Haber: Esra TOKAT
(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada tutuklu yargılanan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız, müvekkiline yöneltilen “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamasının hukuki dayanağı bulunmadığını savundu. Yıldız, “Kaynağı belirsiz para suç geliri değildir. İddianamede öncül suç da suçtan elde edildiği iddia edilen malvarlığı da ispatlanamamıştır” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam edildi.
Duruşmada, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız savunma yaptı.
İddianamelerin eleştirilebilir olduğunu ifade eden Yıldız, “Bu eleştirilerin doğrudan sonucu sanıkları salondan çıkartmak olmamalıdır. Aksi tavrının taraflı olduğunu ortaya çıkartır. 1.5 yıldır tutuklular kendilerine göre soyut dayanaksız iddialar ile tutuklandılar. Bu kişilerden ne bekleniyor. Her sanığın agresif savunma yapma hakkı vardır. Somut delil yok. Sanık ve müdafiler iddianamenin ön yargılı olduğunu siyaseten hazırlandığını söyleyebilir. Bu dava insanın insana yaptığı zulmün en büyük örneklerindendir. İnsan insana bunu yapar mı? İnsanlar birbirine yapar ama bunu yargı engeller. Burada sorun, bu zulmün yargı eliyle yapılıyor olması. Yargının buna alet edilmesi kabul edilemez. Siz ısrarla tutukluluğu devam ettiriyorsunuz. Bu dosyada tutuklamanın amacı, ölçülülüğü bitti. Buna dur demezsek bu katlanarak devam edecek ve kimse evinde rahat uyuyamayacak” şeklinde konuştu.
“GİZLİ TANIKLAR KİMLİKLERİ AÇIK DİNLENSİN”
Gizli tanık dinlenmesini kabul etmediklerini ifade eden Yıldız, “Bu kişilerin hangi gerekçelerle dinlendiğini de bilmiyoruz. Dosyada bu gerekçeler yok. Tuncay Yılmaz’a rüşvete aracılık etme suçlaması isnat edilip tutukluluğuna devam kararı verilirken Adem Soytekin’in sırası gelmeden savunması alındı ve serbest bırakıldı” dedi.
Avukat Yıldız, müvekkiline farklı suçlar isnat edildiğini belirterek, “Kendi evini borçla alan bir insan nasıl örgütün vasıflı üyesi olabilir. Tuncay Yılmaz, Ekrem İmamoğlu’nun çalışanıdır. Aralarında işçi ve işveren ilişkisi vardır” şeklinde konuştu.
Müvekkilinin yönettiği İmamoğlu İnşaat ve SSB Gayrimenkul şirketlerinin ticari faaliyetlerinin örgütsel faaliyet gibi gösterilmeye çalışıldığını ifade ederek,
Yıldız, iddianamede “gizli toplantı” olarak değerlendirilen Le Meridien Otel buluşmasına ilişkin kamera kayıtlarını tek tek inceleyerek, müvekkilinin Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık 15-17 dakika şirket işleri hakkında görüştüğünü, iddia edildiği gibi örgütsel bir toplantıya katılmadığını belirtti. Kamera kayıtlarının da bu süreyi doğruladığını ifade etti.
PARA TESLİMİ İDDİASI: “HTS KAYDI YOK”
Yıldız, Tuncay Yılmaz’ın belediyelerin veya iştiraklerin herhangi bir işleminde yer aldığına dair somut bir delil bulunmadığını ifade etti. Adem Kameroğlu’nun rüşvet iddialarını da değerlendiren Yıldız, Kameroğlu’nun beyanlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, HTS kayıtlarının da iddiaları doğrulamadığını savundu. Kameroğlu’nun para teslim edildiğini ileri sürdüğü adreste Tuncay Yılmaz’a ait HTS kaydı bulunmadığını belirten Yıldız, bu beyanların güvenilir olmadığını ifade etti. Yıldız, etkin pişmanlık kapsamında alınan bazı beyanların hukuka aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını vurgulayarak, müvekkili hakkındaki tüm suçlamalardan beraat kararı verilmesini istedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin suçlamalarına ilişkin de savunma yapan Yıldız, müvekkilinin yalnızca para dolu çantayı teslim ettiğini, satın alma görüşmeleri veya para toplama sürecinde yer aldığına ilişkin hiçbir delil bulunmadığını ileri sürdü. İddianamede söz konusu paranın suçtan elde edildiğinin de ispatlanamadığını belirten Yıldız, “Bir parayla bina satın alınması aklama suçu değildir. Aklama suçundan söz edebilmek için paranın kaynağını gizlemeye yönelik işlemler yapılması gerekir. Dosyada buna ilişkin tek bir somut tespit yoktur” dedi.
İddianamede yer alan Baran Gönül, Burcu Beyazoğlu, Mahmut Gültekin, Yiğit Çam ve Hüseyin Köksal’a yapılan villa ve daire satışlarına ilişkin değerlendirmelerin de varsayımlara dayandığını belirten Yıldız, “İnsanların mali profiline bakılarak ‘Bu parayı kazanamaz’ deniliyor. Bu ceza hukukunun kabul edeceği bir yöntem değildir. Satışların tamamı banka kayıtlarında ve tapu kayıtlarında yer alan gerçek ticari işlemlerdir” diye konuştu.
BLOKE KARARLARININ KALDIRILMASI TALEBİ
Tuncay Yılmaz hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığını, delillerin toplandığını ve kaçma ya da delilleri karartma ihtimalinin kalmadığını ifade eden Yıldız, müvekkilinin tahliyesine, bu mümkün görülmezse adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verilmesini talep etti. Yıldız ayrıca, Tuncay Yılmaz ve ailesinin banka hesaplarına konulan blokelerin de kaldırılmasını istedi.
