vicdanlarımızı, sorumluluklarımızı ve geleceğe dair umutlarımızı da gökyüzüne bırakıyoruz. Masumiyetin, sevginin ve yarım kalan hayallerin simgesi olan balonları gökyüzüne uğurlarken, her birinin ardında kalan büyük boşluğu yüreğimizde hissediyoruz.”
“Çocukların en güvende olması gereken yerlerde tehdit altında olması kabul edilemez”
Çocukların güven içinde eğitim alacağı bir Türkiye için gerekli adımların tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Ayas, şöyle konuştu:
“23 Nisan, çocukların gülüşüyle anlam kazanan, onların özgürce ve güven içinde yaşayacağı bir geleceğin teminat altına alındığı bir bayramdır. Ancak bugün yaşadığımız bu acı tablo, çocuklarımızın en güvende olması gereken yerlerde dahi tehdit altında olabildiğini bizlere bir kez daha göstermiştir.
Eğitim yuvalarımızın güvenli olması gerektiği gerçeğini acı şekilde hatırlatan bu olay, toplum olarak hepimize önemli sorumluluklar yüklemektedir. Çocuklarımızın güven içinde eğitim alabileceği bir Türkiye için gerekli tüm adımların atılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.”


