Haber: Mehmet Duran ÖZKAN – Kamera: Erdal AKBUĞA
(MALATYA) – Malatya’nın Akçadağ ilçesinde evinde bıçakla yaralı halde bulunmasının ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Emine Kolay’ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Emine Kolay’ın eşi tutuklu sanık Yusuf Kolay’ın tutukluluk halinin devamına, olayın intihar mı yoksa düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verdi.
Malatya’da 5 Eylül 2025’te Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi’nde meydana gelen olayda Emine Kolay, bıçakla yaralı halde kaldırıldığı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 6 Eylül 2025 tarihinde, saat 04.10 sıralarında doktorların müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Emine Kolay’ın eşi Yusuf Kolay hakkında “kan gütme saikiyle eşe karşı kasten öldürme”, kayınvalidesi Münire Kolay hakkında ise “nitelikli şekilde kasten öldürmeye azmettirme” suçlarından cezalandırılması talep edildi. Diğer sanık Yusuf Kolay hakkında ise “suçluyu kayırma” ile “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından dava açıldı.
Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada sanıklar ve müştekiler dinlendi.
TUTUKLU SANIK: “EŞİMİ BEN ÖLDÜRMEDİM”
Tutuklu sanık Yusuf Kolay, olay günü cuma namazına gittiğini, ardından kooperatife uğrayıp eve döndüğünü anlatarak, annesiyle birlikte bir cenazeye gitmek üzere evden ayrılacakları sırada eşinin telefon ederek kızları Asel’i de götürmelerini istediğini söyledi.
Eve girdiğinde eşini oturur halde gördüğünü belirten Yusuf Kolay,”Ne oldu diye sordum. Zorlanarak nefes alıyordu. Elbisesinin kenarını kaldırınca kesiği gördüm. Buzdolabından buz alıp yaraya tampon yaptım. Daha sonra sırtıma alarak dışarı çıkardım. Anneme ‘Asel’e bak’ dedim. Eşimi araca bindirip hastaneye götürmek üzere yola çıktım. Ambulansı aradım. Yolda ambulansla karşılaştık. Emine’yi ambulansa aldılar, ben de ambulansı takip ederek hastaneye gittim. Ben eşimi seviyordum, onu ben öldürmedim. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin” dedi.
KAYINVALİDE: “BİR HEMŞİRE ARAYIP BIÇAK YARASI OLDUĞUNU SÖYLEDİ”
Tutuksuz sanık Münire Kolay ise olay sırasında evde dört kişi olduklarını belirterek, Yusuf Kolay’ın cuma namazına gittiğini, daha sonra birlikte bir cenazeye gitmek üzere evden çıktıklarını anlattı.
Münire Kolay, “Evde dördümüz vardık. Yusuf camiye gitti. Bana da, ‘İnekleri bahçeye götür’ dedi. Daha sonra, ‘Anne, Şahnahan’da bir arkadaşın cenazesi var, gidelim’ dedi. Yusuf camiden geldi, ben de hazırlandım ve birlikte çıktık. Arabadayken Emine aradı. ‘Asel ağlıyor, onu da alın’ dedi. Yusuf arabadan inip Emine’yi almaya gitti. Ben arabada kaldım. Yusuf, Emine’yi kolundan tutarak getirdi. Ben yine düştüğünü düşündüm. Yusuf bana, ‘Anne, Asel ağlıyor, ona bak’ dedi. Emine’yi arabaya bindirir bindirmez hastaneye doğru gitti. Daha sonra bir hemşire beni arayarak, ‘Gelinin durumu iyi değil, bıçak yarası var’ dedi. Ben de kayınbiraderimi aradım ve birlikte hastaneye gittik. Yusuf bana olayı hastanede anlattı. Ben de durumu orada öğrendim.” dedi.
Tutuksuz diğer sanık Yusuf Kolay ise “Bana haber verdiler, ben de geldim. Münire ile birlikte hastaneye gittik. Gece geç saatlerde eve döndüm. Benim olayla herhangi bir ilgim yoktur. Olay yerine hiç gitmedim” dedi.
AİLE: “SÜREKLİ TEHDİT EDİLİYORDU”
Müşteki Elif Uçurum, sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek, kızı Emine Kolay’ın eşiyle herhangi bir sorunu olmadığını, ancak kayınvalidesiyle sorun yaşadığını öne sürerek, “Şikâyetçiyim. Önce babasını öldürdüler, sonra da kızımı öldürdüler. Kızımın eşiyle bir sorunu yoktu, kayınvalidesiyle anlaşamıyordu. Kızıma zehir içirdiler. Yusuf’un babası öldüğünde cenazeye gittim. Orada annesi bana, ‘Senin kızın benim kocamın katili, onu öldüreceğim’ dedi. Sanıklardan şikâyetçiyim.”
MAHKEMEDEN ADLİ TIP GENEL KURULU KARARI
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık eş Yusuf Kolay’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet ayrıca, olayın intihar mı yoksa kendiliğinden düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğu konusunda gerekli araştırma ve raporlamanın yapılması için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesine karar vererek duruşmayı 5 Ekim 2026 tarihine erteledi.
“KARDEŞİMİN KANI YERDE KALMASIN”
Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Emine Kolay’ın kardeşi Medine Yahşi, olayın cinayet olduğunu savunarak, adalet çağrısında bulundu.
Yahşi, “Kardeşimi canice öldürdüler. Biz adalet istiyoruz, onun için buradayız. Topluca geldik ama tek niyetimiz adalet. Onlar ne kadar inkâr etse de her şey göz önünde. Sayın hâkimlerime yalvarıyorum; adalet istiyoruz. Lütfen adalet yerini bulsun. Kardeşim asla canına kıymadı. Kim ne derse desin, bu kesinlikle bir cinayettir. Deliller kaybedilmiştir. Adalete güveniyoruz, güvenmek istiyoruz. Kadın cinayetlerini artık istemiyoruz. Annelerin evlatsız kalmasını istemiyoruz. Emine’lerin ölmesini istemiyoruz. Lütfen bunun için gereken yapılsın. Kardeşimin kanı yerde kalmasın. Yusuf’a en ağır şekilde müebbet hapis cezası verilmesini, kayınvalidesi Münire Hanım’ın da en ağır cezayı almasını istiyoruz” dedi.
AİLE AVUKATI: “SAVUNMALAR DELİLLERLE UYUŞMUYOR”
Ailenin avukatı Mahmut Sevindi ise sanıkların olayın kaza ya da intihar olduğu yönündeki savunmalarının dosyadaki delillerle örtüşmediğini öne sürdü.
Sevindi, “Bugün üzücü bir olay nedeniyle buradayız. Maalesef yaklaşık 8-9 ay önce genç bir anne, 1,5 yaşındaki kızının yanında hunharca katledildi. Ancak olayın ardından sanıklar bunun bir kaza ya da intihar olabileceğini savundular. Bugün mahkemede de aynı şekilde olayın intihar ya da düşmeye bağlı bir ölüm olabileceğini ileri sürdüler. Ancak bu savunmalar dosya kapsamındaki delillerle uyuşmamaktadır. Nitekim Sayın Mahkeme Heyeti de bu savunmaları yeterli görmedi ve tutuklu sanık Yusuf Kolay’ın tutukluluk hâlinin devamına karar verdi. Ayrıca olayın intihar mı, yoksa düşmeye bağlı bir ölüm mü olduğunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesine ve duruşmanın 5 Ekim 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi” dedi.
